tunceli belediyesinden kadına regl izni

1 /
neverendingblueroad neverendingblueroad
tunceli belediyesi, 25 kasım kadına yönelik şiddetle mücadele gününde aldığı kararla kadınlara ayda bir gün regl izni verildiğini duyurdu.

www.cumhuriyet.com.tr

dünyanın en saçma, en gereksiz, en şovenist, en suistimale açık ve en ötekileştirici uygulaması. kimse beni bunun gerçekten kadınların konforu için yapıldığına inandıramaz. kadını düşünenler geçen hafta neredeydi acaba? okullar bir hafta tatil oldu, olan ailelere oldu. madem öyle geçen hafta izin verseydi anne olanlara.
halihazırda doğum izinleri nedeniyle kadın çalışan istemeyen ve işe alımlarda erkeklere öncelik tanıyan işletmeler varken sanmıyorum ama yine de umarım genele yayılmaz bu uygulama.
filante divinita filante divinita
alkışlanması gereken iştir. tabi ki sözlük ortamında saçma sapan boklar atılacaktır. hiç mi kadın tanımadınız, hiç mi sevgiliniz olmadı, anneniz, kızkardeşiniz?

her kadının regl dönemi aynı olmuyor, öyle sancılı geçiyor ki bazı kadınlarınki, kıvrana kıvrana toplantıya giden eski kız arkadaşım geliyor gözümün önüne, toplantıdan sonra ağlayarak beni arayıp eve götürmemi isteyen..

tamamen biyolojik sebeplerden dolayı erkeklerin bir gün fazla çalışması kadın erkek eşitliğine sığmıyormuş. bak sana bir eşitsizlik daha söyleyeyim. tamamen biyolojik sebeplerden dolayı kadinlar 4,5 ay ücretli doğum iznine çıkabiliyor ama erkekler 5 gün-cük. erkeklerin doğum yapamaması vahşi kapitalizm tarafından cezalandırılıyor.
1
yürüyen adam yürüyen adam
türk insanına iyilik güzellik yaramaz abi. sözlük bile karışmış iki dakikada. adamlar kadınların işlerini kolaylaştırmış işte daha bunun altında bir şey aramaya gerek yok. kadınların yaşadığı insani bir durum neticede ayıp değil günah değil başka hiçbir şey değil sadece biyolojik bir olay hepsi bu ve bu süreç zorlu bir süreç kadınlara yardım etmeleri ne güzel işte.
frijit bardot frijit bardot
şimdiye kadar tunceli-dersim, feminist ayaklanması, kadın kelimesini görünce yaşanan rahatsızlık gibi konuları kaşımıştır. zaman içinde sayının artmasını bekliyoruz. dış kulvardan bir kadınlık takımlarını söktürsünler ya da yeri gelmişken kadınlar da askere alınsıncıların atağını bekliyorum ben örneğin.

patolojik boyutta ağrıların yaşanacağı (bkz: endometriyozis) gibi bir rahatsızlığım yok ve (bkz: dismenore) ergenliğimden sonra çok şiddetli olarak birkaç kez deneyimledim onda da iğne-ilaçla idare ettim ya da izin alıp işe gitmedim zaten. ben yaşamıyorum/ bir şekilde hallediyorum, çoğu kadının (sağlıklı şartlarda) regl ve pms dönemine olan abartısından rahatsız oluyorum hatta ama regl dönemini hastalık boyutunda çok şiddetli ağrılarla geçiren(yüksek oranda) kadının kendi isteği dahilinde olmayan, seçim hakları olsa hiçbirinin tamam demeyeceği kadınlara; kadın fizyolojisi ile alakalı bir konuda tanınan haklara sadece cinsiyetlerinden ötürü saldırilması canımı sıkıyor.

kimi pozitif ayrımcılık olduğunu düşünebilir kimi de buna karşı çıkabilir. ben uygulamada birçok problem yaşanacağını ve kötüye kullanılacağını düşünüyorum hatta. buraya kadar hiçbir problem yok. problem fikri olmayan, konu sadece kadın diye otomatik olarak "eşitlik gardaşım yav" diye zırlayan sığırlar. çok basit bir örnekle, erkeğe birçok yerde tanınan cuma izninden bahsedersek mesela ben kullanmıyorum savunması yapacak bu sığırlar. hatta biraz kurcalarsak bu sığırların doğum ve süt izni için de benzer cümlelerle, ek olarak "doğurmasaydı" diyerekten zırladıklarını görürüz muhtemelen. aynı ayrıcalık kendi cinsiyetine uygulanıyor olsaydı bir şekilde, hepimiz biliyoruz ki bunu savunmak için kırk tane sebebi olacaktı bu sığırın. yani konu pozitif ayrımcılık değil bunlara göre, bunun kime yapıldığı.

