this is us

1 /
azizlerinyalnizligi azizlerinyalnizligi
izlediğim diziler içerisinde pilot bölümü en çok etkileyen dizi oldu belki de. bir aile draması, içinde biri siyahi üç kardeşi barındıran ve özellikle de müzikleriyle beni benden alan dizi. gecenin bu vakti itibariyle henüz iki bölüm izledim, lakin izlemesi oldukça keyifli.
gory gory
foxlife'ta denk gelip internet üzerinden sömürdüğüm dizi. breaking bad'den sonra beni içine bu kadar çeken başka bir yapım daha olmamıştı. ha bir de the americans var. kim yaptıysa eline sağlık.

not: başroldeki abi (baba) heroes'un peter'ı. herif oyunculukta kendini ne geliştirmiş beee...
berk1905 berk1905
ilk yayınlandığında bir sike benzemeyen dizi diye bir yorum görmüştüm. o an beni etkiledi kapadım maalesef.
allah belanı versin.
güzel diziymiş. hayırlı olsun
fişkuyruk kalem fişkuyruk kalem
yıl içinde denk gelip merakla başladığım, sonrasında başından kalkamadan saatlerce izlediğim muazzam dizi. karakterlerin samimiyeti olsun hikaye olsun o kadar hoş o kadar zorlama değil ki her bölümde gözleriniz dolmadan sonu getiremiyorsunuz. hem gülümseten hem dokunan hem şaşırtan hem de birey olma ve kurulan ilişkiler konusunda ders verebilen izlenilesi bir yapım. yeni sezon gelse de izlesek be.
bu sefer kesin bu sefer kesin
ilk bölümünü az önce bitirdim ve burada kalsa, 'dizi değil bu filmdi, kandırdık seni' deseler bana mesela, "neden, nasıl?!" diyemem o kadar güzel bitti ilk bölüm.
the red queen the red queen
ikinci sezonun beşinci bölümü yayınlandı. daha bu sezonu seyretmedim. bu dizi beni nedense etkiliyor. diğer diziler gibi gırgırına seyredemiyorum. az daha erteleyeyim bakalım.
manisa tarzanı manisa tarzanı
hayatın tam olarak kendisi var bu dizide bana kalırsa,büyük dertler,büyük mutluluklar barındırıyor içinde illa bir şeyler bulabiliyor insan.

bu diziyi izleyip empati ile yaklaşan bir kadınla ömrümü net geçiririm heralde bendeki anlamı o denli güçlü.
the red queen the red queen
2. sezon da bitti sanırım. 11. bölüme geldim ve daha ileri gitmeye dayanabilir miyim, bilmiyorum. jack' in hastalığı ve ölümü yaklaşıyor. çok zor.

bu dizide en gıcık karakter bence randall.

jack'in ölümü ile babamın ölümünü tekrar yaşadım. demek bu diziden bu yüzden bu kadar etkilenmişim.
master of time master of time
2016 yılında başlayan, abd yapımı yabancı dizi.

dizi güzel, aile dizisi izlemem diyen ben bile oturup art arda bölümleri çakıyorum... ha başroldeki babayı heroes dizisinden de sevdiğim için de sanıyorum diziye bağlanmam kolay oldu... çoğu bölümde oturup ağladım lan bildiğin...

spoilor içerir !!!

dizide bir kaç çelişki var... örneğin baba rolündeki peter pötürelli hiç spor yapmadan nasıl oluyor da o vücudu koruyabiliyor ? aynı şekilde kevin da öyle... baba sadece koşuyla felan olacak iş değil yani bu... randall burada sözüm sanaydı...

neyse, en çok morale ihtiyacım olan bir günde randall sayesinde tüm özgüvenim yerle bir oldu... abi yapamama, yetişememe korkusunu bu kadar iyi oynamasan olmaz mıydı mk...


daha yazılabilecek çok söz var ya yaz yaz bitmez... şuan 2. sezon 3. bölümü izleyeceğim. kalan bölümleri çabuk tüketmem umarım, sonra 1 hafta bekle dur... neyse izleyin, izlettirin efenim. puanım 10 üzerinden 9 sebebi de yeteri kadar spor yapmayan adamların üçgen vücut olmasından ötürü, bi de aşırı dram içermesi de sebep olabilir
rencide ruh rencide ruh
müptelası olduğum dizidir. hayatımda izlediğim belki de en iyi dizi olabilir. amerikalılardan beklenmeyecek derecede iç ısıtan bir yapım. çok ağlatan, çok güldüren, çok gerçek.hayatın verdiği ekşi limonları nasıl limonataya çevirebiliriz her karakterle bunu sen de öğreniyorsun. hiç bitmesin.

türkiyeye uyarlanacakmış bu arada, leş olacağına eminim.
bu sefer kesin bu sefer kesin
izlemelisiniz.
sıcacık bir dizi, hani eski türk filmlerindeki o sıcaklık...
ilk bölümü film tadında zaten, yani sadece ilk bölümünü izlemeniz bile yeter, sonra isterseniz devam etmezsiniz.

ama ilk bölüme bi bakın derim bem.
bu sefer kesin bu sefer kesin
dizi.
3. sezon 4. bölümden:
korktuğumuz zaman annem bizi sakinleştirmek için nefes almamızı söylerdi. bazen unutuyoruz. öleceğimizden o kadar korkuyoruz ki bizi hayatta tutan şeyi yapmayı unutuyoruz.
1 /