türk mezar taşı edebiyatı

omer e omer e
kapaktaki görselin sayfasına ulaştım.
tam haliyle olmasa bile aklımda kalan birkaç ifade ...kitabeler için şair, hattat ve nakkaş gerektiğinden, statü ve varlıkla ilişkili eserlerdir.
öte taraftan batı dünyası için bir korku, gerilim mekanı olan mezarlıklar, doğu kültüründe olabildiğince estetize edilerek, ölümsüzlüğü hatırlatan mekanlar olmasına çalışılmıştır.


türkçe;

anabacı vokke anabacı vokke
en başatlarından birisi de "dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz"dur. işte atatürk alfebeyi değiştirince bir gecede cahil kalmışız çünkü. ama bir çoğumzun dedesinin mezar taşı bile yoktur. işte acı gerçek... ölümce bir kefen parası bile olmayan, gençliğini ihtiyar yaşayan dedelerin diriliş ertuğrul izleyerek coşan bugününden memnuniyetsiz torunları.
omer e omer e
şairin, diyor, bolayır'da bulunan ve birkaç sefer tadilat gören mezar taşında artık bu ifadeler bulunmamaktadır.

ölürsem görmeden millette ümid ettiğim feyzi,
yazılsın seng-i kabrimde vatan mahzun ben mahzun.

namık kemal.
blue veins blue veins
dedemin mezar taşını okuyamıyorum. acaba ne yazıyor. normalde ölüm tarihi vs yazar ama öğrendiğim kadarıyla o şifreli bir mesajla altınları sakladığı yeri anlatmış. neyse ki atatürk türkçeyi geri getirdi de arapça bilen kalmadı kimse mezar taşını okuyup altına çökmedi. bi arap tercümana % 5 verip şifreyi çözeceğim yakında.
omer e omer e
ahmet hamdi tanpınar

uzağız çok uzağız şimdi ışıktan
çocuk sesinden gül ve sarmaşıktan
dönmeyen gemiler olduk açıktan
adımızı soran, arayan var mıdır?

ama bu değil, kimin tercihiyle yazıldığı bilinmeyen, meşhur şiirinin ilk mısrası derindir... hepsi yazılsa yakışırdı.

"ne içindeyim zamanın,
ne de büsbütün dışında;"
yekpâre, geniş bir ânın
parçalanmaz akışında.

bir garip rüyâ rengiyle
uyuşmuş gibi her şekil,
rüzgârda uçan tüy bile
benim kadar hafif değil.

başım sükûtu öğüten
uçsuz, bucaksız değirmen;
i̇çim muradına ermiş
abasız, postsuz bir derviş;

kökü bende bir sarmaşık
olmuş dünya sezmekteyim,
mavi, masmavi bir ışık
ortasında yüzmekteyim...
( 1901 - 1962 )