türkiye de kitap okunmamasının sebepleri

2 /
kupune zararsiz keskin sirke kupune zararsiz keskin sirke
. . . sürekli at yarışı oynayan bir arkadaşım vardı. birgün ona " niçin kitap okumuyorsun " diye sorduğum, zaman bana " kitaba vereceğim para ile iki tane fazla at yazarım " demişti. o zaman anlamıştım. bizim ülkemizde her zaman kitaptan önce alınacaklar ya da yapılacaklar vardır. bir kişi kitap okuyorsa okumayı sevdiğinden değil, öncelik sırası kitaba geldiği için okuyordur. maalesef bu bizim ülkemizin bir gerçeği. lafı da istisnalar kaideyi bozmaz diye bitireyim.
a dreaming beauty a dreaming beauty
skjhkjsdh ulan bu adamlar inandığı dine ait, varoluş sebebi gördüğü, yazarı allah dedikleri kitabı okumuyor.

millet gelmiş 3-5 fani ürünü için ''tirkiyifdi kitip ikinmiyir'' diye dert yanıyo skdjh
timeless one timeless one
kitap okuma, diğer bütün beşeri aktiviteler gibi performans işidir. aynı spor yapmak, içki içmek, enstrüman çalmak, batak oynamak vs gibi.

ilk başta hepsi için ilgi alaka, akabinde daha iyi performans için de kendini zorlamak gerekiyor. bu sebeple, özellikle kompleks aktiviteleri geç yaşlarda kazanmak zor oluyor ama asla imkansız değil. sadece vakit ayırmak lazım. alışkanlık kazanabilmek için günde, haftada belli bir saati bu aktiviteye, özel olarak ayırmak gerekiyor.

kitap okumak; daha doğrusu başlı başına okumak; insan beyni için oldukça komplike ve yorucu bir eylem. bir takım sembolleri decode etmek, birleştirmek, anlamlandırmak gibi işlemler gerekiyor ki bu konuda bir performans geliştirmediyseniz beynin tembellik yapmak istemesi de normal oluyor haliyle. dolayısıyla kitap okuma alışkanlığı kazanmak, kazandırmak için biraz zorla güzellik yapmamız gerekli.

bizim insanımızın her daim kaçırdığı bir nüans var; eğer herkes kendi kapısının önünü temizlerse sokaklar temiz kalır. kitap okuma alışkanlığını önce kendimiz kazanmalı ardından çocuğumuza, yeğenimize, kardeşimize aşılamalıyız. dediğim gibi kitap okumak kompleks bir işlem olduğu için özendirici takviyeler ile desteklemeli. kitap okuma alışkanlığı olmayan biri için öncelikle mekan kitap okumaya elverişli bir hale getirilmeli. sessiz, düzgün oturabileceği, yeterli ışık alan, hatta mümkünse oda ısısı da uygun (bkz: kütüphane) bir mekan seçilmeli ve önce okuması kolay kitaplarla başlanmalı. kitaplar bittikçe, kütüphane okunmuş kitaplarla doldukça heves ve alışkanlık da beraberinde gelecektir zaten. bunu tetiklemek için arkadaşlarınızla ve ailenizle kitap okuma saatleri bile düzenlenebilir.

özetlemek gerekirse yukarıda bir yazarın bahsettiği gibi kitap okumak boş zaman işi değil, özel zaman işidir. hayatımızda bir zaman ayırmalı ve o zamanda sadece kitap okunmalı.
doyen isg doyen isg
kitap okumayarak;
cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz.

ya da rahmetli özal gibi bir kaç red kid okumak yeterli.


okuyan okusun.
okumayan okumasın.

ha bir de, president trump var,
her halde zekası, çok okumak yüzünden zarar görmemiştir.

yani abd başkanı bile olabilirsiniz .
acarabi acarabi
gidin canım ülkemizin ister merkezi yerlerine ister ücra köşelerine. 1400 yıldır baş tacı ettikleri kuranı okumadan temiz bir bez kılıf içinde itinayla sakladıklarını görürsünüz.
bu millet, inandığı dinin kitabını açıp okumaktan, az buçuk okusa dahi anlamaktan aciz.
bir de kitap mı okuyacak!
ne okuması?

notos: biri gelip kitaplar pahalı falan demesin sakın. hele bu internet devrinde...
ürkek ürkek
temel sebep: öğrenmeye aç birey yoksunluğu

okumak istemiyoruz, okuduğumuzu anlamaya çalışmıyoruz. bilinçli bir toplum olmak için elimizden geleni yapmayıp koyun gibi yaşamaya alışmış pasif varlıklarız. bilinçli insanların yetersizliği. yok kitaplar pahalı şöyle böyle gibi bahanelere tutunmanın mantığı yok. okumak isteyen insan her şekilde okur. indirimleri takip eder, pdf indirir vs
distopikhayatınütopiksonucu distopikhayatınütopiksonucu
buradaki gönüllüler ingilizce bilmeyen yabancı kişilere tamamen ücretsiz ders veriyorlar. haftanın 3 günü bu kütüphanede, 1 günü kilisede, 1 günü de kadınların kurduğu kulüpte ders alıyorum. kütüphanedeki yaş grubu ağırlıklı olarak 60-90 arası. ülkemde hiç böyle bir şey görmemiştim. her gün şaşıracak yeni şeylere rastlıyorum. 7 den 70 e herkes her yerde kitaba gömülmüş durumda. insan özeniyor.





2
keshberfo keshberfo
en temel sebebi, maddi imkansızlıklar. insanlar rutin hayat standardını bile randımanlı bir seviyeye çekemezken, kitap için bütçe ayırmak kolay iş değil maalesef.
4
nargilefilozofu nargilefilozofu
1) ailelerin kitap okumaması nedeniyle çocuklarına iyi örnek olamaması

2) okullarda zorla kitap okutma alışkanlığının olması nedeniyle çocukların kitaptan soğuması

3) "okuyup da ne olacaksın" şeklinde gelişen çevre yorumları
kanaat onderi kanaat onderi
(bkz: pragmatizm)
pragmatist zihniyetin egemen olduğu üçüncü sınıf/düşük seviye toplumlar ya da barbarik yapıdaki halklar, genel yaklaşım olarak somut çıkar elde edemeyecekleri aktiviteleri zaman kaybı ve boş uğraş olarak görürler.
bu toplumlara ait bireylere kitap okumanın kısa vadeli somut bir getirisini gösterirseniz, amaca yönelik olarak iş edinir ve ilgili kitapları okur. mesela bir kitabı okumanın onu kadınlar arasında popüler yapacağını, bir kitabı okumanın onu ehliyet sahibi yapacağını söylerseniz ve buna ikna olurlarsa okurlar. aksi takdirde çok zordur.
bu yüzden bir türk klasiği olan "oku adam ol" sözündeki somut karşıtlık da meslek sahibi olup para ve itibar kazanmaktır. bunu söyleyen ebeveyn yeterince bilgili/kültürlü olmadığına inandığından değil, yeterince para ve itibar kazanamadığını düşünmesinden dolayı çocuğuna okumayı öğütler.
2 /