daha verimli çalışma alanları, saatleri, düzeni oluşturmak adına cımbızladıkları, alkışladıkları büyük şirketlerin uygulamalarına şaşırırken bu sığırlar, sıra kadınla temas eden bir noktaya gelince mağara adamı gibi davranırlar. bağışıklık kazandığımız bir durum. unutmamamız gereken bir nokta var ki bu sığırlara bu kadar medeniyet fazla.
azureel azureel
alsınlar istedikleri gibi izin, kime ne zararı var anlamadım ki. buna tepki gösterenlere de aşağıdaki fıkrayı gönderiyorum;

"
cehennemde yeni bir zebani işe başlamış. ilk gün kıdemli zebani tarafından gezdiriliyormuş. her yerde dev, yüksek kaynar kazanlar içinde yanan insanlar ve her bir kazanın başında zebaniler varmış. bizimki bakmış derin bir kazanın başında 5 zebani bekliyor.
– bu ne demiş ?
– bu almanların kazanı, sürekli birlik olup yardımlaşıp üst üste çıkarak yukarıya tırmanıyorlar ve oradaki zebaniler de tırmananı tekrar aşağıya atıyor…
biraz daha ilerlemişler dev bir kazan daha. başında 3 zebani bekliyormuş. bizimki yine dayanamamış;
– peki burada niye 3 zebani bekliyor?
– bu da amerikalıların kazanı, bunlar da arada yardımlaşıp çıkmaya çalışıyorlar ve görevli 3 zebani yukarıya çıkanı tekrar aşağıya atıyor.
bizimki bakmış bir sürü dev kazan ve her kazanın başında çeşitli sayıda görevli zebani varken ileride bir kazan var ki başında hiç zebani falan yok. hemen atılmış;
– yahu bu kazanda niye görevli zebani yok, boş mu?
kıdemli artık bıkkın bir şekilde cevaplamış;
– o türklerin kazanı. görevli zebaniye gerek duymuyoruz. zaten içlerinden birisi çıkmak için çaba sarf ettiğinde diğerleri birlik olarak hemen onu aşağıya çekiyor.
"
ürkek ürkek
kadınsal döngüler kişiden kişiye farklı reaksiyonlar gösterir. kimi şiddetli geçirirken kimi hiçbir şey ağrı hissetmez. ayda bir gün izin verilmesi, tüm iş yerlerinin yapması gereken uygulama. olacaksa pozitif ayrımcılığın böylesi olsun.

bu uygulama suistimal edilir mi, büyük ihtimalle evet. pazartesi ya da cuma gününe denk getirilen regl izinleri kaçınılmaz gibi gözüküyor.
bitli piyade bitli piyade
kimsede dememiş ki menopozdaki kadınlar ne halt yiyecek. onların canı yok mu? ayrıca erkeklere de blue balls izni verilsin kardeşim.
şaka bir yana ped almanın bile tabu olduğu bir ülkede regl izni almak direkt fişlenmeye yol açabilir.
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
hiçbiri acılarımı dindirmez de varsın diğerleri mutlu olsun diyorum asdfhjkk

kamu'da olmayanlar kendini bu kadar paralamasın.
bizim iş yerinde de akşam gruplarında hep kapanışı ben yapıyorum, hani nerde eşitlik, diyen bir arkadaş vardı, işe girerken şartını koşsaydın dedim geçtim. ağlamayın.
gurt gurt
kadınların mal bulmuş mağribi gibi atladığı uygulama.

kamu kurumlarını bir kenara bırakırsak birkaç yıl sonra bu talepler, özel sektörde kadınların bu yöndeki izin istekleri dolayısıyla istihdamlarını azaltacak gibi duruyor. doğum izni, süt izni, regl izni -hepsini bir tutmuyorum elbette- derken özel sektörde kurumların bir kısmı sırf bu yüzden kadın çalıştırmak istemeyeceği kanaatindeyim.
1 /