türkiye a milli futbol takımı

1 /
hansvoralberg hansvoralberg
2004 avrupa şampiyonası'nı letonya ya hediye eden, 2006 dünya kupasına gitmek için varlık bile gösteremeyen git gide dünya 3.lüğü etiketini yiyip bitiren takım.
kahnesty kahnesty
fatih terim; oyuncularını sadece "motive ederek" başarılar kazanmış teknik direktördür. taktiği ise eğer elindeki kadro buna uygunsa uygulanabilirdir. türkiye milli takımında defanstan güzel top çıkaracak ve oyunu kuracak birer tane adam olmadığı için güzel bir futbol oynanamıyor. bunun yanında fatih terim'in de ders almam ders veririm diyerek neyin ne olduğunu görmeyecek kadar da at gözlüğü ile bakıyor oyuna.

ah türkiyede bir popescu'la hagi olacaktı da, o zaman görecektiniz milli takımı o zaman
kaşıntı kaşıntı
ersun yanal döneminde bir ekol yaratma yolunda ilerleyen, sorunları olan fakat bundan daha fazla olmayan, aklı evvellerin sabredememesi yüzünden kariyeri ayaklar altında gezen ve bir daha da çıkışa geçemediğine inandığım, bu düşüşü nedeniyle de çokça agresif tavırlar takınan fatih terim'e yeniden emanet edilmiş ve ebesinin şeyini görmüş takım. babadan kalma yöntemleri, geçmiş güzel günleri herhangi bir mantığa dayandırmadan yeniden yaşamaya çalışmayı karakteristik özelliği haline getirmiş türk insanının son buluşu. haluk ulusoy'un fatih terim saplantısı bir süre mutlu bir ilişki yaşayıp ayrılılan sevgiliye acizce umut bağlamaktan başka bir şeye benzemiyor. sonuç ise böyle durumlarda hep olduğu gibi, hüsran...
satiuqea satiuqea
son bosna hersek maçındaki kadrodan birkaç oyuncu değişirse euro 2008 deki her takımla başa baş futbol oynayabilecek takımımızdır. şöyleki; sol bekimiz hakan balta iyi bir kademe alma anlayışına ve ortalama bir futbol fiziğine sahip olmasına rağmen milli takım seviyesi için düz bir futbolcu. bu mevkiye daha özellikli bir futbolcu monte edilebilir. forvet hattında ise nihatın yanında formda ve kuvvetli bir santrafor olmalı.

kalecilerimizden en az biri (volkan veya rüştü) yaz aylarına kadar zaten form tutacaktır. sağ bek alternatifi en bol mevkimiz. şu an için gökhan gönül en uygun isim görülüyor. ancak ihtiyaç durumunda uğur uçar, hamit, serdar kurtuluş ve serkan balcı gibi iyi oyuncularda bu düzeyi kaldırır. göbekte ise servet, gökhan zan ve emre aşıktan formda olan ikisi ağır ama savaşçı ve az hata yapan bir ikili olacaktır. defans biraz geriden kurulursa ideal olur.sol bekte gökçek wederson oynatılabilir ancak onunda biraz ağır kaldığını söyleyebiliriz. zayıf halkamız şimdilik burası.

orta sahamız çeşitli bölgelerinde çok alternatifli olmasına rağmen emre belözoğlu ve mehmet aurelio banko isimler ki; turnuvadaki diğer takımlardan göbeği bu kadar oyun kurma ve savunma yapma yetisi olan çok az. solda arda oynamak istiyorsa daha verimli olmalı ve bu da milli takım içinde daha kuvvetli ve daha çok koşu yapan bir santrafor oynatılmasıyla mümkün. sağda hamit bu mevkide en uygun futbolcu şu an ancak kuvvetli takımlara karşı hücumumuzu yavaşlatıcı temposu yüzünden başka bir alternatife gerek duyabiliriz.

