the other boleyn girl

1 /
fakespeare fakespeare
berlin film festivalinde 10 şubat 2008 tarihinde galası yapılmış olan film. philippa gregory'nin aynı isimli romanından uyarlanmış. yönetmen ise genç ingiliz yönetmen justin chadwick. türkiye'de ne zaman gösterime gireceği hakkında bir bilgi yok henüz elimizde. berlin'de izleyenler " mükemmel mükemmel" çığlıkları atarlarken duyulmuşlar. bu bize film hakkında biraz bilgi veriyor aslında. 19 şubat'ta londra'daki galasının ardından daha sağlıklı yorum yapabileceğiz. ama şimdilik scarlett johansson ve natalie portman'ın muhteşem oyunculuğu olduğunu biliyoruz. merakla takip ediyoruz filmi.
1 ocak 2006 1 ocak 2006
altıncı baskısını aldığım ve sekizinci baskıda kapağı değiştirdiklerini görüp sinirlendiğim tarihi roman*. hayır benimki de çok güzeldi, gizemliydi ama ikinci kapak daha bir entrika yansıtır görüntüde. insan seçemiyor. içerik zaten mükemmel, ancak şekil konusunda eleştiri yapabildim.
zeus zeus
o değil de natalie portman ve scarlett johansson mu!!?! nasıl yani?! neler oluyor?! adı geçen filme, konusuna pek dikkat etmedim, eminim güzeldir! şu an tek derdim başrolü paylaşan şu güzellikler!..kendilerini aynı karelerde görebileceğim sonunda..bu kadar yüzeysel, balon, çekilmez, işe yaramaz bir yorum yapmak istemezdim ama şimdi anca bu kadarını düşünebiliyorum..haa, zaten film gösterimde değil, elimden gelen de birşey yok yani..amanın valla güzel film olacak gibi..bir de evangeline lilly olsaydı o yapımda, bermuda şeytan üçgeni tamamlanır, beni içine hapsederdi valla..neyse, bak halen neler düşünüyorum, aman ya!
medium medium
boleyn kızı adıyla aldığım kitap 800 küsur sayfa ancak 400 sayfası 3 günde bitti son derece sürükleyici ve ilginç... tarihi özelliği için değil ama bir kadının bir başka kadına neler yapabileceği konusunda ilham almak için okumakta fayda var bence.

kraliçe katrine e acımaktan geri duramayacak ama mary boleyn e de sempati duyacaksınız ancak onun yılan kardeşi anne boleyn şeytanın sağ kolu şeklinde bütün sinirinizi açık yüreklilikle karşılayacak.

dediğim gibi kadınlar etrafında dönen bir roman kadın entrikaları...
çikolatalı salyangoz çikolatalı salyangoz
öncelikle bir film için bu kadar güzel iki kadın fazla diye düşünüyorum, hiç olmayan filmler var biraz onlara aktarılsın.filme gelirsek oyunculuklar ve oyuncular çok güzel fakat etkilenmiyor insan filmden çok fazla.bunun nedeni ya olayı daha ayrıntılı şekilde tudors'ta izlemem ya da yönetmenin beceriksizliği.
burju burju
bu kadar sürükleyici bir senaryoya sahipken; oyuncu seçimi ile rezil edilmiş filmdir.

1-) kaşar sıfatının cismani hali olan anne boleyn için, çoğu 80linin aklında hala kısacık saçlarıyla like a virgin'i söyleyen çocuk suratlı natalie portman seçilmiş.
2-) argo tabiriyle, çük derdine kilise kuran 8. henry için, truva'da kardeşi için ölen süper abiyi, munich'te vicdan azabı çeken duygusal suikastçiyi oynayan eric bana seçilmiş.
3-) scarlett johanson'a diyecek birşeyim yok. gösterecek 2 şeyim var;


http://www.thenakedscientists.com/HTML/uploads/pics/helenhendry4_wrasse1.jpg
(bkz: iki resim arasındaki 7 farkı bulunuz)
luthien luthien
akıl almıyor cidden de bu nasıl bir babadır, dayıdır , bu nasıl bir ilişkiler yumağıdır.gerçekten insanlar güce sahip olmak için böyle şeyler yapabilirler mi?bu kadar çarpık ilişkiler nasıl kuruldu, sırf tahta varis verebilmek veya kralın gözdesi olabilmek uğruna bu kadar herşey nasıl basite indirgendi.

