timurlenk

1 /
dau dau
moğol asıllı değildir. fakat nasıl olmuşsa osmanlı devleti ile savaştığı için midir bilinmez türklük düşmanı gösterilmiş, tarih kitaplarına moğol hükümdarı olarak geçmiştir. oysa bir grup tarihçi tam bu iddianın zıttı bir görüşü savunur, onlara göre timur osmanlının alevi türkmen katliamına bir son vermek üzere anadoluya gelmiştir, gerçi bu ve benzeri iddialar kesinlik kazanmamıştır. gaddarlığı ise su götürmez bir gerçektir, mirasını devraldığı moğol imparatorluğunun sivil katliamları konusundaki haklı ününü korumuştur.bu imparatorluğun ne zaman ve hangi noktada türko-moğol ve en nihayetinde türk bir yapıya dönüştüğü ise apayrı bir tartışma konusudur, kimi tarihçiler cengiz han ın dahi türk olduğunu iddia ederken, kimileri anadilinin türkçe olduğu bilinen çağatay han'ı bir dönüm noktası alırlar, bir kısmı da timur'u. fakat her halükarda timur'un cengiz hanedanı ile kan bağı bulunmamaktadır, zaten bu yüzden han ünvanını da kullanmamıştır. timur devletinin çekirdeğini oluşturan halktan geriye kalanlar günümüzün özbekleridir, zaten timur'un kültürel mirasına da en çok özbekler sahip çıkar, kendisine "emir temür"(amir timur) şeklinde hitap ederler, timur ismi halk arasında yaygındır. özbekleri türki bir millet olarak görmek fakat timur devletini moğol devleti olarak tanımlamak çelişki gibi durmaktadır. son olarak, konuya biraz daha ışık tutması açısından kendi söyleyişi ile ünlü sözleri:
biz kim, mulki turon, amiri turkistonmiz!
biz kim, millatlarning eng ulugi, turkning bosh bo'g'inimiz!
laikci ne lan laikci ne lan
babasının türk annesinin tatar veya moğol olduğu iddia edilir. savaştığı devletlerin çoğu türk ve müslüman devletlerdir. timur sadece savaşmakla kalmamış elde ettiği bölgeleri yerle bir etmiş para vb şeylerin yanında insan kaynaklarını da sömürmüştür. onun gidişinden sonra orta asyada bir çok şehir eski haline gelememiştir. bilgili eğitimli insanlar ya ölmüş yada timur'a hizmet için götürülmüş böylece orta asya için hurafelerle dolu karanlık çağ başlamıştır. bu gidişin sonu rus işgalidir bunun en büyük sorumlusu timur'dur türk dünyasına çok büyük darbe vurmuştur.
anarshist miyim neyim anarshist miyim neyim
tarihin en büyük ve en gözü pek hükümdarlarından biri. tarihe adını, yirmi yedi ülkenin hakanına baş eğdirerek yazdırmıştır.

moğol asıllı olan timur, orta asya’daki aşiretlerden birinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. ismi “demir” anlamına gelen timur’dur. gençlik yıllarında bir savaşta ayağından sakatlandığı için “aksak” lakabını almış ve ‘aksak timur’ (timurlenk) olarak anılmaya başlanmıştır.

genç yaşında orta asya’daki moğollar’ın başına geçen timur, türkistan’daki bütün hanlıkları kendine boyun eğdirir. yaklaşık yüz elli milyon insan onun otoritesi altına girer. hükümdarlığı sürekli savaşlarla geçer; ermenistan, kıpçak, gürcistan, hindistan, iran, irak, suriye ve küçük asya’yı fethederek iki yüz elli milyon insanın daha egemenliği altına girmesini sağlar. timur şimdiye kadar yeryüzüne hükmeden hükümdarların ulaşamadığı bir hızla dünyaya yayılır.