nihat forvette tek banko isim ve yanında daha verimli top saklayabilecek, dönüp şut atma veya atak geliştirme becerisi yüksek bir santrafor gerekli. halil, mehmet yıldız ve umut bulut gibi oyuncular bu göreve daha yakın isimler ancak fatih hoca bu isimleri düşük skor yapma yüzdesi ve bilimum gereksiz istatistikler yüzünden kadroya almıyor. ancak finallerde yarım sıfır tabir edilen galibiyetler çok önemli olacak, topu kaleye nerenizle yollarsanız yollayın. saydığım özelliklere sahip olmayan ancak 'golcü' forvetler bize birşey kazandırmıyor.

tuncay şanlı, nobre, ayhan akman, toraman mutlaka olması gereken futbolcular. tabii kendilerini geliştirirlerse caner erkin, nuri şahin, serdar özkan, volkan yaman isimleride düşünülecektir. fatih terim hoca çok iyi bir taktisyen olmasa da iyi motive etme özelliği yüzünden ne kadar genç oyuncu alırsa o kadar karşılığını alır. bu milli takım, kanımca biraz şansla yarı finale çıkabilecek kapasitededir.
kaşıntı kaşıntı
#2021793

takım avrupa şampiyonasına gitti. bu dandik grupta, avrupa şampiyonasına katılan tüm takımlar arasında en az puanı toplayan takım olarak gitti. benim de yukarıdaki düşüncelerim gram değişmedi. göt zoruyla ulaşmış olduğumuz turnuva, ulaşmak için zorladığımız yere girecektir. umarım turnuva milli takıma girmez de bu giri bana girer fakat hiç umutlu değilim.
8844455 8844455
euro 2008 için sakatlık vesaire olmazsa oynamasını isteyebileceğim kadro ve diziliş şu olabilir:


.........................volkan........................

gökhan - ??????? - servet - wederson(?)

.......m. topuz - m. aurelio - emre.........

nihat ....................................... tuncay

........................f.tekke(?).....................

not: oyuncu seçimleri form durumlarının iyi olduğu farzedilerek yapılmıştır ve çok da kesin değildir. özellikle (?) ile işaretli oyuncular şüphelidir. aşağıda oyuncularla ilgili detaylı açıklama yapılacaktır...

bu diziliş ve kadro hem bizim kadro yapımıza en uygun, hem de bol alternatifli olacak şekilde kurgulanabilir. ancak önemli olan alışkın olmadığımız bu dizilişin bir an önce takıma oturtulmak üzere çalışmalar yapılmasıdır...

neden bu diziliş?

1. orta sahada çoğalma olasılığımızı maksimuma taşıyan bir kadrodur. orta sahada ortayı kapayan üçlünün yanında, gökhan ve wederson gibi orta saha pas trafiğine katılımı yüksek beklerle orta sahada üstünlüğü ele geçirme olasılığımızı yüksek görüyorum. ayrıca savunmada ortada daha az gedik vereceğimiz için muhtemelen ağır defans oyuncularından kurulacak olan defans göbeğimizi daha iyi güvenceye alabiliriz...

2. oyun kuramayan defans oyuncularımızın önüne 3 tane çalışkan (emre çalışırsa tabi) ve pas yapabilen, adam geçebilen oyuncu koyarak defanstan top çıkarma zaafiyetimizin minimuma indirilebileceğimiz kanaatindeyim...

3. maça ve skora göre kolayca 4-3-3 - 4-5-1 ve hatta 4-4-1-1 arasında gidip gelebilecek bir diziliştir. sadece ön kanat oyuncuları daha fazla orta saha özellikleri taşıyan arda ve hamit gibi adamlardan seçilirse ve bazen buna ek olarak ortadaki 3'lüden birisi yerine yıldıray gibi daha ofansif verimliliği yüksek birisi monte edilebilirse oyunu daha iyi kontrol edebilen daha defansif ve kontrollü bir anlayışa geçilebilir...

