the ward

occult occult
john carpenter'ın tüm filmlerini yeniden seyrettiğim şu sıralar varlığını sözlükten öğrendiğim ve 1080p blu-ray ripinin internete düşmesini beklemeye başladığım film. ghosts of mars'tan sonra arayı epey açmıştı.
rick blaine rick blaine
ülkemizde "koğuş" adıyla gösterime girecek ve türün usta yönetmenlerinden john carpenter'ın korku-gerilim filmi.
1966 yılında geçen hikayenin kahramanı kristen, kendini kaybetmiş bir halde geçmişinin "karanlık" bir noktasının geçtiği bir çiftlik evini yakar. yakalandıktan sonra hiç de tekin olmayan bir akıl hastanesine kapatılan kristen, bir süre sonra bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. hastanenin "koğuş" olarak adlandırılan bölümüne kapatılan kristen birlikte kaldığı dört genç kadının ve hastane personelinin "garip" davranışları üzerine kaçmayı aklına koyar. bir süre sonra, diğer hastaların birer birer ortadan kaybolmaya başlamasıyla kristen in durumu iyice zora girer. kahramanımız bir yandan "koğuş" un diğer elemanlarını kaçmaya ikna ederken, diğer yandan da ortalıkta kol gezen dehşetten de kendisini korumak zorumak zorunda kalır.

yönetmen john carpenter, mümkün olduğu kadar korku sinemasının geleneksel numaralarına başvuruyor. yanıp sönen ışıklar, gök gürültüsü, bir anda ortaya çıkan insanlar, tekinsiz mekanlar ve ani kamera hareketleriyle seyircisini tedirgin etmeye çalışan üstat, günümüz seyircisinin alışkanlıklarını da ihmal etmeden birkaç slasher sahnesi atmış.

film, ele aldığı konu itibariyle herhangi bir yenilik içermese de, carpenter ın dokunuşlarıyla gerilim yaratma işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. belki zorlama bir yorum olacak ama filmin 60 ların amerikası na fa göndermeler yaptığı söylenebilir. banliyö hayatının yaygınlaşmaya başladığı, kadınların "kadınlık" görevlerinin dışında bir dünyalarının olmadığı bu dönem "hollywood bağımsızları"nın da her zaman ilgisini çekmiştir. filmde "koğuş" a kapatılmış beş kadının durumunu biraz da bu dönemin kadınlarının "kıstırılmışlıkları"na bağlayabiliriz.

hollywood un yükselen yıldızlarından 25 yaşındaki güzel oyuncu amber heard filmi tek başına sürüklüyor. sonuç olarak "koğuş" hem tür, hem de john carpenter için büyük yenilikler içermese de "geleneksel" ile moderni birleştirmeyi başarıyor. bu tür filmlerde hikaye bittikten sonra yönetmenin finalde son bir numara çekeceğini biliriz ve buna hazırlıklı oluruz. tek sorun "saldırının" nereden ve nasıl geleceğini hesaplayamamaktır. carpenter, bütün bu hazırlığa rağmen final sahnesinde seyircisini avlamayı başarıyor.

yönetmen : john carpenter
oyuncular : amber heard, lyndsy fonseca, danielle panabaker

(radikal, şenay aydemir, 03.11.2011)
normal people scare me normal people scare me
an itibariyle kanal d'de başlamış filmdir. john carpenter her ne kadar gidişatı gereğinden fazla gözümüze sokmuş da olsa sırf o puslu, insanı geren havası ve amber heard için izlenilmeli diye düşünüyorum.
.........spoiler .......
ilk sahneyle "ne oluyoruz ya heyecanlı işler dönecek kesin" gibi bir düşünceye soksa da fazla yormadan, neyin ne olduğunu şipşak gösteriveriyor. hele ki "koğuşta kimseye zarar veremez" diye yaşıtları olan birbirinden oldukça farklı karakterlerde 3-5 genç kızın yanına salıyorlar ki "öeh yani bu kadar da olmaz" dedirtiyor.
carpenter reis klişeleri kullanmaktan da hiç çekinmemiş olacak ki; doktora çaktırmadan kapıyı açabilecek törpü tarzı bir alet yürütme, görevlilerin önünde ilacı içer gibi yapıp, sonradan tükürme tarzı artık anneannem zamanında kalmış basitlikler kullanılıyor.
........spoiler ........
ama ne kadar konu ve hikaye gidişatı açısından alışıldık bir film olsa da, john carpenter sayesinde yaratılan o gerilim havasıyla beni yine ekran başına kilitledi.