the platform

1 /
crimson crimson
dayanılan belli bir düşünce ya da ortak bir amacı gerçekleştirmeyi hedefleyen sivil toplum örgütlerinin ve/veya bireylerin oluşturdukları geçici olarak oluşturdukları birlikteliklerdir.

gel gelelim, türkiye'de bu kelimeyi gezi olayları sırasında sonrasında daha çok duymaya başladık; taksim platformu, gezi parkı platformu vb.
ama yasaklar cumhuriyeti türkiye'de hükümet yine yememiş içmemiş türkiye'de artık "platform" ve "konsey" ismi kullanılarak dernek kurulmasını yasaklamış.

türkiye'de artık 'platform' ve 'konsey' ismi de yasak - #türkiye gezi olaylarının meydana geldiği haziran'dan sonra 'platform', 'konsey' gibi isimlerle dernek kurulmasının yasaklandığı ortaya çıktı. radikal.com.t... radikal
nhxmh nhxmh
yüksek yerlerdeki alanlara ulaşmak için kullanılan bir çeşit yükseltme aracı, özellikle inşaat işlerinde işe yarar.
typokiller kesköse typokiller kesköse
bir topuklu ayakkabı çeşidi. klasik topuklu ayakkabıların zarafetinden eser taşımayan bir ayakkabı çeşidi hem de.

maksat tabii ki buz gibi boy uzatmak. ayağın altına bu eski kömürlü ütülerden geçirmiş gibi duruyor yalnız, kimi kandırıyorlarsa...
seanvictorydawn seanvictorydawn
1988 ilâ 1999 yillari arasinda 1 sene içinde en fazla satan, ve/veya atari salonlarinda jeton sattiran platform oyunlarinin başina " süper " ön adı eklendi.
mario bros. italyadan çikti ve adl süper mario bros olarak 1992'den 1995'e kadar tum dunyada en fazla satan platform oyunu oldu.
1996'dan 1999'a kadar da japon oyunu sonic, dünyaya yayildi. 1998'de seattle'da tum haklari japonlardan satin alindi ve ismi de süper sonic olarak guncellendi. süper sonic tum zamanlarin en fazla satan video oyunu olarak tarihe geçti ve bu gururu da
seattle'in nba'deki vin baker + gary payton + rashard lewis seattle supersonics takimina isim olarak vermesiyle guinness rekorlar kitabı na yazdirdi.





japonlar sonic'in amerika'ya kaptirilmasindan sonra elektronik ve teknoloji dunyasinda çitayi yukselttiler ve final fantasy serileri ni platform oyunundan rpg(role playing game)'e çevirdiler.
final fantasy'nin rpg yapilmasi, platform oyunlarini revaçtan kaldirdi. sonic'ten sonra dunyada bir daha platform oyunu uretilmemesi yasaĝi çikti.

ve amerikada o zamanlarda bu gelismelerin çok uzaĝinda kalan 10 binlerce video oyunu yapimcisi ya iflas etti, ya issiz kaldi ya da alakasiz baska sektorlere kaydilar.

john the whistler bu issiz kalan video oyunu yapimcilarindan sadece bir tanesidir. oyununa muzisyen ve besteci bularak kendi video oyununu mtv 'ye video müzik klibi formatinda pazarladi. bu video klip çok basarili da oldu. ama okuduklarinizdan tahmin edeceĝiniz gibi bir video oyununun basina gelebilecek en kötü sey 1 kere bile oynanamadan kliplerinin çekilmesidir:


cocochanel cocochanel
yönetmeni galder gaztelu-urrutia olan bilim kurgu türünde ispanya yapımlı bir netflix filmidir.
midesi hassas olanları önceden uyarayım , öyle yemek başında ,eğlencesine izlenebilecek bir film değil. çok çarpıcı , şiddetli sahneleri de mevcut. havada kalan tarafları da var ne yazık ki , onlar olmasa bol ödüllü bir film olabilirdi ama bu haliyle de insanı etkisi altına almayı başarıyor.

konusuna gelirsek ; dikey bir hapishanenin 33. seviyesinde tanımadığı bir kişiyle o seviyeyi ve yemekleri paylaşan goreng adlı bir karakterimiz var. yemekler hapishanenin tam ortasından geçen bir platformla taşınıyor . karakter sürekli seviye ve oda arkadaşı değiştiriyor . bunun sonrasında ortaya ilginç durumlar çıkıyor.


mei kusakabe mei kusakabe
bu hususta belirtmek istediğim üç şey var: öncelikle çok orijinal bir hikaye değil ama böyle inceden verdiği mesajlar doğru gibi gözükse de aslında baya popülist ve ve bence yanlış bir noktaya varıyor. bir ton dinsel referans var bi kere. ikincisi böyle günlerde izlemek için fazla vahşi ve boğucu. ve son olarak yeteri kadar yokmuş gibi yeni bir kabus edindim kendime.


2
çıpa çıpa
izlerken yemek yemenin pek hoş olmadığı film.

spoiler

333 kat olması acaba bir nevi insanoğlu da şeytan yarısıdır mesajı içeriyor mu merak etmedim değil açıkçası.

spoiler
terminal tedirginliği terminal tedirginliği
çok mesaj hiç mesajdır mottosuna kurban gitmiş film. evet sonunda düşündürüyor ancak nasıl düşüneceğinize dair bir yönlendirme yapmıyor.

bundan sonrası spoiler.

benim yorumum ise "buraya hiç kimse kitapla gelmemişti" ile başlayan isa göndermesi 333 kat olduğunu öğrenmemizle son buluyor. arada kitabı okumak, ezberlemek de incil'e gönderme. üstelik filmin başrolüne "sen kurtaracaksın burayı" mesajı da bir peygamberlik göndermesi. 0. kattaki de tanrı ve kız çocuğu da masumiyeti simgeliyor. kapitalizm eleştirisinden ziyade dini göndermeler daha mantıklı geldi bana.
jitemci astsubay jitemci astsubay
elin adamları 3 kuruş bütçe ile tek mekanda neler yapıyor. bizim en büyük yapım stüdyolarımız yarı şarkıcı yarı oyuncu tiplerle yaz komedileri, çakma yol hikayeler çekip duruyorlar. helal olsun valla. fikir basit, uygulama derin, göndermeler son derece akılcı ve titizlikle tasarlanmış.
1 /