4. oyuncu yapımıza en uygun diziliş budur. 4-4-2 ile oynadığımızda emre ve aurelio'dan kurulu orta sahamızda tek oyun kurabilecek isim emre olduğu için hücümde tüm yük ona binmekte, emre hücüma konsantre olunca da bu sefer savunmada tüm yük aurelio'ya binmektedir. bu dizilişte ise yükler biraz daha dengeli paylaştırılabilir ve özellikle kanatlardaki (sağ kanat başta olmak üzere) pas trafikleri ile hücuma iyi çıkışlar yapabiliriz. ayrıca, nihat ve tuncay gibi hem ileri geri çalışan hem de kanat oyununa çok alışkın hızlı iki forvetimiz var, bunu kullanmamız gerektiğine inanıyorum. bu taktkte, hem orta sahadan sürpriz ataklara çıkabiliriz (ne de olsa orada 3 kişi var), hem kanatlarda çoğalabiliriz. (bir taraftaki iki kanat oyuncusuna mehmet topuz başta olmak üzere orta saha elemanları yardımcı olabilir) tabi burada en büyük iş ilerideki forvetin top tutabilmesi ve takımı atağa çıkartabilmesinde bitiyor. buna uygun forvetlerimiz de mevcut, tabi önemli olan hem bizim onlara, hem de onların kendilerine güvenmeleri çünkü malesef orada oynayacak isim pek belli değil ve birçok alternatif arasından seçilecek. defansif anlamda da dediğim gibi hata yapma olasılığı yüksek defans oyuncularının zaafiyetini engellemenin en iyi yolu önlerinde kalabalık ve çalışkan bir ota saha olmasıdır...

peki neler yapmalı? nelere dikkat etmeli?

1. özellikle bu kadronun başarılı olması için iyi ayağa pas yapmak ve çabuk çıkmak çok önemli. kadro yapısı kontratağa da uygun olduğu için bu alternatif iyi değerlendirmeli.

2. takım çok koşmalı çok çalışmalı. taktiğin uygulanmasının zorluğu da burada. çünkü bazı oyunculardan hakikaten yüksek verim bekleniyor. örneğin, orta saha üçlüsün yanlarında oynayan 2 kişinin (emre ve topuz) hem top rakipteyken ortayı kapatması ve yeri geldiğinde kanat savunmasına yardım etmesi. hem orta sahadakilerle iyi anlaşarak pas yapabilmeleri, hem hücümlarda kanat organizasyonlarının pas trafiğine yardımcı olmaları gerekiyor. aynı şekilde ortadaki üçlü rakip ataklara göre konumunu çok iyi ayarlayarak gerektiğinde blok halinde sağa sola kaymaları doğru yapmalı. aynı şekilde rakip stoperler arasında tek kalmış olan forvetin çok çalışması, çok mücadele etmesi ve ayağında top tutarak takımı ileriye çıkarması gerekiyor. onun dışında kanatlardaki forvetlerin yukarıda da dediğim gibi ileri geri çalışarak rakip kanat akınlarında beklerin çıkmasına izin vermemesi gerekiyor...

3. ileri çıkışlarda takım topluca çıkmalı ki alan daraltılmalı, top rakibe geçtiğinde bütün orta saha kurgusu (ki kilit noktadır) kaybolmuş olmamalı, yeniden yerleşmek basit olmalı. özellikle hızlı futbolculardan kurulu portekiz, çek cumhuriyeti ve hatta isviçre gibi rakipler düşünüldüğünde bu çok önem kazanıyor.

oyuncu seçimi?

evet, bu konuda biraz zorlanacağız. bazı bölgelerde direk oynacak formda oyuncu çokluğu, bazı bölgelerde alternatif azlığı, bazı bölgelerde ise form durumlarından endişe edilebilecek fazla alternatifler var...

