titus lucretius carus de rerum natura

15 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"nedir öyleyse duyularımızı allak bullak eden
kafamızı kurcalayan ve bize hayır dedirten
duyu gücünden yoksundan türediğine duyulu varlığın?
elbette ki su, odun ve toprağın karışımı
canlı duyarlığı üretemez kendiliğinden."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 80.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bu arada unutmaman gereken bir gerçek var:
duyulu varlıkları yaratan öğelerin tümünden
duyum her koşulda doğar demiyorum ben.
duyu oluşturan atomların boyuna, biçimine
devinimlerine, düzenlerine ve durumlarına
bağlı hepsi. tahtada da, toprakta da
yok, bu saydığımız özellikler. yine de bu maddeler
sağanaklarla çürüyünce, küçük solucanlar çıkar,
çünkü maddenin tozanları eski düzenlerinden
edilirler yeni bir etkenin işe karışmasıyla
ve canlı üretecek yeni bir bileşime girerler."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 80.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"duyumun yalnızca duygun gövdelerden doğacağını sananlar.
kaynağını benzer duyulu gövdelerde arayanlar
onların, ölümlü kılıyorlar duyularımızın temelini.
çünkü duygunluk etle ilişkilidir: damarlarla,
kasla: yumuşak ve bozulabilir şeylerle yani.
haydi diyelim ki, damarlarla kasların,
sonsuza kadar dayanabilir tozanları.
onlara yakıştırdığımız duyum ya bir parçanın
ya da duyumu olmalıdır bir canlının bütünüyle.
ne ki, duyumdan yoksundur parçalar.
tüm bedenimizle algılarız organlarımızda duyuları,
bedenden ayrılan kol, duyumu sürdüremez kendinde."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 81.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"tek olasılık kalıyor geriye: bu tozanlar
bir canlının tüm duyularını taşırlar öyleyse.
o zaman tıpatıp, bizim gibi duymaları gerekir
dirimsel duyumlarımızı paylaşmaları. ve nasıl canlı,
ölümsüz bir öğe olabilir, ölümlüyle özdeşse.
ölümden kaçılabilse bile ne çıkar
birliktelikten, yan yanalıktan,
bir sürüden, bir canlı kalabalığından başka?
insanlar, sürüler ve yabanıl hayvanlar ne yaratır
yine insan, sürü ve yabanıl hayvandan başka?"

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 81.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"kendi duyu gücünü atıp gövdelerinden
başka duyu gücü edindiklerini düşünsek, neden
atılabilecek bir şey baştan verilsin onlara?
önceden de sözünü ettiğimiz gibi yumurtadan
civciv çıktığını görüyoruz ve toprak çürüyünce
gür sağanakla, solucanların üşüştüğünü ortalığa:
duyu ürüyor diyebiliriz, duyulu olmayan varlıktan."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 81.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"tutalım, biri çıktı karşımıza da dedi ki:
duyu, duyu gücünden yoksun olandan ürer, evet.
ancak değişim gerekli değil mi bunun için,
ya da doğuma benzeyen yaratkan bir süreç?
biz de, doğumla değişimin salt birleşme ya da
bileşimle gerçekleşeceğini kanıtlayacağız ona."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 82.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"hem canlı daha doğmamışsa, duyum söz konusu mu?
madde dağılı durmaktadır havada ve ırmaklarda,
toprakta ve toprak ürünlerinde ve atomlar
rastlaşmamıştır ki, karşılıklı çabayla,
her canlının yaşamına kılavuzluk eden
uyanık duyularımız için gerekli
dirimsel devinimleri koyabilsinler yola."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 82.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"yapısının kaldıracağı gücü aşan bir çarpmayla
karşılaşınca herhangi bir canlı,
kargaşa içinde kalır bedenin ve ruhun
bütün duyuları. çözülür atomların bağlantıları.
dirimsel devinimler engellenir içerde.
-ta ki her yanı sarsılmış, ırgalanmış madde
canın bağlarını koparana kadar bedenden,
her gözenekten saçana kadar tozanlarını-
bu çarpma her şeyi temelden dağıtıyorsa
daha önemlisi düşünülebilir mi etkice?"

