the shawshank redemption

written and directed by written and directed by
yıllar sonra tekrar izleyince üzerine biraz daha fazla düşünülmesi gerektiğini hissettiren kült film.

bundan sonrası ufak tefek spoiler içerebilir.

hikayenin ana teması tamamen sabır ve umut kavramları üzerine. hepimizin bu kadar kolayca başkarakterle özdeşleşmesi de bu sayede biraz bence. umuda açız. güzel günler görme hayaliyle sabretmeye hevesliyiz. hücresinde sıkışmış andy gibi hep bir şeylerin değişeceğini, daha iyi olacağımızı, şu anki hayatımızdan kurtulacağımızı içten içe istiyoruz, bekliyoruz ama bir yandan da hiçbir şey değişmeden geçen zamanlarımızı üzüntüyle izliyoruz.

ama içimizdeki umut azalsa da asla tamamen bitmiyor. cezaevindeki kütüphaneyi daha iyi hale getirmek için andy'nin sabır ve inatla uğraşması tam bu duruma bir örnek aslında. her hafta fona mektup yazıp hiç cevap alamamasına rağmen yıllarca bu ritüeli sürdürmesi ve 6 yıl sonunda kitap, para almayı başarması ve artık mektup yazmaması gerektiğini belirten bir uyarı alması üzerine söylediği belki de filmin özeti olabilecek repliği:
"bundan sonra haftada iki kere yazacağım."

filmle ilgili okuduğum en ilginç şeyse başrolün kaderi ile filmin kaderinin neredeyse birebir aynı olması. film 1994 yılında vizyondayken büyük zarar ediyor. sonrasında oscar'da 7 dalda aday gösterilmesine rağmen hiçbir ödül alamıyor. gösterimden kalktıktan yıllar sonra vcd ve dvd'leri çıkınca geniş kitlelere yayılarak bir efsane haline geliyor ve halen birçok film listesinin bir numarasında.

detayları, senaryo matematiği de o kadar iyi işlenmiş ki yıllar boyunca da yerini kimselere vermeyecek gibi görünüyor. bu izleyişimde yeni fark ettiğim çok güzel bir detay var. bilmem dikkat ettiniz mi filmde söylenen son kelime çok anlamlı ve yazıyı da bu replikle bitirmek istiyorum:

"i hope..."
bu başlıktaki 295 giriyi daha gör