kaleci:

kalede bu sene zor maç tecrübeleri yaşamış ve son maçlarda saçma sapan hatalar yapmazsa sezonu kendine güvenle kapatacak olan volkan açıkça öne çıkıyor. hele hele ileri turlarda penaltılara kalıcak maçlarda bu seneki sevilla tecrübesi özgüvenini artıracaktır. takımın diğer iki kalecisi ise en azından tecrübesinden ve volkan'ı iyi tanımasından yararlanılabilecek rüştü ve galatasaray'da formayı giydiğinden beri iyi maçlar çıkaran aykut olur...

defans:

defansta yeri garanti gibi duran tek kişi "allah nazardan saklasın" lakaplı servet olur. gerçekten umarız allah hem sakatlık, hem de form ve hatasızlık anlamında bu seneki performasına nazar değmesine izin vermez...

onun yanındaki stoper ise tam bir muamma. en büyük korkum da bu zaten çünkü maçlara 50 günden kısa süre kalmış ama biz hala ikinci stoperimiz hakkında fikir sahibi değiliz. bu sene pek maçta forma giyememiş, boyuna sakatlanan gökhan zan, sezonu moralsiz geçiren ibrahim toraman, açıkçası durumu hakkında pek fikir yürütemediğim emre aşık, galatasaray'a devre arasında geldikten sonra iyi maçlar çıkaran emre güngör, beşiktaş'da dönem dönem oynamış ibrahim kaş ve fenerbahçe'de tüm sezon yedek beklemiş isimler dışında pek fazla alternatif görünmüyor. seçim zor, gökhan zan'ın form durumuna pek güvenemediğim için ilk aklıma toraman geliyor, ancak onun da servetle uyumu konusunda şüphelerim var. bu noktada yarım sezonu beraber geçirmiş emre güngör mantıklı bir alternatif olabilir diye düşünüyorum. emra aşık'a zaten hiç sıcak bakmıyorum. takımı eksik bırakma potansiyelinin yüksekliği yanısıra istikrarsız bir oyuncu olduğunu biliyoruz. ibrahim kaş ise daha mevkisine tam karar verilmemiş bir oyuncu. stoperliği mi sağ bekliği mi ön planda anlayamadık bile, bocalama olasılığı yüksek. bence form ve sağlık durumuna göre gökhan zan/emre güngör/toraman'dan birisi seçilecek...

sağ bekte alternatif bol. ilk akla gelen tabi ki gökhan gönül, ki bence bu seneki çıkışıyla formayı hak etmiştir, üstelik tam bu taktiğin adamıdır. onun dışında hamit ilk alternatif olarak göze çarpıyor ki eğer sakatlığı düzelirse kadroda bulunması şart olan oyunculardan kendisi çünkü hem orta saha, hem de kanatlarsa farklı mevkilerde görev alabilecek ve üst düzey tecrübesi yüksek en güvenilir isimlerden. uğur uçar sakatlanmasaydı bu seneki yüksek formuyla kadroya girebilirdi diye düşünüyorum ancak yetişmesi zor görünüyor, bunun dışında özellikle bu seneki formuyla artık milli takıma pek yakıştırmasam da fiorentina'nın izlemeye geldiği, hala 23 yaşında olan (valla resmi kayı görmedim ama tv bugün öyle dedi) sabri iyi bir yedek ve aynı zamanda orta sahada da oynayabilmesi açısından düşünülebilir, fatih terim hocasının kulağını iyice bir çekmesi kaydıyla...

