türkiye 2050 de süper güç olacak

5 /
turkchekarakter turkchekarakter
bu başlık altında yazan arkadaşlar, kişisel gelişim veya iş dünyası için fırsat buldukça eğitimler seminerler alırlar ve o seminerlerde onlara imkansız diye bir şey yoktur inanırsan başarırsın telkini yapılır.

yahudilerin siyonizm başlangıcını bilirsiniz. 1897 yılındaki baselde toplanan 1. siyonist kongresinden sonra alınan kararlar sonucu bugün artık dünyayı abd eliyle yönetme durumuna evrilmiş haldedir.

siyonist toplantısı ve sonucunu ister inanın ister inanmayın görüyoruz.

peki çok uçuk bir düşünce bile olsa böyle bir şeye neden ulaşamayalım? sebebi bellidir maalesef. inanç eksikliği. eğer inancınız yoksa hiç bir şekilde öyle bir hedef de olmaz ulaşmak için sebep de kalmaz.

yerli arabalar için anlatılan hikayeyi bilirsiniz. devrin cumhurbaşkanı cemal gürsel önce talimat verir mühendisler toplanır 4 adet çalışır araba yaparlar çok kısa zaman içinde ve tanıtım ve sonrasında sürekli aşağılama biz yapamayız altından kalkamayız vs vs şeklinde onlarca sebepten o araç üretilemedi.

bugün bakıyoruz aradan 50 yıldan fazla zaman geçtiği halde değişen bir şey yok. inanç olmadığı için sürekli aşağılama var. bizim türk milleti olduğumuzu tarihimizde imkansızların başarıldığını unutmak istiyorlar.

kore kendi aracını yapmaya karar verdiğinde ve ilk araçlar yollarda görüldüğünde ilk bir kaç yıl yol kenarları bozulmuş olan kendi araçları ile dolmuş. fakat kore halkı: "olsun. kendi aracımız" deyip sahip çıkmışlar ve gelinen nokta ortada. elektronik ve otomotivde artık dünyada söz sahibi ülkeler arasındalar. bu inanç sayesindedir.

bizim insanımızdaki öz güven eksikliği mi dersiniz aşağılık duygusu mudur artık neyse nasıl oluyorsa insanlar bu halde ülkemizde. hiç bir gelişime üretime inanmıyorlar. yapılabileceğine inanç sıfır halde. ve buna rağmen bu ülke gelişmeye üretmeye büyümeye devam ediyor.

2050 de süper güç olup olmamak önemli değil. o inanç var mı yok önemli olan odur.
acarabi acarabi
bu eğitim sistemiyle mümkün olmayacak -olamayacak- durumdur.
türkiye'nin süper güç olabilmesi ancak ve ancak araştıran ve merak ederek araştırıp bulduğunu geliştirmeye çalışan pozitif bilimlere dayalı eğitim öğretim sistemi ile yetişmiş insan kaynaklarıyla olabilir.
değilse, kendi vatandaşını yolunacak kaz olarak gören, zaruri olan en temel iletişim hizmetlerinden ve araçlarından bire bir vergi alan, yetmedi üzerine verginin vergisini alan, emeklisi üç otuz paraya muhtaçken binlerce km ötelere reklam uğruna döviz saçan, iş bilmez bakanlar yüzünden milyarlarca doları çar çur eden, vatandaşına koyduğu kurallara ve kısıtlamalara kendisi ve partilileri uymayan ve cezai yaptırım uygulatmayan, vatandaşının cenazesinde 100 kişiyi çok görüp polis marifetiyle mani olup, tarikatçı din bezirganının cenazesine sıkış tepiş yığılan binleri görmeyen -daha sayarım da uzun yazı sevmiyorum- kişiye odaklı sürü psikolojisinden kurtulamamış ve bu psikolojiden mazoşist bir zevk alan insan yığınlarıyla ancak hayallerde süper güç oluruz.
dumrul dumrul
vatandaşına sokak köpeği muamelesi yapan, anaokulundan yüksek lisansa - doktora seviyesine kadar eğitim - öğretim süreçlerinin tüm kademelerini imam hatipleştiren, ülkeyi her sene 10 - 20 sene geriye atan bu çeteden bir an önce kurtulursak tabii neden olmasın?

senin zaten hepi topu üç - beş tane eli yüzü düzgün üniversiten vardı, sırf bunların tasfiyesi için akademik arka planı sıfırın altında olan tipleri rektör olarak atamıyor mu bu çete? sırf kendi kadrolşması için yeni fakülteler açmıyor mu? üniversitelerimizin dünya sıralamasında kaçıncı olduğuna hiç bakıyor musunuz? akın akın yurtdışına kaçırılan potansiyeli görüyor musunuz? pisa testlerine bakıyor musunuz hiç? lan okuduğunu anlamaktan aciz nesiller yetiştiriliyor. ne anlatıyorsunuz?

sağınıza solunuza bakın. televizyonlarda her konuda bilirkişilik taslayan profesörlerin seviyesine bakın...

