tokatçı

1 /
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
kemal sunal'ın en güzel filmlerinden biridir.başlık parasını toplamak için şehire giden osman'ın askerlik arkadaşı şevket ile birlikte başından geçen komik olaylar anlatılır bu filmde.karbonat erol rolündeki ünal gürel filmin en başarılı oyuncularından biridir bu yapımda.
redinef redinef
osmanlıda ordunun bir bölüğü/bölümü, tokat atarak savaş meydanında etkili olurlardı (tıpkı yeniçeri teşkilâtı gibi devşirmelerden oluşmuştur büyük kısmı).
orgomelih orgomelih
şevket'le kemal'in kumarhaneye gidip şevket'in kart sakladığını gören kemal, ''bir dakika şevket, senin daha fazla kazanman lazım.'' deyip kartları diğer oyunculara göstermesi, ardından ''yav şevket bana bak seni dövdüler bana para verdiler.'' repliğiyle yardıran efsane film.
sair i azam sair i azam
japon hizmetçi kılığına girdiğinde adının shogun olması çok güzel bir detay bence. ilk izlediğimde tabi bir bok çakmamıştım da sonradan shogun total war olsun, başka şeyler olsun anlamını öğrenince acayip hoşuma ve komiğime gitti. sanıldığı kadar sığ komedi değil bunlar. geniş aile'deki koffi annan göndermelerine kahkaha atarken zamanında bu ve benzeri gönderilere de şapka çıkartmak gerekli.
sair i azam sair i azam
tokatçılığa yeteneğimin olduğunu geçen yaz fark ettim. inanır mısınız, o zamandan beri durmuyorum. paso tokatlıyorum birilerini. gelene 5 lira kaktırıyorum gidene 10 lira.

bu üstün marifetimin farkına ilk başta yazlıkta vardım. arkadaşla kumpir yemiştik. hesap ödemeye gittik, arkadaş ödedi ve sıra bana geldi. 9 liralık kumpir için 50 lira uzattım. kadın para üstünü uzattı, göz ucuyla bakıp paranın denk olmadığına karar verip yalnız 50 lira vermiştim dedim. bu sırada da gözlerimle kadını patlıcan dolması gibi oydum. mind fuck'a uğrayan kadın pardon diyerek 50 lira paranın üstü olarak 59 lira verdi.

olayı bozuntuya vermeden kolay gelsin dedim ve çıkışta bekleyen arkadaşıma doğru gittim. sonra "koş lan koş" diyerek arkadaşın kolundan tutup sürüklemeye başladım. o noldu lan falan derken kasiyeri tokat manyağı yaptığımı anlattım. güldük eğlendik derken kadının yaşlı olması nedeniyle vicdan azabı çektim ve dönüp parasını geri verdim.

bu olay ilginç bir anı olarak kalacaktı ki 1 haftaya kalmadan filicori'yi de tokatladım ve işte o zaman damarlarımda akan üçkağıtçı kanının farkına tamamıyla vardım. arkadaşla birer soda içtik ve 4.5 liraya soda mı olur lan diye ortalığa sövmeye giriştik. orası elit bir mekandı ve biz de pek uymuyorduk. etraftaki kodamanlara sövüp maden suyunun yanında verilen limonu kemirdikten sonra kalktım ve hesabı ödemeye gittim. kasiyeri gözlerimle haşamat ettikten sonra 10 lira para verip 13 lira para üstü aldım. yine bozuntuya vermeden kolay gelsin diyerek oradan ayrıldım. bu sefer affetmedim. yeteneğimle kapitalist düzene sağlam bir tokat atmış, sistemin çarklarını sofra bezine çevirmiştim. gururluydum.

o zamandan beri kem gözlerimle kasiyerlerin feleğini şaşırtıyor ve paralarını cukkalıyorum. tek rakibim bakkallar. adamlar o küçük ekran tv'deki atv dizilerinden gözlerini ayırıp bana baksalar onları da gözlerimle parça pinçik edeceğim de yok... adamlar çetin ceviz.
1 /