türkiye ekonomisi

paleface paleface
2010 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen %11,4'lük büyümenin destan niyetine pompalandığı ekonomidir.

geçen senenin aynı dönemine göre hesaplanan bu büyüme sürpriz olmadığı gibi başarı da değildir esasında.

şöyle düşünün, zemine ayağınızı basmadan zıplayamazsınız! işte bu da böyle bir şey. sen geçen sene aynı dönemde %13,8 küçülmüşsen, bu dönem büyürsün bu da destan falan değildir. ha destan arıyorsanız çin'e bakacaksınız.

senin geçen sene %13,8 küçüldüğün dönemde adamlar %6,7 büyüdüler. buna ek olarak senin geçen seneki küçümeyle ilintili olarak gayet normal olarak büyümene karşılık adamlar bu sene aynı dönemde %11,9 büyüdüler.

türkiye'nin bu yılki büyüme oranının da %4-4,5 bandında olacağını da belirtmekte fayda var. yani, yılın 2. çeyreğinde bu büyüme oranı en az %50 azalacak demektir. madem başarı, hadi bakalım tutun aynı oranda? dedik ya, "başarı falan değil esasında" diye.

bu zıplama olayını daha da somutlaştırmak isterim. bakınız bu ülke 2001'de büyük bir kriz geçirdi ve %9,5 küçüldü bu arkadaşların sonunda -kasım ayında- iktidar koltuğuna oturduğu 2002'de ise bu ülke %7,8 büyüdü. aynı yılın son çeyreğinde ise %11,5 büyüdüğünü de eklemek gerekir. o büyümenin sürpriz olmadığı gibi, bu büyüme de sürpriz değildir.

bugün birçok akp'li politikacı bugün açıklanan büyüme oranının krizin teğet geçtiğinin çok net göstergesi olduğunu iddia etmekteler. bakınız, bu arkadaşlar iktidara geldiklerinden beri "enkaz" edebiyatı yapıyorlar e o zaman benzer verilerle biz de iddia edebiliriz ki, senin yıl sonunda bu sene %4,5 büyüyecek olan ekonomini o adamlar 2001 krizinin ertesi yılında %7,8 büyütmüşler demek ki, 2001 krizi teğet geçmiş ve size enkaz falan bırakmamışlar? senin iktidarının ilk yılında ise %5,9 büyümüş ekonomi o zaman sen daha başarısızsın?

bakınız farklı bir argüman kullanmıyorum. aynı kategorilerdeki oranları gösteriyorum benzer durumları ortaya koyuyorum.

özetle kriz geçiren bakınız teğen geçen değil, krize giren ekonomilerde kriz uzun vadeye yayılmamışsa yüksek oranda büyüme ne sürprizdir ne de başarı.

başarı, siz "kriz teğet geçti" derken ekonominiz ilk çeyrekte %13,8 küçülürken, dünyada en fazla küçülme yaşayan 3. ekonomi olup sonrasında bu sürece bağlı olarak gerçekleşen ve gayet de normal olan büyüme değildir.

başarı, kriz döneminde çin'in yaptığı gibi %6,7 büyüyüp ertesi sene %11,9 büyüyebilmektir. son büyüme oranı asla ve asla geçen senenin aynı dönemindeki %13,8 küçülmesinden bağımsız da değildir.

geçtiğimiz yıl gerçekleşen küresel krizden sonra büyümeyen ülke zaten yok? tıpkı 11 eylül 2001'den sonra değişen konjonktürle birlikte ortaya çıkan likiditenin yarattığı sanal büyümeden pay almayan, ekonomisi büyümeyen ülkenin olmadığı gibi.

hükümet eğer bu büyümeyi başarı olarak lanse ediyorsa kendilerine bir teklifim var, hodri meydan!

bu ülkede "reel kredi hacmi" ne kadar daralmıştır aynı dönemde? "ücret gelirleri" ne kadar daralmıştır aynı dönemde?

bahsettiğimiz unsurlar daralma göstermişse siz istediğiniz kadar "ekonomiyi şöyle büyüttük, böyle büyüttük" diye caka satın, ekonomiden anlayanlar aslında hiçbir halt yemediğinizi bilmektedir.

son olarak, akp iktidara gelmiş olduğu günden bu yana kemal derviş'in ekonomi politikasını aynen idame ettirmektedir. ilgili politika 2004 sonunda ömrünü tamamlayıp, finansal piyasayı sağlam bir dengeye oturttuktan sonra üretim odaklı ekonomiye geçmeyi öngörmekteydi. 2004'te o programdan, üretim odaklı programa geçmesi gerekirlerken geçmeyip, hala aynı çizgi üzerinde gitmektedirler. buradan da şu çıkmaktadır, aslında ekonomi bağlamında hiçbir şeyden çakmamaktadırlar zira özgün bir programları bile yok.
bu başlıktaki 221 giriyi daha gör