iskender, sezar ve cengiz han’daki dünyaya hükmetme isteği onda da vardır. “madem ki gökte bir tanrı var; dünya üzerinde de bir hükümdar olmalı. zaten yeryüzü bir kişinin isteklerine yanıt veremeyecek kadar küçük” sözüyle bu isteğini açıkça belirtir.

timur, emellerine ulaşabilmek için görkemli ordusuyla fethedilmedik ülke, başeğmedik hükümdar bırakmamak için seferlere çıkar. fethedeceği ülke halkları daha o gelmeden, adını duyar duymaz şehirleri boşaltıp dağlara kaçar. bağdat, tus ve iran’ın bir çok kenti timur’un ayak seslerine şehirlerini teslim etmiştir. ermenistan ve mezopotamya ise timur’un ordusunu görmemek için haber göndererek bağlılıklarını bildirmişlerdir.

timur ve ordusu çok acımasızdır; ünleri tüm dünyaya yayılmıştır. girdikleri ülkelerde taş üstünde taş bırakmazlar. timur’un şiddeti çok çetindir. bir gün fethettiği kentlerden isfahan’da bir ayaklanma çıkar. çok sinirlenen timur 100 bin kişilik bir orduyu isfahan’a göndererek ayaklanmayı bastırmalarını ve her askerinin bir isfahanlı’nın kafasını getirmesini emreder. adı kellelerden kule yapan imparatora çıkar.

timur hindistan seferinde de büyük kıyımlar yapar. ateşe taptıkları için yüz bin hintli’nin kafasını ganj nehrine düşürür. hindistan seferinde bir ay içinde yirmi savaş kazanarak alanında bir rekora imza atar.

timur’un iyi huyları da vardır elbette. fethettiği yerlerde taş üstünde taş bırakmamasına rağmen asla sanatçılara, şairlere, din adamlarına, düşünürlere, bilim adamlarına dokunmaz, öldürülmelerini yasaklarmış. hatta üstün gördüğü bu sınıfı yanında semerkant’a götürüp onlarla sohbet edermiş. sonra timur gittiği yerlerde büyük din adamlarının mezarlarında durup dua etmeden de geçmezmiş.

yıldırım bayezid-timur kavgası
timur fetihlerine devam ederken yıldırım bayezid de osmanlı devleti’ni hızla genişletmektedir. timur doğudaki orduları dize getirirken, aynı işi yıldırım batıdaki haçlı ordularına yapar. dünya ikisi de aynı dinden olan bu iki hükümdara dar gelmiştir. yeryüzü egemenliğine ulaşma hırsı er ya da geç iki devi karşı karşıya getirecektir. ve nihayet timur batı’ya yaptığı sefer için anadolu’dan da geçmek zorunda kalır. sivas kalesi önüne gelir...

sivas katliamı
timur sivas’ı -tüm doğu’yu dize getiren- güçlü ordusuyla kuşatır. osmanlı kuvvetleri sivas kalesi’nde direnir. kuşatma 18. gününe dayanmıştır. şehrin büyükleri kan dökmemesi karşılığında şehri teslim edeceklerini söyler. timur kabul eder fakat şehre girdiğinde sözünü tutmaz ve şehirdekileri katleder. aslında verdiği kan dökmeme sözünü tutmuş, şehir halkını diri diri toprağa gömmüştür. yıldırım bayezid’in oğlunun da kafasını kesip kartallara yem etmiştir.

ankara savaşı (1402):
bu olaydan sonra iyice üzülen ve sinirlenen yıldırım, anadolu ve rumeli’deki ordularını toplar. beş yüz bin kişilik büyük bir sayıya ulaşır. timur’un ordusunun sayısı biraz daha fazladır. ayrıca moğol ordusunun önünde bulunan filler de timur’a ekstra avantaj sağlamaktadır.

