theo angelopoulos

1 /
so so so so
yunan sinemasında bir dönüm noktası olan yönetmen.(taparım)filmlerinde yunanistan'ın yorgun tarihinden kesitler verir.özellikle iç savaştan çıkan ve cunta dönemini yaşayan yunanistan'da sosyalizmin çöküşü ile arada kalan ve hiçbir şey yapamamanın ezikliğini duyan insan tipleri çizer.filmlerinden fark ettiğimiz kadarıyla aslında yunanistan da avrupa'nın yoksul çocuğu bi nevi üvey evladıdır.

kült filmleri:
ulis'in bakışı
kitera'ya yolculuk
leyleğin geciken adımı
sonsuzluk ve bir gün
puslu manzaralar
andreyrublyov andreyrublyov
avrupa sinemasında -kendine özgü sinema anlayışıyla- apayrı bir yeri olan usta sinemacı... uzun planlar, görüntüyü muhteşem güzellikte kullanma, görüntülerle şiir yazma, tarihsel olayları ve dokuyu kendine has anlayışıyla bir güzel verme onun sinemasının güzelliklerinden sadece bir kaçıdır.

'sonsuzluk ve bir gün' filminden;


- yarın ne kadar sürer diye bir soru sormuştum anna, hatırladın mı?
- sonsuzluk ve bir gün kadar...
- duyamadım?
- sonsuzluk ve bir gün kadar...
jouissance jouissance
ona ait pekçok şey, hem kendisi hem de angelopoulos filmleri üzerine yazan çizen adamlar ve kadınlar tarafından türlü mecralarda söylendi; örneğin idhec çıkışlı yönetmenlerin çoğu gibi politik bir görüşe angaje olması, filmlerinde bunu yansıtması ve sonrasında kendi ağzından da belirttiği hayal kırıklıkları vs...

benim merak ettiğim husus, ustanın heidegger metinleriyle ve özelde "inşa etmek, oturmak, ev" (heimat) ile olan ilişkisidir. kitera'ya yolculukta filmindeki vatansızlık ve oturulabilecek bir yurt özlemi heidegger ve angelopoulos arasında bir ilişkinin sezilebilmesine mekansal olarak olanak tanıyor olabilir mi? keza aynı ilişki kelimelerin kökenlerini arayan şair vasıtasıyla (sonsuzluk ve birgün filminde) dilsel bağlamda kurulabilir mi? ulis'in bakışı'ndaki sürekli göç hali, "evini sırtında taşıyan", "mekansız" göçebelerle bir paralellik yansıtır mı?

angelopoulos'un filmleri, görünürde var olan zenginliğin dışında, kavramlar alanında da pek çok şey barındırıyormuş gibi geliyor, nedendir bilinmez.
jack françois hans temel jack françois hans temel
eleni karaindrou'nun müziklerinin de yardımıyla çok büyük işlere imza atan saygıdeğer şahsiyet. filmlerini bulmakta zorluk çekersiniz genelde. cnbc-e gibi kanallarda şansınıza çıkarsa, orjinal izleme imkanı bulursunuz. filmlerinde yunan mitolojisinden birçok öge barındırır.
en tanınan filmi sonsuzluk ve bir gündür. hüzünlendirir, ağlatır, iz bırakır. müzikleriyse mükemmeldir.
mahurbeste mahurbeste
" sınırı geçtik ama daha kaç sınır geçmeliyiz ki kendimizi bulabilelim." demiştir. sınırları böylesine irdeleyen ve sınır olgusunu zihinde çok farklı yönlerde geliştiren bir yönetmen olan angelopoulos'un sınır algısını daha iyi anlatamaz sanıyorum bir cümle..

ayrıca kendisi 17. uluslararası altın koza film festivali dahilinde 25 eylül 2010'da adana büyükşehir belediyesi tiyatro salonu'nda bir söyleşiye katılmıştır..
kendisine yöneltilen plan/sekanslarının çekiminin ne kadar sürdüğü sorusuna "bir nefes kadar" cevabını vermiş planların çekildiği mekanları nasıl seçtiği sorusunu ise yönetmen planı değil plan yönetmeni seçer şeklinde cevaplandırmıştır.
festival kapsamında seyirciyle buluşan kendisinin filmleri ve filmleriyle ilgili filmler şunlardır:

balkanların belleği :

arıcı / the bee-keeper
kitera'ya yolculuk / voyage to cythera
leyleğin geciken adımı / the suspended step of stork
ulis'in bakışı / ulysses' gaze
sonsuzluk ve bir gün / eternity and a day
ağlayan çayır / the weeping meadow
zamanın tozu / the dust of time
* düşleri filme almak / filming dreams
* tanrıların sessizliği / the silence of gods
* theo angelopoulos zamanın tozunu çekerken / theo angelopoulos shoots the dust of time
* yeni odesa: gölün köyü / new odessa: the village of the lake
benkendimveben benkendimveben
eleni karaindrou gibi şahane bir müzisyenle çalıştığından olsa gerek akıllara kesinlikle bir diğer avrupalı üstad kieslowski - preisner ikilisini getirmektedir.

bu adamın filmlerini izlerken filmden kopup müziklere kendini kaptırdıktan sonra kendine gelemeyen insanlar mevcut bu dünyada. örneği : ben.

yol filmleri konusunda avrupa insanın tüm duygu ve düşüncelerini içinde barındıran cannes ödüllü sanat adamı ,üstad..
godspeed godspeed
muhteşem filmleri olan, yunanistanlı minimalist film yönetmeni.

biraz önce feysbuktan kendisi hakkında update geldi, ancak update yunanca olduğu için anlayamadım.

üçlemesinin son filmini de merak ve heyecan ile beklemekteyim.
üçlemenin ilk iki filmi;
-ağlayan çayır
-zamanın tozu
neerd neerd
film çekimi esnasında son sürat gelen bir polis motosikletinin kendisine çarpmasıyla ağır yaralandığı ve yoğun bakıma alındığını söyleniyor. hatta kolunun koptuğu söyleniyor twitter'da. başına bir şey gelirse epey üzülürüm, gelmesin başına bir şey.

edit: yunan dostlarımızın twitter'da yazdıklarına göre modern yunanistan sinemasının en büyük yönetmeni theodoros angelopoulos, yoğun bakımdan çıkamayarak maalesef hayatını kaybetmiş. çok üzgünüm, ruhu şad olsun.
1 /