this is shangrila

lostpray lostpray
söylediğim, tüm yerlerini görmüşlüğüm vardır gezegenin
milyonlarca şarkıda yazmışlığım, sıkmıştır bunlar beni.
yalaklarda uymuşumluğum vardır, köpeklerle yatmışlığım
rahatsızlık duymamışımdır bundan.

söylediğim, şerifte gelmiştir mavili küçük veletleriyle,
beni arıyorlardı çocuğum.
fakat parlayan kristal gitarımla, ben başka bir ego yıldızı
öylese verin onu bana.

tekmeleyin beni sahneye, beni evime götürür tekrar
burası shangrila*
üzerinde turluyorum şimdi, beni evime götürür tekrar
burası shangrila

söylediğim, şortluyken kötü göründüğüm ama bir çoğumuz öyleyiz
rahatsız etmeyin beni bunlarla.
ben futbolum, kim bilir kimim. çavuş tokatlamaya inanmam
öyleyse üstümde ölmezmisin bebeğim, üzerimde ölmezmisin?

çünkü aşk, tüm iyi insanların ihtiyacı.
müzikte serbest bırakır bazı hasta olanlarımızı.
aşk olmadan ne birşey yetişir
nede bir şarkı söylenebilir.

çünkü bu shangrila, tatlım
ve sen ziyafete davet edildin.
benim ekmeğim senin vücudun, ve şarabım kan çocuğum.
şarap kandır bebeğim
ver onu bana.

gönderin beni sahneye, beni evime götürür tekrar.
burası shangrila
üzerinde turluyorum şimdi, beni evime götürür tekrar.
burası shangrila

mother love bone - this is shangrila ; andy wood tarafından yazılmıştır.

çevirmen notu; shangrila, james hilton'un 1937 yılında filmide çevrilen lost horizon adlı kitabında 2 dağcının bir dağ tırmanışı sırasında kaybolup bilinmeyen bir mağaraya sığınız mağaranın diğer tarafından çıktıklarında buldukları şehrin adıdır. shangrila'da kimse yaşlanmaz, zamanın nasıl geçtiği anlaşılmazdır. shangrila'da yaşan tüm insanlar aşırı derece güzel, yiyecekleri lezzetli ve boldur. dağcılar burda 2 sene kalırlar fakat geri döndüklerinde kendi zamanlarına göre çok fazla zaman geçtiğini farkederler ve dışarıya adım attıklarında kendilerini 80 li yaşlarında iki yaşlı insan olarak bulur var isteselerde shangrila'ya bir daha geri dönemezler.