savaş başlamadan önce yıldırım ile timur arasında gerçekleşen mektuplaşmalar sonuçsuz kalır. timur mektuplarında daha sakin, ılımlı ve uzlaşmacıdır; yıldırım ise tam tersine şiddetli, sert ve asabidir. timur’a hakaret dolu mektuplar yazar. en son mektuplaşmalarında timur’a hemen topraklarından çıkmasını ve timur’u cezalandıramazsa bir daha haremine girmeyeceğini yazar. mektubun sonunda da yıldırım kendi adını, altın harflerle timur’un adının üzerine yazdırır. o dönemde hareme girmeme sözü müslümanlar arasında büyük hakaret sayılırmış; birbirlerine saygılı olan hükümdarlar asla haremlerinden bahsetmezmiş. yıldırım’ın hakaret dolu mektubunu okuyan timur “murat’ın oğlu çıldırmış!” diye bağırır.

yine bir mektubunda yıldırım timur’a şunları yazar: “ey timur denen kudurmuş köpek. ey tekfurdan büyük olan timur. mektubunu okudum bilesin. beni korkutacağını mı sanıyorsun? senin işin gücün hesapsız kan dökmek, bizimki ise nizam-ı alemi kurmak. selam müslümanların üzerine, allah’ın laneti de senin ve askerinin üzerine olsun.”

neyse lafı uzatmadan savaşı başlatalım. timur savaşta sakin olan, hırsını kontrol eden taraftır; yıldırım ise sabırsızdır ve timur’u bir an önce alt etmeyi düşünür. bu yüzden timur’un istediği ankara’nın çubuk ovasında karşılaşırlar. tarihçiler bu savaşın ortaçağın en büyük meydan savaşı olduğunu iddia eder. ankara topraklarında bir milyon savaşçı ve başlarında iki büyük komutan birbirlerine üstün gelmek için savaşır. savaşı timur kazanır; yıldırım tutsak düşer.

savaşın ardından timur yıldırım’a beklenmedik bir şekilde iyi davranır. yıldırım’ı yanına getirdiklerinde komutanlarından biriyle çadırının önünde satranç oynamaktadır. hemen osmanlı padişahı’nın ellerindeki zinciri çözdürüp yanına oturtur. yumuşak bir ses tonuyla konuşarak onu över, yenilgisinden dolayı üzüldüğünü söyler. kendisine söz vererek onuruna ve yaşamına dokunulmayacağını belirtir. hemen emir vererek kendi çadırının yanında bayezit için üç çadır kurulmasını emreder; kendisinin burada tutsak olarak değil, konuk olarak ağırlanacağını duyurur.

timur belki de onca savaştan sonra ince bir ruh haline ve olgun bir bakış açısına kavuşmuştu; kendisine hakaretler yağdıran bayezid’e karşı bu yüce tavrını ancak böyle açıklayabiliriz.

daha sonra çin’e yaptığı sefer sırasında hastalanarak ölür.

-----------------

timur, anadolu’yu yakıp yıktıktan sonra karabağ’a geri döner. çin seferine çıkmadan evvel bir gün yakınlarından biri kendisine:

- “benim devletli hanım, der. yer yüzünde sizinle boy ölçüşecek kimse kalmadı. her diyarın hükümdarı sana bağlandı, boyun eğdi. böyle olduğu halde niçin her gittiğin yeri harap edip, ismini lekeliyorsun” timur bu sözlere şöyle cevap verir:

- “bazı insanlar vardır ki kendileriyle birlikte namları da ölür. ben de öyle olmaktan çekiniyorum. yani namımı dünya durdukça yaşatmak istiyorum. öyle şeyler yapmalıyım ki beni unutmasınlar. ben, selçuklu sultanı alaeddin gibi bir padişah oğlu değilim. benim babam kuyumcudur. babamdan miras kalmadı ki han hamam yaptırayım da unutulmayayım. bu yüzdendir ki ben de kendimi ebedileştirmek için tahrip ediyor ve öldürüyorum. nerede bir harebe görülürse bu timur’un eseridir diyecekler ve beni unutmayacaklar.”
gramadevate gramadevate
şam'da mûaviye'nin kubbeli anıtmezarını ve hasan ile hüseyin'in kabirlerini görüp, mûaviye'nin üzerindeki kubbeyi, hasan ile hüseyin'in üzerine diktirmiş hükümdar.

