türkiye de 71 rektörün atıf sayısının 0 olması

ya umutlar da biterse ya umutlar da biterse
uzun zamandır şaşırmıyordum ama bu defa şaşırdım ( hala şaşırabiliyorum )

türkiye'de şu an görevde olan 71 rektörün atıf sayısı sıfır ( 0 )

68 tanesinin yayını bile yok ve bu adamlar rektör.

başka ne denir bilmiyorum.

( bu bahsettiğim rakamlar uluslararası atıf ve yayınlar için )



sarhoş seyyah sarhoş seyyah
hiç şaşırmadım bol intihalli alıntı çalıntı makalelerle, doçent olunan şu zamanlarda akademik etiğin de sıfıra indirgenmiş olmasıyla birlikte daha nice sahtecilikler diliyorum. yüksek lisans , doktora öğrencilerine makale yazdırıp kendininmiş gibi yayın yapanların yanında rektörlerin durumu bunun yanında hiç. hiç anlamadık mesele üniversite açıp herkesin okuması değil, küçük illerin ekonomik döngüsüne yardım , öğrencinin okullu olup hiç o okulu okuyamamış olması ve beraberinde gelen işsizlikle birlikte ekonomi şahlanmasi önemli olan bu . baştan aşağı yanlış bir eğitim seferberliği.
sickgod sickgod
ahbap çavuş kapitalizmi tam da bu. bürokratik tanışıklıklar, liyakattan daha çok değer görmemiş liyakatı topyekûn yok etmiş, bu cümlenin altını da işte bu istatistik dolduruyor.
yeşil gölge yeşil gölge
siyasal iktidarın temelini atıp oturttuğu hadise.

yalnız atıf mevzusu yanlış anlaşılmış. atıftan kasıt başka hiç bir makale ve ya yazıda bizim rektörlerin çalışmalarına atıf yapılmayışı. 71 sayısı ise çalışmaları uluslararası mecralarda yer alan rektör sayısı. yani çalışmalarına atıf yapılmayan rektör sayısı 71 değil 209.

özetle üniversitelerimiz rektörlerinin birinin bile bir çalışmasına atıf yapılmamış.

rte, eğitimde istediği seviyede olmadığımızı söylemişti. kastettiği eğitim seviyesiydi.. demek isterdim ama biliyoruz ki gençlerin imam hatiplere yönelmesini yetersiz bulduğundandı bizim itiraf sandığımız söylemi.
heboslukyokyani heboslukyokyani
aynı programda "63 rektörün yayını yok"da denmiş. bakın bu çok daha rezil bi durum. neyse oraya geçmeden buradaki durumu bi izah edeyim işin azucuk içinde olan biri olarak..

-her üniversitede enstitü ve fakülte dergileri olur. burada çeşitli konularda makale çıkar. demek ki bu 68 rektör kafasını kullanmamışlar ki orada çıkan arkadaşlarının, ar-görlerin makalelerinde atıf istememişler. ya da genel yayın yönetmeni olan arkadaş eş dost çok astlarına baskı ile böyle bişi yaptırmamışlar.. bu bi anlamda iyi bi şey.. ha kötü olan bunları yapan en az 5-10 rektör arasanız bulursunuz... yani elbette gerçekten atıf alan azınlık vardır ancak bu sayı bence yetersizdir. en kötü dekanlık döneminde dekana yaranmak için dekandan habersiz ona atıf yapan ar-gör hoca çıkar.. devamında dekan rektör olunca "atıflı rektör" olur.

neyse durumun başka bir vehametine geleyim..

yayın makale, bölüm, kitap editörlüğü, çeviri eser, eser, bildiri, vs.. şeklinde yayın yaparlar. akıllı bazı dekan ya da rektörler sempozyum ya da konferansa katılır bazı bölümlerine başkanlık ederek "akademik puan" kasarlar. buradaki tartışma ve sunumlar tek eser haline getirir ve isimleri geçerek yayına katılmış olurlar. bu da bi yayın yolu.


can alıcı nokta şudur:
yüksek lisans'ta ve doktor'a sonrasında birer tez yazılır. bu tez en az 3 hocaya karşı savunulur ve geçer. yüksek lisans tezlerini genelde çeviri ya da makale haline getirim "1 yayın" çıkartılır. doktora tezine de aynıları yapılabileceği gibi kitap halinde de yayınlanır. doktora tezi görece daha ciddi ve daha niteliklidir. bakın bu 68 kişi bunu bile yapmamış, yapamamış.. neden?
1-ya intihal oranları çok yüksek ya da tezleri rezalet!
2-bunu dahi yapamayacak kadar tembeller..

günahları veballeri boynuna..

diyeceksiniz ki kitap yayınlamak, makale yayınlamak, bildiri vs.. yayınlamak çok mu kolay? diyeceğim ki fetö'nün kapatılan dergilerinden hiç mi "akademik" yayını yoktu? ha bi de fetöcü hiç mi "yayınevi" yoktu? son olarak şuan rektör olabilecek kadar -cumhurbaşkanı onay şartını aşabilecek kadar- akp'ye yakınsın da akp'ye yakın hiç mi enstitü yok hiç mi fakülte yok hiç mi yayınevi yok??? gırla! peki neden yayın yok? bunlara gerek bile yok!!

hesap bilgi-bilim ile değil, parti yakınlığı ile ölçüldüğü yerde kimse tutupta böyle bi ödeme yapmaz. bu türkiye sınırları içerisinde elf dinarı üzerine ödeme yapmaya çalışmak gibi absürt bi şey.. elfin olmadığı yerde dinarının ne işi var? bilimin olmadığı yerde bilimsel yayının ne işi var?

*nitelikli azınlık ya da elden geldikçe bilime bilimsel emekleri ile katkı yapmaya çalışanları hariç tutalım. ^^
kimse boş değil kimse boş değil
damat birini düdüklese haberleri kaldırır hemen yayından. aslında bu daha büyük bir olay. bu konunun haber değeri olduğunun bile farkında değiller. mevzu zaten insanların bu konuyu dikkate almıyor olması.