sol bek de zor tercihlerden birisi, wederson bu sene yüksek seviyeli maçlar oynadı, öyle ahım şahım işler yapmasa da milli takımın bankosu olmayan bu mevkisinde oynayabileceğini gösterdi diye düşünüyorum. ancak önünde arkasını kapatabilecek kadar sağlam ikinci bir kanat adamı olmaması düşündürüyor. ancak o kanada yakın oynayacak olan tuncay ve emre'nin çalışkanlıkları işini kolaylaştırabilir. aynı zamanda, roberto carlos'dan öğrendikleri milli takıma birşeyler katabilir. onun dışında galatasaray'ın iki sol beki h. balta ve volkan yaman da düşünülebilecek isimler, bana sorarsanız balta bu ikisi arasından ilk tercihim olur. ibrahim üzülmez demeye dilim bile varmıyor, sivas'daki hayrettin'i eğer sağlıklı ve formdaysa son alternatif olarak sayacağım...

orta saha:

yukarıda yazdığım üçlü bence ilk tercih. belki emre'nin hücumcu özelliği kazanması için aurelio solda emre ortada da kullanılabilir zaman zaman. bu üç kişi özellikle oyun kurabilmek açısından en uygun üçlü gibi görünüyor. özellikle iyi bir emre'ye bu açıdan çok ihtiyacımız var. aynı zamanda üçü de çok çalışkan. onun dışında mehmet topuz yerine, formda bir gökdeniz de kullanılabilir. aynı şekilde hamit de oralarda kullanılabilecek bir oyuncu, bayern munich'deki orta saha performansı bunu ispatladı. eğer kadroya girebilirse ve iyi bir sabri olursa, o da mehmet topuz'un mevkisini doldurabilecek isimlerden birisi. onun dışında mehmet topal bu seneki müthiş performası ile gerektiğinde aurelio veya emre'nin yerini doldurabilir. selçuk da konfederasyon kupası performasını hatırladığımda aklıma gelen oyunculardan ama umarım son zamanlarda forma giymemiş olması kendisini yeniden o bir süre önce gördüğümüz ne yaptığını bilmez hallerine döndürmez ve aurelio'nun oynayamadığı maçlarda (allah korusun) yerine monte edilebilir. emre olmadığında onun mevkisinde oynayabilecek kişi dediğim zaman aklıma pek fazla isim gelmiyor ancak taktiğin özelliği sebebiyle belki iyi bir ayhan orada düşünülebilir diye umuyorum. sezon başında sakatlanmamış formda bir ayhan o görevi az çok yapabilirdi ama şimdi biraz zor malesef. bir de deniz var uygun isim ama uzun süredir sakatlığı nedeniyle ortada yok o da. dediğim gibi bu taktikte emre hakikaten alternatifsiz. emre tarzında bir oyunucumuz daha yok ve o olmadığında oyun kurabilme yeteneğimizin düşmesinden endişe ediyorum. bu aslında taktikten bağımsız olarak orta sahamızın en büyük sorunu. umarız kendisine birşey olmaz ve formda bir şekilde sahada olur. illa isim saymak gerekirse eğer, bek kontenjanından volkan veya h. balta kadroya girerlerse ikisi de galatasaray'da 4-3-1-2'de tam o mevkide oynamışlardı bu sezon. onun dışında arda ve serdar özkan pek bu dizilişteki orta üçlünün adamları değiller, ben onları biraz daha ofansif olarak kanatlarda kullanmayı düşünüyorum ancak mecburiyet durumunda tabi ki düşünülecek isimlerdir...

forvet:

