türk vendetta türk milletine konuşuyor

randolph carter randolph carter
2011 seçimleri için "cumhuriyet güçbirliği" adındaki ulusalcı oluşum tarafından hazırlanmış muazzam bir çalışma.

parlamento binasını havaya uçuran adam çıkmış seçim yüzdelerini falan hesaplıyor. müthiş bir şey.


anabacı vokke anabacı vokke
milletçe her şeyi götünden anlama konusunda üstümüze olmadığını gösteren video. anarşizm diyince dandik bir ulusalcı diktatörlüğün anlaşılmasıyla başlıyor absürd komedi...

bu videoyu çeken arkadaşların asıl götünden anladıkları mevzu ise çoğulculuk(bkz: pluralism) ile çoğunlukçuluğun(bkz: majoritarianism) aynı şey olmadığı. çoğulculuk çok oy alanın çok konuşması değildir. aksine az oy alanın konuşabilmesidir, hatta daha çok konuşmasıdır. çoğunlukçuluk ise en çok oy alanın azınlık hakkında da söz söyleyebilmesi, hatta üzerinde diktatörlük kurmasına denir. yani akp hiç de çoğulcu değil çoğunlukçudur. ama gelgelelim kendileri de çoğulcu değildir. dolayısıyla akp'den daha büyük bir özgürlük vaad etmiyorlar. ha derlerse ki biz demokrasiye komple karşıyız, darbeyle devireceğiz. amenna... ama gene de çoğulcu olmadan dekolte giyinen kadınlar dahil hiç kimseye akp'den fazlasını veremezler. çoğulculuk diye eleştirdikleri şey de çoğunlukçuluk aslında. bu göt'lerin(`genç öfkeli türk) cehaleti de oradan başlıyor zaten.

final ise zavallı... temsili demokrasiye aptallar rejimi dedikten sonra-ki haklı tarafları var- gelip çağırdıkları yer gene sandık. sadece "bizim gibi deliler de var" demek için girseler ona da saygım var. 70-80 bin kişi sırf adı komünist olan bir şeye oy vermek için tkp'ye de oy veriyor mesela... ama sen sağcı solcu birleşiyorsun, deniz gezmiş'i de var deniz gezmiş'e terörist diyen ükücüsü de var. tam bir mevlana tekkesi... ama aldığın oy gene marjinal. madem bütün ayrım noktalarını silmişken daha çok oy alsaydın bari... işte bu noktada da akp'ye oy verdikleri için aptal dediğin milyonlardan daha gerizekalı bir duruma düşüyorsun. madem seçim oyununu kaybedeceksin, görkemli kaybet gerizekalı...
dumrul dumrul
bunu tamamen unutmuşum. memlekette o kadar çok geri zekalının o kadar çok geri zekalıca hareketi var ki bir yerden sonra hepsi unutulmaya başlıyor.

bırakın guy fawkes gibi gerçek bir karakter olmasını bu çizgi romanın (ve/veya filmin) türkiye'de geçen yerli bir versiyonu yapılsa yazarını, çizerini, yönetmenini hatta okuyup/izleyip beğenenini bile linç edecek, "tutuklansın" diye twitter kampanyaları düzenleyecek adamlar guy fawkes cosplay'i yapıyorlar. üstelik bunu oy verme çağrısıyla birleştirebiliyorlar.

nasıl bir dramın içinde yaşıyorsak artık...

bu ülke gerçekten sirk gibi. bağlam diye bir şeyi algılayabilen yok. şimdi cehalet var cehalet var. benim hem babannem hem de annanem cahillerdi. okur yazarlıkları bile yoktu ama bir şey konuştukları zaman en azından bildikleri konularda konuşurlardı. meselelerin bağlamlarını alıp hamur gibi kafalarına göre yoğurmazlardı. bilmediklerini bilirlerdi. işte diğer tarafta da bu nevi tipler var. bunlar her yerdeler. bu öyle bir vasat ki her siyasi akımın, her görüşün çoğunluğunu oluşturuyor.