mûaviye'nin mezarını 200 metre kazdırıp, arabalarla toprakları kızıl deniz'e döktürmüş. biraz piskopatmış.
sharred sharred
kendisi topaldır.ankara savaşından sonra kör olan yıldırım bayezid'i esir edince "şu allahın işine bak dünyayı yönetmesi için bir kör ve bir topalın eline bıraktı" sözünü söylemiş insandır aynı zamanda.
selim pusat selim pusat
moğol kökenli, türkleşmiş tarihin en büyük komutanlarından biridir.

anlamadığım şu benim timur'un moğol kökenli olmasından neden rahatsız olunur ki?

çengiz han'da atsız'ın belirttiği üzere moğollaşmış bir türktür.

kaldı ki o devirde moğol-türk ayrımı diye bir şey de pek yoktur. çengiz han'ın devletini türk saymasak bile ki türk devletidir onun uzantıları olan devletler tamamen türkleşmiş müslümanlaşmış o devirde birçok moğol da tamamen türkleşmiştir. türkleşmeyen ve daha doğudan timurla beraber batı türkeline getirilen moğollarda bir yüzyıl içerisinde tamamen türkleşmiştir.

moğol ve türk'ün birbirinden tamamen ayrımı daha dünkü olaydır. bilinir mi ki dünyanın öteki ucunda moğolistan'da yaşayan moğollar kendilerini kül tegin'in soyu olarak görürler.

timur'a gelince o hem topaldır hem de çolak. lakin onun topallığı da çolaklığı da gaziliğinin nişanesidir ve en büyük şerefidir.

islam rönesansının başlatıcısı yayıcısıdır. turan'ı sağlayan en büyük liderdir. türkiye'deki türk nufusunun büyük bir kısmı o ve ondan öncesi çengiz han'la anadolu'ya ve bölgeye gelmiştir.

bahsi geçen katliamlar da abartıdır. türk moğol töresi hiçbir zaman kadına ve çocuğa dokunmaz, lakin itaat etmeyen erkeklere haddini bildirir. bu da o devrin koşulları içerisinde kabul edilebilir bir durumdur.

şehirleri yakıp yıktığı hurafesi de başka bir hurafedir. ortaasya'da ve i̇ran bölgesinde i̇slam rönesansının lideridir. bunları görmeden timur hakkında atıp tutmak olsa olsa ya neo osmanlıcı yobaz zihniyetin işidir ya da türkleri tarihinden utandırmaya çalışan zirzop işidir.
ahmettan ahmettan
türk tarihini ilgilendiren her konuda bu adamın adını babam mutlaka zikrederdi... nedendir bilmiyorum pek severdi bu adamı belkide.
madslayer madslayer
yıldırım beyazid'i kafese kitleyip gözleri önünde karısına tecavüz ettiği söylenir. durum karşısında elleri kolları zincirlenmiş bayezid ise sinirlerine hakim olamayarak kafasını demirlere vura vura kendini öldürmüştür.
angesen angesen
nam-ı diğer aksak timur. çocukken ankara savaşı'nda yıldırım beyazıd'ı yendi diye çok kızardım kendisine. ne yalan söyleyeyim o yıllarda yenildiğine şahit olduğum tek padişahtı yıldırım beyazıd. bu yüzden timurlenk de dünyanın en kötü insanıydı gözümde ama yıllar sonra kendisiyle barıştım.
timurlenk aslında bu savaşın olmasını hiç istememiş. hem kardeş hem de hristiyanlara karşı batıda kale olarak gördüğü osmanlı ile savaşmak en son istediği şeymiş. yıldırım beyazıd ile savaşın olmaması için bir mektup trafiği başlamış ancak timurlenk'in ılımlı, sabırlı ve uzalaştırıcı mektuplarına, yıldırım beyazıd tarafından şiddetli, kesin ve hakaret dolu cevaplar gelmiş her seferinde.
1 /