türbanlıları sevmek için nedenler

1 /
gözüpeksümsük gözüpeksümsük
ilk önce bu başlığı açan insanımsıyı zekasından dolayı kutlar, başarılarının devamını diler, en kısa zamanda kutladığım zekasını harekete geçirmesini temenni ederim. abim beyinsiz misiniz ne saçma sapan bir şeydir bu ya neyse iyi insan olmaları olabilir daha birçok nedenin de olabiliceği gibi.
lifembrr lifembrr
biz hayatı yaşamaya sevgiyle başlıyoruz
dolayısıyla mağlubiyetimiz ordan kaynaklanıyor.
oysa ordan değilde şurdan başlasak hayata;
saygıdan...
saygının içinde en güzel şekilde vardır sevgi.işte o zaman insanları kategorilere ayırmayı bırakırız belki.bu utanç dolu kelimeleri okumayız belki de.türbanlı ya da türbansız ne farkeder ki tahammül sınırımız olmadıkça.
lady luck lady luck
insan sandıklarımızın, leş ruhlu, pespaye birer yavşak olduklarını gösterdikleri için minnettarım onlara.

sanırsın hepsinin anneannesi, babaannesi, ataları, düşes!

özellikle bu balgam temizleyen, bilimden uzak bik bikliği yapan kompleksli dallamalar; özünüz bu, bunu kabul edin, hepinizin ailesinde, akrabasında, teyzesinde, ninesinde, mutlak suretle birisinde var. neyinden utanıp caka satıyorsunuz burada?
playbey playbey
sevmek için neden arayan otursun bir kere bir yerinin üzerine ve düşünsün önce.
ulan o kadar oksijen sarfiyatı yapıyorum benim şu insanlığa katkım ne diye?
o çok sevdiği nefsi var ya; hani yasin suresinde anlatılır, hristiyan olan da bilir müslüman olan da.
antakyada kafirlere davet için hz. isa'nın havarilerinden iki kişi gelmiş ve demiş ki hak yola gelin. hak yol bunu emrediyor.
bunlar da demişler ki sizin anlattıklarınız nefsimize zor geliyor bu yüzden sizin anlattıklarınız kötüdür. kafaya bak.
sonra bu elçilere demişler ki sizin yüzünüzden uğursuzluk geldi bize, size öyle işkence yapacağız ki keşke ölseydik diyeceksiniz.
bunu duyan habib-i neccar isimli marangoz koşarak gelmiş şehrin öbür tarafından. demiş sizin taptıklarınıza ben de tapıyordum vallahi bir faydasını görmedim. bağırsakları ağzından çıkana kadar dövüp öldürmüşler mazlumu.
işte hidayet de böyle bir şey, biri senin yanında hakk'ı anlatıp tavsiye ederken sana uğramaz da, ta şehrin öbür tarafındaki adama uğrar da hidayet koşa koşa gelir.
nefsini mutlak doğru kabul eden kişi "ulan benim nefsim mi var?" tefekkürüne bile girmez de "bu doğrudur, sizin dedikleriniz yanlıştır çünkü nefsime ağır geliyor." diye saçmasapan bir mantıkla cevap verdiğini zanneder.
hani casiye suresi 23. ayette tarif ediliyor ya bu tipler. bak bak, 1400 sene önceden mutsuzluğun resmini çizmiş kuran, abidin iyi dinle.

"hevâ ve hevesini tanrı edinen ve allah’ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? şimdi onu allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? hâla ibret almayacak mısınız?"

son cümledeki "hâlâ"ya da dikkat çekmek isterim.

biliyor muydunuz? putperestler tapındıkları putları kendiler yapıyorlar ya. bilin bakalım ekseriyetle ne şeklinde yapmışlar? tabi ki güzel kadın. adam o kadar düşmüş şehvetin peşine ki taptığını da kadın yapmış.

hani, sen kafir, sen sevdiğin kadına "sana tapıyorum" diyorsun ya. demin otur ve düşün dedim ya, şimdi ayakta düşün söylediklerimi.

şu papağalığını yaptığım şeyler "hala ibret almayacak mısınız?" sorusuna "evet, alacağız." diyenler için o kadar önemli ki.
ve sen..
sen yine okuyup, eksimi verip, nefsine savaş ilan eden adama karşı nefsini savunup, görevini yapmanın verdiği huzur ile keyiflenerek hayatına devam edeceksin, dokunmayacak bile sana hayat.

"selametle."*

tanım: sebep arayan süzme dangalak olduğu için, akil adam için olmayan sebeplerdir.
fkkf fkkf
türbanlı - türbansız diye ayrım yapan zihniyet bi' zahmet sevmesin zaten. bu hakaretten başka bir şey olmaz. şekle tapan zihniyet kendi çöplüğünde otlasın.
1 /