türkiye'de yaşasa infaz edilmesi için çırpınacakları che'yi dilinden düşürmeyenler var.

bir dönem kendisine ateist diyen yığınla alevi vardı. o dönemde tabii ülkede ateist diye bir şey yok. gece gündüz ali ali diye dolanan tip ortada ateist diye geziniyordu. aslına baksanız bizim ortalama sünni cumhuriyetçi türk tiplemesi ateizme bunlardan daha yakın olurdu ama dinli olan kendini dinsiz sanıyordu, aslında dinsiz olan da dinli sanıyordu. 1995 gezi isyanından sonra aleviler neyse ki dini yeniden keşfettiler de ateizmin fikriyatı bu yükü atabilmiş oldu.

komünistlere bakıyorsun. 1930'lar rusya'sında yaşasalar sscb tarafından önce sibirya'ya sürülüp sonra kurşuna dizilecek olan anarşist işçileri neredeyse millete komünist olarak yutturacaklar. lan ben şunu şahsen biliyorum ki yığınla genç komünist nicola sacco'yu, bartolomeo vanzetti'yi, albert parsons'u, adolph fischer'i, louis lingg'i vs komünist zannediyor. aynı komünistler şeriatçı iran'a karşı ayaklanan seküler kadınlara karşı islamo-faşist rejimi destekleyebiliyorlar. tayyip'in kankası maduro için kendilerini paralıyorlar...

lan geçen gün gördüm çizer melike acar yaralı papağan bulmuş onunla ilgili bir şeyler soruyor, vegan tipin teki gelmiş hayvana eş alırsan sana yakın olmaz incik boncuk, oyuncak moyuncak alırsan idare eder filan diyor. çok sıkıntı olursa veteriner hormon "tedavisi" yapabilirmiş. vay babayın çanağına senin vegan gibi... papağanı evde sana soytarılık etsin diye kafese koyup izole edeceğine kes ye lan. yani siz ölene kadar kendi türünüzle bir daha asla karşılaşamayacağınız bir hücrede yaşamayı mı tercih edersiniz yoksa o an kesilip yenmeyi mi? bazı şeyleri düşünebilmek için dahi olmaya gerek yok ama bizim vasatın cehaleti hiçbir anlamda sınır tanımıyor. şurada kedicilerin lincine maruz kalmayı göze alarak söylüyorum kendine hayvan sever diyen yığınla tip kedileri kısırlaştırmak için kuyruğa giriyor. niye? çünkü kısırlaştırmayınca kediyi kafana göre eve hapsedemiyorsun. lan acaba bu hayvan senin elinde oyuncak olmak için, seni eğlendirmek için doğmamış olabilir mi? doğada canlılığın biricik amacı kendini yeni nesiller yaratarak sürdürmek olabilir mi? acaba o kedi kıç kadar betonun içinde seninle bir ömür geçirmekten hoşnutsuz olabilir mi?

anarşistlere bakıyorsun. yığınla anarşist devlet kuran, güney afrika'da zencilere karşı savaşmak amacıyla ingiliz ordusuna katılabilmek için kıçını yırtan düz ırkçı göt lalesi mahatma gandhiye anarşist kisvesi giydirmeye çalışıyor.

dilinden her ikisi de deist nihal atsız'ı ve atatürk'ü düşürmeyen ülkücüler dönüp dolaşıp deistlere küfrediyorlar.

islamcılar, türkiye'de yaşasa sokakta döve döve öldürecekleri malcolm x'i yere göğe sığdıramıyorlar.




şunların hepsini eşitlemek de istemiyorum ama vasatın durumunu net kavramak için her kesimden örnekleri şöyle bir görmek gerekir. bu saydığım örnekler basit tutarsızlıklar değil. çok derin bir cehaletin, bağlam bilmezliğin, içimize işlemiş ve bizi toplumca bataklığa sürükleyen irrasyonalitenin örnekleri.