tıkanma

2 /
zukka zukka
yön veren kitaplardan. bittiğine üzülünen. bu kadar çabuk bittiği için öfke duyulan bir kitap.


"zayıfmış gibi yaparsanız, güz kazanırsınız. kendinizi güçsüz göstererek diğer insanların kendilerini güçlü hissetmelerini sağlayabilirsiniz. insanların sizi kurtarmasına izin verin. aslında siz onları kurtarırsınız."
enerjilülüsü enerjilülüsü
artık hiçbir şey olduğu gibi görünmüyor'dur okuyucu dikkatinin ilk toplanmak istendiği nokta.

çünkü devamında da okuduğunuz şeyin bir sanat eseri-teknik olarak- olduğunu unutturmayı amaçlar size.

daha çok göt ve sümükten oluşur verilmek istenenler.

artık hiçbir şey olduğu gibi görünmüyor fikri ile aslında; olduğu gibi görünmeyen şeylerin sadece hikayede değil, sanatla bir çatışmasını savunur chuck.

yani edebi eser ve edepsizlik.
yanyana olması eleştiri alan, çoğu kez yasaklanan.

anlattığı hikayeyi bir kenara bırakıp amaca yönelince ve anlayınca okumaya karar vermek gerek.

çünkü herifin diğer dikkat çektiği konu da birebir tıkanma'dan alıntı ile "amacım hayatımı basitleştirmeye çalışmak değil. amacım kendimi basitleştirmek."

yani tıkanmadan okumak için tıkanma'nın amacını anlamak gerek.

helal.
mysterons mysterons
tıkandık

...
sonrada o'na çok çok eskiden yunanistan'da yaşamış olan bir çömlekçinin güzel kızının hikayesini anlatmaya başlar...
yolda otobandan çıkıp bir kutu siyah sprey boya satın aldılar. bütün bu koşuşturmacadan sonra hiçliğin ortasında bir yere vardılar. arkası dönük olan çocuk anneciğinin elinde sallamakta oldugu sprey boya kutusunun içinde bilyenin takırdayışını duyar. annecik antik yunanda güzel bir kızın genç bir delikanlıya nasıl aşık olduğunu anlatır...
ama genç adam başka bir ülkeden gelmişti ve geri dönmek zorundaydı der annecik. bir fıslama duyulur ve çocuk sprey boyanın kokusunu alır. otobüsün motorunun sesi değişiyor, bir gümbürtü duyuluyor ve motor hızla gürültü çıkarmaya başlıyor. otobüs ağır ağır iki yana sallanıyor. böylece kızla delikanlı son gecelerinde birlikte olmak üzere buluştuklarında der annecik, kız yanında bir lamba getirdi onu öyle bir yere koydu ki delikanlının gölgesi bir kayanın üzerine vurdu. sprey boyanın püskürtme sesi kesilir ve sonra tekrar başlar. annecik '' genç kız sevgilisinin gölgesini kayaya çizdi, böylece aşığının nasıl göründüğünün kaydını, o anın bir kanıtını, birlikte oldukları son dakikayı her zaman saklayabilecekti...

sanırım sanmaktan çok daha fazlasını yaşıyoruz son günlerde, dünyanın bir diğer gezegenle seviştiğini, o yüzden bu kadar birikmiş dert olduğunu, güneşin dünyanın kuması ayı ise dünyanın kocası olarak görüyoruz. hayır yanılmıyorum sadece biliyorum. şuan reklamlar tarafından sizlere satılmış güzel desenli koltuklarda sakız çiğneyerek, ya da cekirdek çitleyerek oturuyorsanız işte dünya bize bunu yapmış demektir. zannediyoruz, sanıyoruz gerçekten filmlerdeki gibi bir aşkın belediye otobüslerinde karşımıza çıkacağını düşünüyoruz. ya da bacak aralarımızı ziyaret eden her erkeğin ya da kadının gerçekten bizi hissedebildiğini düşünüyoruz, sanıyoruz, zannediyoruz tahmin ediyoruz inanmak istiyoruz hangisini beğenirseniz seçin. bunları anne-babamızı, köpeğimizi, rüyalarımızı düşünür gibi düşünmüyoruz. biliyoruz. inanıyoruz ve buna göre yaşıyoruz. güneşin yaşadığımız kaldırımları ısıtmasına seviniyoruz, çünkü o zaman dilencilere, sokakta dövülen kadınlara, tecavüze ugrayan bebeklere, sokak köpeklerine üzülmüyoruz sadece anı yasıyoruz güneşe bakıp gözlerimizi ovusturup ''ne harika bir gün değil mi'' diyoruz ve herşeyi halının altına süpürüyoruz.
her zaman kar yağdığında gerçeklerle yüzleştiğimi düşünürüm, hem güzeldir bu hem değildir. tıpkı kayan zeminlerde kapkaçın mümkün olmayacağı gibi. işte o zaman hepimiz eşitiz.
gerçekten göbek bağımız kesildiği anda aslında duygularımızın, düşüncelerimizin bir başkası tarafından çalındığının farkında değil miyiz? ağlıyoruz..ağlıyoruz. ağlıyoruz.. topuğumuzdan kan alan adamlar beynimizle ayaklarımızın yerlerini değiştiriyorlar.
alaycikus alaycikus
'eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin.kendinizi kurtarın.televizyonda mutlaka daha iyi bir şeyler vardır.burada anlattığım şeyler önce sizi kızdıracak. sonra herşey daha da kötü olacak ' uyarısıyla başlayan chuck palahniuk kitabı.
kitaptan bazı notlar ;
'çünkü bazı çizgileri geçtikten sonra, hep geçmek istersiniz.'
'.... yanmakta olan bir binayı boyamayı da deneyebilirsiniz.'
'dua etmekle dırdır etmenin arasındaki ince çizgi.'
turkuaz gömlekli turkuaz gömlekli
"...yani hayatta seksten daha iyi ne var ki?

kesinlikle söylerim en kötü oral sex bile mesela en güzel gülü koklamaktan iyidir... en güzel gün batımını izlemekten de. .ya da çocukların kahkahalarını duymaktan.

hiçbir zaman ter fışkırtan , popoya kramp saplaya, kasık ıslatan bir orgazm kadar güzel bir şiir okuyabileceğimi sanmam.

resim yapmak veya opera bestelemekyeni bir istekli karşılaşana dek öylesine yapılan işlerdir.

seksten daha iyi bir şeyle karşılaştığınız anda hemen beni arayın. bana da rezervasyon yaptırın..."
satırlarına da sahip bir sex bağımlısının hayatını anlatan bir chuck palahniuk kitabıdır.
2 /