the stand

geyik geyik
stephen king'in kitabının filmidir. güzel bir filmdir, tavsiye edilir, korkutur ara sıra, bi anne abigey vardır 106 yaşında zenci bir kadın o başlı başına korkutur, oysa ki film de kurtarıcı rolündedir ama kardeşim çökmüş kadın her an içinden bi yaratık çıkacakmış gibi durmaktadır, ama sesi güzeldir, bide güzel gitar çalar..
yazar gibi yazar gibi
stephen king romanı. roman, üç bölümden oluşuyor. ve bu üç bölümde sanki birbirinden bağımsızmış gibi işlenmiş.

birinci bölümde, salgın bir hastalığın sebep olduğu ölümler, bunun önüne geçmek için bazılarının uğraşı ve bu uğraş uğruna da bazılarının hayat haklarını ellerinde alma girişiminde bulunmaları konu ediliyor. tabi bunu farkedenler bir şekilde onların ellerinden kurtuluyolar ama kaptan trips adı verilen bu hastalıktan kurtulup kurtulamayacaklarını onlar da bilmiyorlar.

ikinci bölümde ise, kaptan trips hastalığını bi şekilde atlatıp, buna bağışıklık kazananların rüyalarında gördükleri ve kurtuluşlarının ona bağlı olduğunu düşündükleri ana abigail' e ulaşabilme çabaları anlatılıyor. esrarengiz bir şekilde herkes bu kadını ve de kara adam diye de bilinen randall flagg' i rüyalarında görüyorlar. iyiler ana abigail' i, kötülerse kara adam' ı seçiyorlar. ana abigail' e ulaştıktan sonra eskisinden bambaşka hayat onları bekliyor. yani kurmaları gerekmekte olan bir hayat. burada toplanan insanların tek bağı onları ana abigail' e gönderen rüyaları.

üçüncü bölümün adı savaş. insana iyilerle kötüler arasındaki savaşın artık başlayacağını düşündürüyor. ama öyle değil. iyiler grubundan 4 kişi ana abigail' in verdiği direktif doğrultusunda batıya yani kara adam' ın olduğu yere gidiyorlar. dünyayı onlar kurtaracaklar. ana abigail öyle diyorsa, öyledir, diye bir düşünce var orada toplanmış kişiler arasında. tanrı inancı var ve tanrı onlara yardım edecek. yani bu konuda ana abigail, onları ikna ediyor. ama bu 4 kişi liderlerini yolda bırakıyorlar, çünkü sakatlanıyor. diğerleri yakalanıyorlar, hapse atılıyorlar. içlerinden biri önce öldürüyor daha sonra diğerleri herkesin gözü önünde vahşi bir şekilde öldürülmek için dev kafeslere koyuluyorlar. tam bu sırada kötüler arasından biri doğruları farkediyor, ayaklanma çıkarıyor ama kara adam ona bir ateş topu göndererek öldürüyor. daha sonra ise tanrı elini uzattı şeklinde görülen bir durumla önce kara adam garip bir yaratığa dönüşüyor sonra ise ortadan kayboluyor. kıyafetlerinin içi boş kalıyor. sonrasında ise patlamalar oluyor, bir ateş topu yükseliyo filan derken kötü adam etrafında bulunan herkes yok oluyor. dünyayı kurtarmak için orada bulunan diğer iki iyi adamla birlikte. yolda kalan liderleri ise sağ kalıyo, gelen yardımlarla filan iyilerin yanına dönebiliyor. tam bu sırada kaptan trips tehlikesi tekrar ortaya çıkıyo ama yeni doğan bir bebek sayesinde bundan sonra doğacak tüm bebeklerin de bu hastalığa bağışıklık kazanacağı müjdesini veriliyor.

okurken ne kadar içine çekse de fazlaca da zevk vermeyen bir romandı bence ama stephen king' in hayal gücü tartışılamaz.
digital militia digital militia
stephen king'in magnum opus'u, tek kelimeyle başyapıt.




sansürsüz versiyonunu almıştım uzun bir süre önce, 1216 sayfadan oluşuyor kitap. 200-300 sayfa okumuştum, sonra işe girince yalan olmuştu. dün başladım sıfırdan, 200'e gelmişim çoktan, sürükleyiciliği, konusu, karakterleri, kurgusu, eleştirecek tek bir nokta bulamıyorum şu kitapta. hoş ben kimim ki stephen king'i eleştireceğim zaten amk, değil mi?

söylemekte fayda var, aynı isimle hazırlanıp yayınlanmış bir adet çizgi roman, bir adet de dizi mevcut, ikisi de king'in onayından geçmiş ve ne ilginçtir ki kendisi bunları beğenmiş.

çizgi romana şuradan ulaşabilirsiniz:

the stand book 1 captain trips page 1 online read the stand book 1 captain trips page 1, the stand book 1 captain trips of the stand page 1 readcomicbooksonline

kitaptan 100-200 sayfa okuyun, sonrasında çizgi romana geçin ve kitapta kaldığınız yere kadar gelin, bu sayede harika bir ahenk yaratıyorsunuz kitap ve çizgi roman arasında. kafanızda resmettiğiniz karakterleri ve mekânları farklı şekilde olsa da bir de çizgi romanda görüyorsunuz. king yazarken nasıl elini korkak alıştırmadıysa, çizenler de aynı cesareti göstermiş.

the stand (tv mini-series 1994- ) with gary sinise, molly ringwald, jamey sheridan, laura san giacomo. after a deadly plague kills most of the world's population, the remaining surv... ımdb

dizi de bu olmakta. stuart redmangary sinise oynuyor, akar. ahahahaha.

her ne kadar sadece ve sadece amerika temelli bir roman olsa da, eğer ki dünyanın sonu teması ilginizi çekiyorsa, kesinlikle okuyun. kaç sayfa olduğunu hiç umursamayın, zira sağda yatan sayfa kütlesi siz ne olup bittiğini anlamadan sola yatıyor.




not: sadece bana mı öyle geldi bilmiyorum lâkin kitapta görmezden gelinemez bir lord of the rings havası var. acaba reis bunu kasıtlı mı yapmış, bi' araştırmak gerek. ilerleyen vakitlerde edit olarak ekleyeceğim bu araştırmanın sonucunu.