tövbe

1 /
firsattanistifade firsattanistifade
bir çelik erişçi şarkısı. sözlerini de yazayım tam olsun:

beni sevmek ah
yürek ister ah
sevemezsin ah, sevme demedim mi ?
çok ağlarsın, çok yanarsın
günah benden gitti demedim mi ?
kimler geldi, kimler geçti
aşk şaraptı, içtik bitti
içtik, içtik sarhoş olduk
aşk çileydi çektik bitti
bir daha seversem eğer
tövbe, tövbeler tövbesi dersin
bir daha içersem eğer
tövbe, tövbeler tövbesi dersin

söz - müzik - düzenleme : çelik erişçi

(bkz: itü sözlük lyrics servisi)
torbaci sirin torbaci sirin
yepyeni bir duman parçası. yeni albümlerinden göze çarpan bir kaç parçadan bir tanesi. sözleride şu şekilde;

cancağızım dayan
geçmiyor yaran
sıkılma
boşver gitsin aldırma

kor gibi yansın
halinden utansın
hor görme
o yansın sen söndürme

dönecek halin mi var
kahrolsun hain dünya
yıllanmış halim mi var
kurtarsın

sor zalim günler
beyhude hayaller
öldürme
boş laflarla güldürme

dönecek halim mi var
kahrolsun hain dünya
yıllanmış halim mi var
kurtarsın

başka çaremiz mi var
nerde
hala bir ümit mi var
bekle
sol yanım feryat eder
dinle
böyle bu kaçıncı ettiğin
tövbe
söyle bu kaçıncı ettiğin
tövbe
surrealkedi surrealkedi
"ohhh !" dedirten,hiç bilmediğiniz bir ülkede bir tanıdık insan görmek kadar sevindiren tam bir duman parçası.
son albümün en güzellerinden,en derinlerinden.

dönecek halin mi var ? kahrolsun hain dünya !
ecstasy ecstasy
hala bir ümit mi var
bekle
sol yanım feryat eder
dinle

ne ya şimdi bu?herşey bu kadar açık saçık söylenmez ki!tövbe tövbe...
helal lan size!
gürrç gürrç
duman'ın ağır triplere iten şarkılarındandır. didaktiktir. fena çarpar adamı.
dinletiyor kendini durduramıyoruz efendim.
(bkz:
)
the cekat the cekat
bazen her şeyi, her sıkıntıyı, her kötülüğü, geçmişi, geleceği unutarak tövbe edesi gelir insanın. o anda bir rahatlama olur ama, üç beş saniyedir bu his. nefis bu duyguyu fazla sürmeden alt eder, uçurur, götürür.
fatih obama fatih obama
dini hikayelerimizden birinin adıdır.


ebu said (r.a) anlatıyor:
"resûlullah (a.s) buyurdular ki:

sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. kendisine bir râhib tarifedildi. ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tevbe imkânının olup olmadığını sordu.

râhib:

- hayır yoktur! dedi. herif onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı.

adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. kendisine âlim bir kişi tarif edildi. ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tevbe imkânı olup olmadığını sordu.

âlim:

- evet, vardır, seninle tevben arasına kim perde olabilir? dedi. ve ilâve etti:

- ancak, falan memlekete gitmelisin. zîra orada allah'a ibadet eden kimseler var. sen de onlarla allah ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. zira orası kötü bir yer.

adam yola çıktı. giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilâfa düştüler.

rahmet melekleri:

- bu adam tevbekâr olarak geldi. kalben allah yönelmişti, dediler.

azab melekleri de:

- bu adam hiçbir hayır işlemedi, dediler.

onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. melekler onu aralarında hakem yaptılar.

hakem onlara:

-onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin,dedi.

ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. onu hemen rahmet melekleri aldılar."


kaynak: buharî, enbiya 50; müslim, tevbe 46, (2766); ibnu mâce, diyât 2, (2621).
1 /