titus lucretius carus de rerum natura

10 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bu arada maddenin varlığından habersiz
birtakım düşünürler, eli olmadan tanrıların,
inanmazlar mevsimleri değiştireceğine doğanın,
ürün fışkırtacağına topraktan, gereksinmeye göre.
ve ölümlülerin yaşama itisiyle yöneldikleri bağışa:
venüs'ün ayartmaları sonucu edindikleri
yaşam kılavuzu o tanrısal hazla,
tutkuyla üreteceklerine soylarını.
tanrıların her şeyi insan adına yarattığına
inanınca nasıl sapıyorlar doğrudan!
atomlardan habersiz olsaydım bile
göksel olaylara dayanarak ve başka kanıtlarla
gösterebilirdim evrenin bizler için
tanrısal bir güç eliyle yaratılmadığını.
evren, eksiklerle, kusurlarla dolu ki öylesine
sana daha sonra açıklayacağım enine boyuna.
şimdi atomların devinimine döneyim."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 56-57.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"herhangi bir maddenin salt kendi gücüyle
yukarı yönelemeyeceğini belirtmenin tam sırası:
-alevi oluşturan tozanlar karıştırmasın aklını-
tek başlarına alındıklarında tüm ağırlıkların
yere çekilişleri, göğe fışkırmalarını engellemez
büyümelerini göğe doğru ekinlerin, ağaçların.
yine, yangın sardı mıydı kirişleri, bacayı
obur alevler istekleriyle mi yükselir çatıya
olmadan hiçbir dış etkenin yardımı?
hayır! damarlarımızdan ansızın fışkıran kana
benzetebiliriz alevin yükselişini. bir düşün,
nasıl sürükler su, tahtaları, kalasları,
ne kadar derine bastırırsak bastıralım onları,
su iter, yüzeye çıkartır daha büyük bir hızla,
öyle ki gövdelerinin büyük bir bölümü
suyun üstünde kalır nedense.
ben derim ki, tek başlarına alındıklarında
boşlukta aşağı çökeceklerdir."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 57.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"-aynı durum söz konusu alevler için de-
bir basınçla karşılaşınca fışkıracaklardır
göğe doğru, tek başına kalınca ağırlıkları
aşağı çekse de onları. gözlerinin önüne getir,
nasıl uzun izler bırakır alevden,
kayarken göğün gece meşaleleri.
doğanın kararlaştırdığı yere giderken!
bak nasıl yeryüzüne düşüyor yıldızlar!
güneş nasıl ısı yayıyor göğün doruğundan
ve ışınıyla sürüyor tarlaları. onun ışığı da
yere doğru çekiliyor. nasıl yağmur bulutlarını
ikiye bölüyor şimşek! bulutlardan çıkan ateşler
hızlıca kümeleşiyor şu yana bu yana,
çoğu kez dünyaya da düşüyor alev topları.
bir başka gerçek daha var bu doğrultuda
kavramanı istediğim: aşağılara doğru atomlar
yol alırken ağırlıklarıyla, belirsiz yerlerde
ve zamanlarda öylesine ufaktır ki sapmaları,
yön değişmesi bile güç denir bunlara."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 57-58.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bu sapma da olmasa her şey dökülürdü boşluktan
tekdüze bir koşutlukta, yağmur damlaları gibi
ne çarpışma, ne vurması atomun üstüne.
doğa hiçbir şey yaratamazdı kısaca bunlardan."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 58.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"doğrunun ne kadar uzağındadır inananlar,
ağır çeken atomların, düz bir çizgide
daha hızlı yol alacaklarına hafiflerden;
hafiflerin üstüne düşeceklerine ve bu çarpışla,
doğurgan devinimlere yol açacaklarına!
suda çöken saydam havadan geçen cisimlerin
ağırlıklarına göre hızlarındaki değişikliğin
özetlersek şudur nedeni:
suyu ya da havayı oluşturan madde eşitçesine
direnemez bütün nesnelere, daha çabuk yol verir
ağırların karşısında. oysa boşluk öyle mi?
o direnç göstermez hiçbir zaman, hiçbir cisme
geçit vermeden edemez onlara; özünün gereğidir bu.
kıpırtısız boşlukta bütün varlıklar demek ki,
eş hızla giderler farklı olsa da ağırlıkları:
ağır hiçbir zaman düşmez hafifin üstüne
ve vuruşlarıyla hiçbir katkıda bulunamaz.
doğanın devingen ve yaratıcı gücüne."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 58.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"atomların azıcık saptıklarını kabulleneceğiz
ama azıcık. yoksa eğik devinim biçimleri
varsaymak zorunda kalacağız ki, sonunda
aykırı düşeceğiz sağlıklı felsefeye.
elle tutulur, gözle görülür bir gerçektir: ağırlıklar
yoksundur eğik düşme olanağından
ama kim diyebilir, bu düz çizgiden
belli belirsiz bir sapma olamaz diye.
üstelik, devinimlerin tümü içten ilintiliyse doğada.
yeni, belli bir düzenle eskiden doğuyorsa;
atomlar, kaderin ağlarını koparacak,
kesecek nedenle sonucun bitimsiz döngüsünü
ve yepyeni bir devinim yaratacak
esneklikten yoksunsa; canlılarda görülen
özgür istemin kaynağı, ne olabilirdi ki?"

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 59.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"yineleyelim: nedir kaderin elinden kurtardığımız
istem gücümüzün kaynağı? ki hazzın bizi
yönelttiği yolda ilerlerken ayrı ayrı
değişiyor yaşamımız belirlenmemiş bir yerde
ya da saatte, yüreğimizin sesine uyduğumuzda.
böylesi anlarda söz geçiriyor kişioğlunun
istemi, bacaklarındaki kaslara kuşkusuz.
ilk engel kalktığında, yüreklerinin tezliğine
eş bir ivecenlikle ileri atılamaz yarış atları.
çünkü madde seferber olmalıdır gövdede önce.
ancak o zaman, tek bir uyum sağlandığında
karşılayabilir yüreğin isteklerini gövde.
yürektedir devinimin kaynağı; ruhun istemiyle
canlanır, yayılır tüm organlara sonra."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 59.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"oysa bambaşka bir durum söz konusudur
dışardan bir vuruşun etkisiyle itildiğimizde,
bedenimizi oluşturan maddenin tümü besbelli
istemimiz dışında canlanır ve sürüklenir
istemimiz dur diyene kadar organlarımıza
büyük ayrımı kavradın mı bilmem aradaki?
çoğu kez dış itilere kapılsa da kişioğlu
istemeden sürüklense de doludizgin
başka bir güç vardır insan yüreğinde;
bir güç, bu dış itiyle savaşan, ona direnen.
ya duralar, eski dinginliğe döner onun komutuyla
ya da yeni bir yön alır organlarımızda madde."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 59-60.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"atomlara da tanımamız gerek aynı olanağı,
hiçlikten bir şey doğamayacağına göre, devinimin
üçüncü bir nedeni olmalı ağırlık ve çarpışmanın
yanı sıra, bu doğuştan gücümüzün kaynağı.
başka atomların çarpışıyla belirlenmemesini
sağlar atomun ağırlığı, sonuna dek deviniminin.
ama insan kafasında her edimini önceden saptama gibi
içsel bir zorunluk yoksa, hepten edilgin değilse hele,
gösterdikleri sapmaya borçluyuz bunu
atomların, belirsiz zamanlarda ve yerlerde."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 60.
10 /