kenarlardaki, nihat ve tuncay/arda bu taktiği seçmemin en büyük sebepleri. çünkü tam o mevkinin adamları. nihat'ın beşiktaş yıllarında orta sahada kanat oynamış olduğunu biliyoruz. yani kanatta oynamakta zorluk çekmeyecektir, ki zaten iki forvet oynandığı zaman da sürekli kanatlara girerek kendine pozisyon yaratmaya çalışmaktadır. tuncay 4-4-1-1 gibi arkasına daha çok yardım etmesi gereken dizilişlerde bile soldan bir forvet gibi gollerini atmıştır, bu taktikle biraz daha ofansif yönünü kullanabilecek ve eğer premier lig temposu ile oynarsa etkili olacaktır. ikisi de fuleli ve hızlı oyunculardır. hem kanada inebilir, hem de ortaya katedebilirler. zaman zaman kanat bile değiştirebilirler. nihat ortaya katettiğinde uzaktan şutlarını konuşturabilir. tuncay da gökhan-topuz-nihat organizasyonuyla gelişen sağ kanat akınlarını ters kanattan sızarak bitiren isim olabilir, ki bence sağ kanadımız hakikaten rakiplerin korkulu rüyası olur bu dizilişte. ikisi de kontratağa yatkın olmaları açısından iyi rakipler karşısında baskı altına girdiğimizde rakip kaleye gitmemizi sağlayabilecek isimlerdir. daha çok hücüma çıktığımız ve rakip sahada oynadığımız maçlarda ise arda, tuncay yerine tercih edilebilir. böylelikle dar alanda adam geçen bir kanat oyuncusu kazanmış oluruz. sol kanattan daha çok atak yapmamız sağlanarak rakip defansın dengesini daha çok bozabiliriz. arda aynı şekilde gerektiğinde nihat yerine sağda da oynayabilir. ya da sağ tarafta yne o mevkiye çok uygun diğer bir oyuncu serdar özkan tabi ki; gençliği istekliliği ve dinamizmi öne çıkan tarafları. fiziği biraz zayıf ama karşısında ağır bir savunma yakalarsa avantajlı olur. onun dışında mehmet topuz bu bölgede kullanılıp, hamit orta sahada onun yerini doldurabilir...

ilerideki hedef santraforumuzdaki seçim ise çok kritik. alternatifimiz çok ama hangisi olacak diye bir fikir yürütmek zor. isimleri sayarsak; fatih tekke, mehmet yıldız, semih şentürk, ümit karan, hakan şükür, gökhan ünal, ersen martin ve mert nobre ilk akla gelenler. fatih tekke'nin takımı zenit uefa'da yarı final oynuyor, kendim görmedim ama söylenenlere göre formu iyiymiş, kendisi bu taktiğe uygun bir oyuncu, yine de oynayabilmesi için bencil olmaması, her zamankinden daha fazla mücadele etmesi ve güçlü olması gerekiyor. onun dışında fenerbahçe'de iyi performans gösteren semih mücadeleciliği, fırsatçılığı, top tutarak orta sahayı ileriye çıkarması açısından yetenekli bir oyuncu, biraz fiziği zayıf olduğundan iri defans oyuncuları arasında kaybolabilir ancak şanslıyız ki ilk tur rakipleri arasında iskandinavlar yok. yine de kuvvetli defans oyuncuları arasında kaybolabilir, ancak önde gelen alternatiflerden olduğu kesin. mehmet yıldız çok güçlü bir oyuncu, aynı zamanda top alıp kaleye gidebilme özelliği de onu ön plana çıkartıyor ancak ayağında top tutarak orta sahayı hücüma çıkartabileceği şüpheli, aynı zamanda tecrübe eksiği de var. ümit karan bu sene formsuz olmasa mevkinin önemli alternatifi olabilir, özellikle atak oynadığımız maçlarda işe yarayacak bitiriciliği ve istekli olduğu zamanki çalışkanlığı olumlu yanları. aynı zamanda lucescu döneminde galatasaray'da tek forvet oynarkenki iyi performansı akıllara gelecektir. onun da top tutup orta sahayı ileriye çıkartabilmesi için güçlü olması lazım. kadroda olmalı en azından. hakan şükür olasılığına çok kişi itiraz edecektir ama düşük formuna rağmen kendisi bu taktiğin adamı. top tutarak orta sahayı rahat ileri çıkartır, bu dizilişle bol bol gelecek olan kanat akınlarında önemli bir yüksek top tehditi olur, aynı zamanda bu yan toplarda vuramasa da rakibin unutacağı tersten gelen kişilerin önünü açacaktır. tabi onun sorunu ilerleyen yaşı ve geçen seneye göre iyi olmasına rağmen kuşku uyandıran form durumu. onun dışında duygusal olduğundan bir maç kötü oynadığı zaman devamını da aynen getirmesi ve özellikle 3-4 günde bir maç oynanan bu yorucu turnuvayı kaldıramama ihtimali. mert nobre de düşünülebilecek bir isim ancak milli takıma konsantre olduğunu ve seçilmeyi umduğunu sanmadığımdan psikolojik olarak dezavantajlı şu an gözümde, aslında güçlü ve mücadeleci olması güzel fakat yine de kazandığı topları arkadaşlarına servis edebileceği şüpheli. ersen martin ispanya'ya gitti, sakatlandı, tam döndü derken krımızı gördü, sonra yedek bekledi. bunlar olmasa o hakan şükür'ün özelliklerini en iyi yansıtacak isimdi ama kayıp malesef. son olarak, gökhan ünal aslında iyi bir forvet ama bu sene uzun süredir kayıplarda, üstelik zaten çok güçlü bir oyuncu değil, ileride yalnız kaldığında zorlandığını biliyoruz, saydığım isimler arasında en zayıf alternatif...