----------spoiler----------
buarada anne boleyn kralla bazı şeyler yaşamıyor, böylece evlenmeyi sağlayacağını düşünüyordu, kral bir geldi olmadı, iki geldi anne boleyn yine olmaz dedi, üçüncüsünde artık yeter diye kadına bir gürledi ki dedim işte kral budur. (bkz: eric bana)
----------spoiler----------

ama yine de ilginç bir tarihi film olmuş, özellikle ikinci yarıda herşey çok çabuk olup bitiyor, o değil de mary bloeyn in doğurduğu çocuğa ne oldu? bir doğduğunda gördük veledi.
sureya sureya
kötü biriymiş bu vii.henry,bir kadın için sen kalk kendine kilise aç,çok radikal ya süper!(yalnız hep anne boleyin fişeklemesiyle oldu bu!)
anne boleyn karakteri her ne kadar hırslı cadı anne olarak anılsada çağ atlatmış ülkeye(tabi bu arada kan gövdeyi götürmüş tabi)hem i.elizabethin de annesi...mutluda olamadı öyle uçurdular kellesini çok üzüldüm.
mary boleyn en mal karakterdi (e kim oynuyo tabi ,pis scarlett!)böyle uysallık,bi şirinlik sinir bozucu karı!
ama çok üzüldüm ben sonunda ya,ne kişiliksiz bi kral,ne kişiliksiz bir boleyn ailesi sırf ünvan için oda olmadı işte kısmet.
epitaph epitaph
800 sayfalık kitap 3 günde bitti daha bişe demiyorum..

filmi kitabı okumadan önce izlemiş beğenmiştim. kitabı okuduktan tekrar izledim ve filmin kitaptan uyarlama olduğuna inanasım gelmedi. anca bu kadar farklı olabilirlerdi-tam catastrophe. güzel bir film evet ama kitaptan bağımsız düşünülürse. çünkü filmde birçok önemli ayrıntı atlanmış ve bazı gerçekler değiştirilerek anlatılmış. tmm belki koca romanı 3 saate sığdırmaya çalışıyosun. tmm detayları geç. ama değiştirme dimi..

kitaptan sonra, oyuncu seçimleri de bana yanlış geldi. özellikle anne boleyn i canlandıran tatlı mı tatlı natalie portman. ona hırslı, açgözlü, kibirli, cadı damgası yiyen, ailesinin ve tahtın geleceği için şeytanla işbirliği yapmış biri olmak hiç yakışmamış, üzerinde abes duran bir elbise gibi adeta.. bana göre bu rol tek bi kişinindir o da the tudors dizisinin "anne"i natalie dormer. natalie portman leon daki küçük,saf kızdır. oyunculara rollerinin yapışmasından hiç haz etmem ama o saf yüze o rol olmamış işte. cast ı oluşturanlar bunu nasıl düşünemezler anlayamıyorum.
(bkz: o ölmemeliydi)

onun dışında mary boleyn olarak scarlett johansson u görüyoruz. kesinlikle hoşlanmadığım insandır ve saf olmak işini abartmış saflığı salaklıkla karıştırmıştır filmde. he son sahnelerdeki o mağrur tavrına bayıldım o ayrı. yine de kitaptaki mary den farklı bir mary izliyoruz filmde.

eric bana ya bir kusur bulamıyorum. asaleti, karizması, tavırlarıyla tam bir kral. çok güzel seçim, gözlere hitap ediyor.

son olarakkk
tavsiyem, kitabı okuduktan sonra filmi izlemeyin. hele cast ı gördükten sonra büyük beklentiler içine girer ama sonra hayal kırıklığına uğrarsınız..
sakıncalı piyade sakıncalı piyade
etkileyici bir filmdir.kral 8. henry'nin eşi aragonlu katherine'in ona bir erkek varis verememesi nedeniyle kralın ondan boşanmak ve aşık olduğu anne boleyn ile evlenebilmek için kiliseden ayrılıp kendi mezhebini kurması,ileride bakire kraliçe olarak bilinip ingiltereye altın çağını yaşatacak olan elizabeth'in doğması,elizabeth'in annesinin idamı gibi dönemin olayları konu alınmıştır.filmde natalie portman,eric bana,scarlett johansonn gibi isimler yer almıştır.
sadomasochistic sadomasochistic
özellikle scarlet johansson'un parladığı filmdir. filmin başrolünü de entrika oynamıştır* yani bu kadarına da pes. 'he tamam şimdi oldu' derken hop olaylar tam tersine dönüyor, dolayısıyla izleyeni ekran karşısına kilitliyor film. güzeldi. koca sinema salonunda 5 sinemasever olarak filmin sonunda ağlamıştık. ha, benim gözüme toz kaçtı o ayrı. yoksa elin kralının, seçmece karpuz gibi karı seçmesine duygulanan bir insan imajı yaratmak istemem. ama scarlet johansson hakkaten rol icabı pek beğenimi kazandı, o kadar kazandı ki, çıkışta sevgilimle kavga etmemize vesile oldu. 5 saat konuşmadık, ilişkimi bitiren film de olabilirdi yani... güzeldi demiştim di mi? şimdi vazgeçiyorum, izlemeye değmez.
bojangles bojangles
kitabını oldukça kalın olmasına ramen sürükleyiciliği sayesinde 3-4 günde bitirip hemen filmini indirdim ikisinin birbirinden oldukça farklı olduğunu söyleyebilirim fakat ikisi de kesinlikle kötü değildi. karakterler mükemmel uymuş anne için natalie portman ve mary için scarlett johanssondan başkasını düşünemiyorum. beni kitabı okurken rahatsız eden tek şey ise nerdeyse her ismin iki kere kullanılmasıydı. insana yer yer yeter ulan başka isim mi yok dedirttirebiliyor. kıyafetler için söylenebilecek söz yok zaten herşey bir yana sırf kostümler için izlenebilecek bir film.
1 /