türkiye de hakem olmak

karahisari karahisari
yapılacak iş değildir. adam ağzıyla kuş tutsa yaranamıyor kimseye. aslında kimseye yaranamayan hakem belki iyi hakem değildir ama tarafsız hakemdir. bence taraflı olmasından daha şereflidir. zira hiç bir müdahalede bulunmasa millet birbirini yese daha makbul olacak milletin gözünde. millet kavga etmeyi de bilmiyor, kavga edeni ayırana hürmet etmeyi de...
bad bad whiskey bad bad whiskey
türkiyenin en zor mesleğidir.
"benim anama sövecek adamı yaşatmam, hayalarına tekme atarım, boğazına sarılırım, kırmızı kartımı da görürüm" mantığıyla gezinen futbolcuların yaşadığı bi ülkede, onların anneleri de en az futbolcularınki kadar kutsaldır. küfüre karşı futbolcunun gösterdiği fiziksel şiddet "kim olsa yapar" mantığıyla hoş karşılanıyorsa; her maç anneleri hakkkında atıp tutulan türk hakemlerinin de maç sonu tribüne çıkıp binlerce kişinin eline vermesi, hayalarına tekme atması, türlü şiddet uygulaması gayet doğal karşılanmalıdır. kısasa kısastır. böyledir bu işler.
tonguç tonguç
ayıptır burada. o yüzden de düdüğü öttürmek güçtür.yanlış yaptıkları an öttürüyolar bunları. saygınlıkları yok bir kere. üstelik kel değiller. bak collinaya. adamın yaşı çok ileri değil aslında. ama kel kafası çözüyor her şeyi. gerçi bizdekilerin kafası kel olsa şaplatır çocuklar kafalarına. parmak atmayı enseye şaplatmayı seviyoruz çünkü. hem bizde paranın dediği olur. o yüzden hakem olanın değil hakim olanın düdüğü öter.
lethe lethe
sabır gerektiren, çok çetrefilli bir iş. dünyanın her yanında böyle ama türkiye'de herkes futbol eksperi olduğu için daha bir zor. çok hata yapıyorlar, hatta direk maç sonucuna etki eden bariz hatalar yapıyorlar ama bir takımı kayırmak gibi bir niyetlerinin olmadığı açık. pek çok kişinin içinden hoş olmayan şeyler söyleyeceğini biliyorum ama ligde hiç hakem hatası olmasaydı da puan durumundaki sıralama yine az çok şu anki hali gibi olacaktı. hataların homojen dağılmasından kaynaklanan bir şey. (birileri çıkıp işine gelen hakem hatalarını sayıp diğerlerini es geçerek kendi çapında bir sıralama da oluşturabilir pek tabi.) "eurovision'da komşu ülkeler birbirine oy veriyor, çok rererö bir yarışma" diyoruz misal ama o komşu oylarını hesaptan çıkarınca da ilk 5 ülkenin sıralaması değişmiyor ya aynı mantık işte.

hakem hatalarının az olmasının beklenmesini aklım almıyor zaten. üst düzey bir mücadelede hata yapmayan hakem android falan olmalı, insan demem ben ona. bir kere saha kocaman, içinde 22 tane adam oraya buraya tepiniyorlar. birinin ayağı 3 cm ilerde olunca ofsayt bozuluyormuş, diğerinin eline top hafif çarpmış ama kasti değilmiş falan, tv başında 10 farklı kamera açısından izleyip herkesin farklı bir şey söylediği pozisyonlara anında karar vermesi gerekiyor bu adamların. verdikleri karar doğru olsun, yanlış olsun tribünlerden itiraz edecek binlerce insan bulunuyor. itiraz dediğimiz şey, hakemin cinsel tercihlerine kadar da uzanabiliyor.

hakemin üzerine yürüyen yöneticiler için "az bile yapmışlar" diyen yıldırım demirören gibi klüp başkanları varken bu ülkede, hala bu görevi icra eden adamlar varsa ya aldıkları para çok iyi olmalı ya da beyni uyuşturucu bir şeyler kullanıyor olmalılar.
surtunme kuvveti surtunme kuvveti
zordur türkiye de hakem olmak. mesela sizi destekleyen bir grup asla yoktur.tribünler sadece ev sahibi ve rakip takımların seyircileriyle dolmuştur. kimse size pankart açmaz.kimse size marşlar yazmaz.sizi tek destekleyen yan hakemler ve dördüncü hakem vardır.

her maç başlamadan önce insanların kafasında tek bir soru işareti vardır; 'hakem maçı katletmese bari.' hakemler adeta maça 1-0 yenik başlatılır bu psikolojiyle.

ayrıca işin türkiye boyutu daha trajikomiktir.harika maç yönettiğiniz maçta çalacağınız bir düdük yedi sülalenizi inim inim inletir. 40 bin kişi hep bir ağızdan ana avrat küfretmeye başlar.maçtan sonra başlayan kalitesiz 3-4 spor programında da hakem yerden yere vurulur,özel hayatı irdelenmeye başlanır ,cinsel hayatı dahi sorgulanır

aynı kıtada bulunduğumuz ingiltere ve isviçrenin bir örnek olmalıdır.ingiltere'nin bir howard webb ,isviçre'nin ise bir massimo busacca gerçeği vardır. premier league'da zaman zaman sonuca etki eden hatalara imza atan webb ingiltere'nin en prestijli hakemlerindendir.bu ingiltere fedarasyonun bir beceriksizliği değil bir gurur kaynağıdır. webb'in avrupa bazında yönettiği maçlara bakılırsa ne kadar değerli bir hakem olduğu anlaşılacaktır.busacca için de tamamen aynı şeyler geçerlidir. kendisinin dünya ve avrupa bazında yönettiği maçlar kuşkusuz onun başarısının bir göstergesidir.

4 tane fifa kokartlı hakememizden sadece cüneyt çakır'ın avrupa bazında şampiyonlar ligi grup maçı gibi ortalama maçlar yönettiği de bir gerçektir.
sophones sophones
hakemlik iskandinav mesleğidir. genlerinde eyyam barındırmayan bünyelerin yapması gereken iştir. hakemlik yapacak kişinin kafasında tilki dolaşmamalı. türkler hakemlik yapmasın.