bu herifler bu ülkenin tüm kurumlarını biçtiler, kurumsal geleneklerini yok ettiler, anayasa fiilen yürürlükten kaldırıldı, ülkenin yetişmiş insan gücü tamamen biçildi ve vasatlık norm haline getirildi. akp hemen yarın buharlaşsa bu ülkede tahrip edilen her şeyin yeniden inşası en az 10 sene alır. bu kafa terk edilirse her şey mümkün ama bu kafa terk edilmeden 2050'de biz hala ramazanda orucu neyin bozup bozmadığını tartışırız.
812 superfast 812 superfast
malın biri isterse olur inanmak önemli demiş. ya hahaha. he amk he inanırsan olur.

lan bu ülkede insanlar komageneden çiğköfte dürüm alınca 4 kişilik ailesine "dışarıdan yedik" diye mutlu oluyor lan at kafası. ülkede dışardan dürüm yemek lüks haline gelmiş nufusun çok büyük bir kısmı için, inanırsak süper güç oluruz öyle mi? sonra küfür etti, argo konuştu. hassiktir.

çiğ köfte dürüm nedir olm ya ayrıca, insanlık suçu resmen amk. ne saçma sapan yiyecekler var lan.
3
onlar sokak lambası yıldız değil onlar sokak lambası yıldız değil
neden olmasın lan? neden olmasın! şu an geri gidişimiz belki de yayın gerinmesidir. önce iyice geriye gidip sonra fırlayacaahaha vallahi yazarken tam burada sesli güldüm ahaha. neyse biz yine de hadi inş cnm yha, ​diyelim. dolapta yarım yoğurt var, su içinde böyle yarım yoğurt. eğer doğruysa gelecekten biraz avans versinler a*ına koyim sürünüyoruz.

ayrıca bakınız:
alex de souza "hahahahahha zor"


edit: i̇mlâ
randolph carter randolph carter
devlet ile yurttaş arasında bir sözleşme vardır. yurttaş vergi verir, devlet de onun müreffeh koşullarda, temel hakları korunarak, güvenliği sağlanarak yaşaması için gerekli koşulları tesis eder. devlet, meşruiyetini bu iddiadan, bu teminattan alır/almalıdır.

tabi bu beklentiler normal insanlar için geçerli. ülkemizin önemli bir kısmı çocukluk ile ergenlik arasındaki 11-14 yaş aralığına fiksase olup hayatını böyle geçirdiği "süper güç" olmak makul bir şey gibi geliyor.

bizim milliyetçi/muhafazakar tayfanın devlet ile kurduğu ilişki, babasından dayak yiyen bir çocuğun babasının gücüyle övünmesine benziyor. baba bütün parayı kendi zevkleri için yiyor, çocuklarından her şeyini sakınıyor, çocuklarını dövüyor ama baba dışarıda racon kesince çocuk bununla gururlanıyor. sağlıksız bağlanma var çünkü ortada.

velhasıl, devlet baba değildir. devlet aile de değildir. devlet kutsal da değildir. devlet, meşruiyetini vatandaşıyla kurduğu sözleşmeden alan bir organizasyondur. vaatlerini yerine getirebildiği, adaleti ve refahı sağlayabildiği sürece değerlidir. bunları sağlayamayan bir devlet, isterse sınırları çin'den amerika'ya kadar uzansın, meşru ve makul değildir.

bir vatandaşın devletten beklentisi, kendi haklarının karşılanması, adaletin sağlanması olmalıdır. süper güç olması değil. pakistan stadyumlarda nükleer füze gezdiriyor ama ülke nüfusunun çoğu sefalet içinde yaşıyor. çin, şu an dünyanın en büyük ekonomik gücü belki de ama vatandaşları kötü koşullarda yaşıyor. bu bir kriter değil yani. bizim ülkemizden beklediğimiz bu olmamalı.

buradaki akit yazarının yunanistan'daki izdüşümü tarafından hazırlanan haber vtrleriyle övünmenin bir anlamı yok.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
duruma oransal olarak bakmak lazım. şu insan kalitesiyle hâlâ bağımsız bir ülkeysek eğer biz şimdiden süper bir gücüz. bu varoş kitle herhangi bir ülkede olsa tarihten silinir, üzerine beton dökülürdü çoktan. biz nasıl yaşıyoruz anlam veremiyorum.
knightofinstagram knightofinstagram
görürsem söylerim gibi geliyor bana kimse kusura bakmasın. ülkemiz için düşünmek (ki burası aslında çok önemli çünkü kimse düşünmüyor aq bizde) ...ülkemiz için düşünmek ve harekete geçmekte hâlâ geç kalırsak bırak 2050'yi 3050'de bile bir cacık olmaz. ama bizden 25 yıl sonra (1948'de) kurulan israil bizi çoktaaan sollar..
misafirpervert misafirpervert
aslında şu anda bile bazı konularda süper güç sayılabilir türkiye.
mesela online platformlardaki anketler. anasını sikeriz karşımızda çin dahil kimse duramaz. her türlü bizden birisi 1. olur.
5 /