not: hakikaten anadolu takımlarındaki alternatifleri pek takip edemediğim için okurlardan ve hatta oralarda oynayan futbolculardan özür diliyorum. onların hakkını yediğimi düşünenler kusuruma bakmasın...

bunun dışında kadroda duruma göre yapılabilecek değişiklikler için: kadroya alınabilecek başta halil altıntop, yıldıray baştürk, nuri şahin ve hatta yusuf şimşek gibi isimler de olabilir. ben sadece yukarıdaki diziliş ve taktiğe göre alternatif üretmeye çalıştım...

son görüşler:

bu saatten sonra takımın benzerini bile hiç oynamadığı farklı bir taktikle oynamasının zor olduğunu biliyorum ancak ben biraz gönlümden geçeni yazmaya çalıştım. sanırım, fatih terim klasik 4-4-2'yi tercih edecektir ama ben 4-5-1 oynamasına da ihtimal vermiyor değilim, göreceğiz. hangi taktiğe göre oynarsa oynasın yukarıda yazdıklarımın şampiyona öncesi milli takım hakkında ön bir yorum yapma ve fikir yürütme açısından faydalı olacağına inanıyorum. onun dışında wederson ve emre güngör gibi isimlerin kadroya dahil edilmesi bu dakikadan sonra zor görünse de fatih terim'in yapmadığı şey değildir. bilirsiniz avrupa şampiyonası'na ikinci ligden vedat'ı almış getirmiş ve vedat onu mahçup etmemişti, hata yapan yılların milli takım oyuncusu alpay olmuştu. eğer özellikle defans bölgesinde böyle sürpriz isimler kadroya girerse umarım iyi bir hazırlık kampı geçiririz. bu arada devşirme oyuncuların takıma girmesinden rahatsızlık duyanlar varsa lütfen bu konuda üstüme gelmesinler, ben onlar gibi düşünmediğimden bu isimleri de hesaplarıma dahil etmekten çekinmedim...

milli takıma yürekten başarılar diliyorum...

not: yazıyı şöyle bir tekrar okudum ancak yapmış olabileceğim hatalardan dolayı üzgünüm çünkü bu tarz uzun yazılarda ne kadar kontrol edersek edelim gözden kaçabiliyor...
tengizkaan tengizkaan
ulusal takım olarak da adlandırılır.

