to bid you farewell

1 /
fenriz fenriz
morningrise albümünün en sağlam parçalarından biri bence. özellikle mikael akerfeldt in "devotion eludes and in sadness i lumber in my own ashes i am standing without a soul" diye şarkıyı sölemeye başlamadan önceki kısım oldukça gazdır bence.
azureel azureel
11 dakikalık boyuna rağmen az ve öz sözleri, gitar ve hafif davul~zil sesleri ile kendini dinleten opeth şarkısı.
şarkının ilk yarısı süper rahatlatıcı, dinlendirici etkiye sahiptir. keşke son 3 dakikada opethin kendi çizgisine dönüp bizleri electro gitarla geren kısmı olmasa da hep güzel gitse. şarkının sonu da müthiştir, tüylerim her dinleyişimde diken diken oluyor. sözlerini yazayım da tam olsun;

i am awaiting the sunrise
gazing modestly through the coldest morning
once it came you lied
embracing us over autumn's proud treetops
i stand motionless
in a parade of falling rain
your voice i cannot hear
as i am falling again

devotion eludes
and in sadness i lumber
in my own ashes i am standing without a soul
she wept and whispered: "i know..."

we walked into the night
am i
to bid you farewell?
why can't you see that i try
when every tear i shed
is for you?
azureel azureel
yarım yamalak sözlerini türkçeye çevirmeye çalışarak, anlamını biraz daha derin kavrayabildiğiniz etkili yapıt.
ağlatan şarkılar #1, deneme;
gündoğumunu bekliyorum
en soğuk sabahlardan birine alçakgönüllükle gözümü diktim
sen yalan söylediğinde gelmişti bir kez
güz ağaçlarının mağrur tepeleri bizi kucakladığında
hareketsizce durdum
düşen yağmurun gösterişinde
sesleniyorsun, duyamıyorum
sanki tekrar düşüyorum
...
bağlılığımdan sıyrılıyorum
mutsuzca yürüyorum yalpalayarak
kendi küllerimde ruhsuzca dikiliyorum.
ve o ağlarken fısıldadı: "biliyorum"
gecenin içine yürüdük
sana bir elveda teklif ediyorum? (çok düşündüm bu satırı)
neden denediğimi göremiyorsun
akan her damla göz yaşım
senin için olduğu halde.
fempusay fempusay
oldukça kendine bağlayan bir yönü var bu eserin. abiler hakikaten özenmişler. özellikle söz yazarı -ki vokal yapan arkadaş oluyor sanırım-. gerçekten insanın böyle bir eser yaratabilmesi içi ağır bir şeyler yaşaması lazım. özellikle;
.....
stand motionless
in a parade of falling rain
your voice i cannot hear
as i am falling again
.....
tadında sözler yazmak her babayiğidin harcı olmasa gerek. dokunaklı mıdır? evet, ayrılığı ve onun acılarını derinlemesine yaşayan bünyelere oldukça kuvvetli yan etkileri vardır. özellikle girişteki gitarlı seramoninin. ve sonra aniden yükselen bir ritm size gerçekten yağan bir yağmur varmış hissi uyandırmakta. ardından vokalle desteklenen bu kalabalık ve büyük yağmur damlacıklarıyla birlikte düştüğünüzü hissediyorsunuz. vokal abi bu arada bir seslenme eylemine girer ki; akıllara zarardır. dehşet bir eserdir yanisi. koyar, dağıtır insanı. her anı ayrı bir anlam verir duygu yüklü gönüllere ve zaten herdaim yağmak üzere programlanmış gözlere sahipsen hemen orada boşaltırsın içini. ha rahatlar mısın? onu bilemem ama ikinci, üçüncü * dinleyişlere girişirsin hemen. evet aynen böyle.
zaknafein zaknafein
neler hissettirdiğini anlatmaya kelimelerin yetersiz kaldığı nadir şarkılardan birisidir.durup dururken ağlatır hiç acımaz.
1 /