toplumsal akıl

ctrl x ctrl x
şuna aklımız ermiyor; zannediyoruz ki siyasette de kişi aklıdır asıl olan. toplumun kendine has bir aklının bulunabileceğini, bu aklın fertlerin akıllarının toplamından üstün olacağı, hiç bir ferde indirgenemeyecek derecede üstün olacağı keyfiyetini kavrayamıyoruz. şöyle zannediyoruz; toplumsal alan bir ferdin temsiliyetiyle gerçekleşir, neticede o da bir fert aklıdır (böyle zannediyoruz). onun için toplumsal alanda kurumlara ihtiyaç duymuyoruz, olanları kolaylıkla yıkıyoruz. bunu siyasetçilerimiz henüz keşfetmiş değiller.

kurumsal akıl, tek tek fertlerinin akıllarının toplamından üstedir,  yücedir. çünkü fert bir şeyi örme, elde etme pahasına 100 şeyi kör geçer, hiçbir tikel durum tüm cihetlere hakim olamaz. kurumsallık dediğimiz şeyse fertleri araçsallaştırarak yani fertleri kullanarak içinde hiçbir körlüğün bulunmadığı bir akla yükselir. siyasette kurumsallık böyle okunur, onun için parlamentoya ihtiyaç duyulur, onun için müzakereye ihtiyaç duyulur, onun için kürsü dokunulmazlığı vardır. bu siyasal haklar, kurumsal siyasal haklar dokunulmazlıklar boşuna icat edilmemiştir.

niye adamın kürsüsünü dokunulmaz yapıyorsun ki sen siyasetçi oldu diye, çünkü herkes kürsüde söyleyebileceği her şeyi söylesin diye. bunun suç olmasına suç olmamasına bakamaz. çünkü kürsüde suç mutalasi yapılmaz. niye? kurumsal akıl üresin diye. toplumun aklı ona atmosfer gibidir çünkü, toplumsal akıl daha doğrusu toplumun aklı değil de.. toplumsal akıl atmosfer gibidir.