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 82.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"çarpışma daha az hırpalayıcı olduğunda
baskın çıkar dirimsel devinimler kimi zaman,
zorlu yıkıntıları giderir sarsıntılardan doğan,
döndürür her tozanı kendine özgü yoluna.
egemenliğini kurmaya çalışan ölümü savar,
sönmeye yüz tutmuş duyuları ateşler yeniden.
yoksa nasıl ölümün eşiğindeki canlılar, toplayıp
bilinçlerini dönerlerdi kıyımın kapısından
almışlarken yarı yolu, gitmek daha kolayken?"

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 82.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"dahası: yabancı bir güçle yerinden edildiğinde
diri etin bileşimindeki tozanlar
yani iç konumlarını yitirdiğinde, doğar acı.
dingin mutluluksa döner geri
öğeler yerli yerini bulduğunda. demek ki
acı işlemiyor atomlara, haz da duyamıyorlar.
devinim değişmeleriyle acıya yol açan
ya da sonra dirimsel mutluluğu devşiren
ilksel tozanları yoktur ki onları oluşturan;
duyumla donatılmış da olamazlar bu yüzden."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 83.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"şu da var: canlılardaki duyum yetisini genellikle
atomlarının duyululuğuna bağlayacaksak eğer,
nasıl açıklayacağız insan soyunu oluşturan
atomları özellikle? duyulu olmakla kalmaz bunlar,
kahkahayla gülerler, yaşlar süzülür yanaklarından,
küfre varana dek tartışırlar yaratılış üstüne,
kendilerini oluşturan öğeleri sorarlar."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 83.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ölümlülere benzetilecekse tohumlar,
başka ilksel tozanlardan oluşmaları gerekir,
o tozanların da daha başka tozanlardan.
bir son çekemeyiz bu sürece, derim ki ben de
bu kanıtça, her canlı -düşünen, gülen, konuşan-
bu edimlerle donanmış tozanlardan oluşmalı.
diyeceksin ki, düpedüz çılgınca bir sav bu:
gülemeyen tozanlardan oluşsa da gülebilir kişi,
düşünceden, konuşmadan yoksunsa da tozanları
girebilir bilgiç tartışmalara. duyumlu varlıklar
neden çıkmasın duyudan yoksun tohumlardan?"

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 83.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"üstelik göğün dölünden geliyoruz hepimiz,
babamız birdir ve besleyici anamız; ondan alır
su damlalarını sağanaklar halinde, ve
döllenince, güleç yemişler verir gür ağaçlar,
insanoğlunu, bütün hayvan soylarını türetir.
beslendikleri ondandır, sevinçleri ondan,
ondandır soylarını yenilemeleri.
boşuna değildir toprağın ana diye anılması.
bağrından fışkıranlar yine ona döner sonunda
esirden süzülen tozanlarsa göğe çıkar yine."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 83-84.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ölüm, yok edemez varlıkların kurucu tozanlarını,
dokularını bozar. sonra yeni bir bileşime
sokar onları, biçim ve renkleri değiştirerek.
edinilmiş duyum, doğabilir ve yitebilir bir anda.
düşün ki, göğü, denizi, toprağı oluşturan öğeler,
ekinleri, ağaçları ve hayvanları da oluşturur.
-aktardıkları, üstlendikleri devinimlere göre-
ne büyük önem taşıdığını kavrayabiliriz
aynı öğelerin başka bileşimlerde, durumlarda.
gövdelerin yüzeyinde görünüp de
ara sıra var olan, sonra ansızın yiten
niteliklerine bakıp da atomların
ölümsüzlüklerinden artık kuşkulanmazsın."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 84.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bu dizelerde harflerin ne anlamda ve
nasıl bir sıra gözetilerek dizildiği
elbet önemli. hepsi değilse bile benzeşiyor çoğu.
yine de harflerin konumundaki
farklılıktır belirleyen her bir sözcüğü.
doğal varlıklar için de böyle: bir değişim varsa,
varlıkları kuran atomların bileşiminde.
deviniminde, düzeninde, durumunda ve biçiminde,
bileşik nesnede de koşut değişme var mutlaka."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 84.
15 /