trajikomik

drummy drummy
gecenin şu saatinde beynimde şimşek gibi çakan kelimedir. dışarıda da fena çakıyor, korkuyorum o ayrı.
ne midir trajikomik bulduğum?
eşek sikeni hoş görelim, feminizm hakkında yanlış bilgilere sahibim (en kibarca bu şekilde söylenebilir) ve utanmadan bir de feministim diyebiliyorum, yurtdışında yaşıyorum, türkçe karakterli klavyem yok ama kutucuğun sağ üst köşesindeki türkçe karakter bolluğuna rağmen "yasıyorum" * tembelliğindeyim gibi gösterişlerde bulunabiliyorum, üstüne üstlük bilinçaltımdan da olsa, ben bunu kendim fark etmemiş olsam da gizli bir avrupa hayranlığım mevcut, vs.

lan bu eşek siken adamın bir eli 5 parmağı yok mu? anadoludaki bütün erkeklerin kadını var da bir onun mu yok. illa bir yere bir şeye girmekle mi oluyor bu.
feminizmi şımarıklıkla karıştırmış bünyeler sayesinde ülkem feministlerinin yanlış anlaşıldığı, hor görüldüğü bir memlekette kim tarafından ne kadar saygı, eşitlik görmeyi bekliyorsun, ki bunu da ne kadar hak ediyorsun zaten. bazılarının götüne kaçıyor o ayrı tabi.
lisanına en çok sahip çıkman gerek yerde, yurtdışında olduğunu vurgulayıp da sözlükte, evet üstelik sözlükte, gereken özeni göstermiyor, yazılarınla türkçeyi katlediyorsan, vah halinize.


trajiğini anladın sen, de, komik kısmı daha da trajik boyutta sanki.

yok hayır, canım sıkkın değil. (idi)
memomento memomento
isimleri lazım değil 2 tane capon balığı hediye edilmişti kardeşime.çok da sevinmişti çocukcağız.balıklara bikaç gün baktı sonra memlekete gitti ve balıklar bana emanet kaldı.bi süre sora balıkların sularının değişmesi gerekti.akvaryumu kucaklayıp doğru banyoya gittim.çabuk olup bitsin diye de süzgeç falan kullanmadan suyu boşaltmaya başladım.malum balıklar, ben ne olduğunu anlamadan atlayıverdiler küvete.tabi ordan da kanalizasyona.gülsemmi ağlasammı bilemedim.balıklardan o gün bu gündür haber alamadım.sonra bi telaş yeni balıklar alıp yerlerine koydum. bu durum hiç içime sinmedi ama naparsın kardeşime de ''balıklar foseptiğe karıştı'' diyemedim.neyse ki kardeşim durumu çakmadı.ki balıkların değiştiğinden bihaber,mutlu mesut yaşıyor.

burdan iki caponuma sesleniyoruum bombagül!,saçmanur!eğer bi yaşam alanı bulduysanız ve sesimi duyuyosanız yuvanıza geri dönün,sizin için 3 oda bi salon akvaryum yaptırcam,sizi sıcak sudan soğuk suya sokmicam!
suursuz suursuz
sevdiğimiz birinin ölüm yıldönümünde resmi tatil var mı yok mu, okula gidecek miyiz yoksa eşek gibi yatacak mıyız bütün gün diye sorulan soruların ortaya çıkardığı durumlardan birine verilen ad..

(bkz: 10 kasım duyuruları)
kırılgan düşler kırılgan düşler
bir öğretmen arkadaşımın şahit olduğu şu olaydır:

uşak'ta bir kitabevine girer, kitaplara bakarken iki liseli kız gelir ve halit ziya uşaklıgil'in "aşkı memnu" isimli romanını görürler ve birisi şöyle der; "aa bak dizisi tuttu ya hemen kitabını çıkarmışlar!"

ya arkadaş bu nasıl iştir? sen lise çağına gelmişsin artık çocuk değilsin, hiç mi edebiyat dersi görmedin?
hadi onu geç halit ziya uşaklıgil, soy adından da anlaşılacağı üzere uşaklı bir zat-ı muhteremdi. dahası uşak'ta halit ziya kampüsü, halit ziya mahallesi gibi bir çok mekan, sokak ismi var.
gerçekten trajikomik...
alise alise
insanın kendi gözyaşının kulağına kaçmasıdır.

bu kadar trajik olma yolunda ilerleyen damlacığın bulduğu komik sonla o kelimeler birleşmiş gibidir.