dikkat çeken özelliklerinden biri 2002 dünya kupası dahil olmak üzere uefa ve fifa sıralamasında hiç bir resmi ve özel maçta sıralama itibariyle kendinden üstte bulunan takıma karşı galibiyet alamayan takımdır.
not: yunanistan maçı hariç, canavar gibi deplasmanda ezdik geçtik.
depik depik
ana sponsorunun kim olduğunu anlamadığım takımımızdır. şimdi euro2008 yaklaşıyor, milli maçlar var falan. her zamanki gibi buna dair reklamlar medyada dönüyor. fakat nasıl oluyorsa her sponsor ana sonsor anasını satayım. film jeneriğinde oyuncuları sıralarken "ve" diye birisi olurdu eskide. en taşaklı oyuncu "ve aydemir akbaş" diye anılırdı son oyuncularda. şimdilerde ise "ve aydemir akbaş ve bülent kayabaş ve nuri alço" gibi bir sürü isim "veee x" diye tanıtılıyor. yazıya başlarken alakalı gibi duruyordu ama sanki pek de değilmiş ama şimdi de milli takımı ana sponsoru ttnet, milli takım ana sponsoru coca cola, milli takım ana sponsoru nike vs. diye reklamlar dönüyor. federasyon buna bir açıklık getirsin. birinin ürünlerine abanacağım ama karar veremiyorum yahu!
kubuluk kubuluk
2008 avrupa şampiyonası ilk maçlarının ilk dördünde gördük ki takımımız bu 8 takım içinde gerek oyun gerek taktik gerekse organizasyon anlamında en kötü olanıydı.

hatta bizden daha iyi bu 7 takım içinde turnuvaya neden alındı denilen avusturya vardı ve bizden iki gömlek üstün bir oyun oynadı turnuvanın favorilerinden denilen hırvatistana karşı (hırvatistan kalesinde sayısız tehlike yaşadı ve maçı dördüncü dakikadaki penaltı golüyle 1-0 kazandı)

bu maçla beraber eski milli takım günlerimiz geldi ve çok ama çok üzüldüm.

önümüzde ki iki maçla ilgili olaraksa kesinlikle ümitsizim.

diyelim takımımız iyi oynadı bu sefer hakemlerin ev sahibi isviçre nin elenmesine izin vereceklerini hiç sanmıyorum.
thedewil thedewil
bizim sorunumuz gaza geliyor, dolmuşa biniyor oluşumuz. milletçe 2002 dünya kupası'ndaki başarının sevindini daha üzerimizden atamıyoruz. sanıyoruz ki o ilhan mansız'lı, rüştü'lü, hasan şaş'lı, hakan şükür'lü, bülent korkmaz'lı kadromuz var. şu saydığım adamların her biri, o dünya kupasında kariyerlerinin en iyi dönemlerindeydiler. takımın bir iskeleti vardı, çünkü bu adamların beraber oynamışlıkları vardı.

euro 2008'de ilk maçımızda, portekiz maçından önce, çıkıp sokaklara herhangi birine sorun, türkiye'yi favori gösterirdi. çünkü, bizim sorunumuz bu kendini beğenmişlik, desteğin bokunu çıkarmak. "portekiz'e beş atarız" demek destek değildir, gerçekçi olmak destektir. ben de formamı giydim, maçı izledim ama portekiz'in favori olduğunu kabul ettim.

kazım kazım'ı salmış sahaya sinyore fatih terim, ne istersen yap demiş. genç, tecrübesiz, portekiz'in defansına nazaran bile güçsüz ve yavaş olan kazım, gidiyor pepe'ye çalım atmaya çalışıyor. yahu insanın kendinin farkında olması lazım. atamıyorsan çalım pasa dayalı futbol oyna, oyun kur, seni oynatmıyorlarsa bile sen de onları oynatma.

ama yok, kazım'a top geliyor, çalım atmaya gidiyor, emre zaten defansların arasında erimiş gitmiş, tuncay önüne gelen topa vuramıyor. daha bir hafta öncesinden "finale inandık" diye açıklama yapıyorsun. ulan en azından "elimizden geleni yapacağız" deyin. portekiz'e meydan okuyorsun, bunu duyunca da sokaktaki vatandaş "portekiz kim", "hani ronaldo falan göremedik hacı" diye ileri geri konuşuyor.
1 /