türkiye solu

1 /
oylesine bir adam iste oylesine bir adam iste
80'lerde dini konularda yapmış oldukları hayati hatalarla bir daha kolay kolay başa gelemeyeceklerdir.biraz açmak gerekirse , 80 döneminde siyasetlerini allah yoktur , din yalandır felsefesiyle şekillendirmiş olmalarından dolayı kitlelerin desteğini hızla kaybetmişler ve bir daha da alamamışlardır.(ecevit kişiliğinden dolayı bir istisnadır)bunda 80 askeri darbesinin solun üzerinden buldozer gibi geçmesinin etkisini de yabana atacak değilim.bütün bu değişkenler birleşince , türkiye solu yerini türkiye sağına bırakmıştır.öyle görünüyor ki tayyip erdoğan siyaseti bırakmayıncaya kadar seçimlerde hep hüsran hep hüsran...
ecg ecg
kendini anlatamıyor. daha doğrusu artık düzenin elinde öyle gelişkin araçlar var ki sol buna karşı yeni hamleler geliştirmekte zorlanıyor. dili değişiyor; farklılaşıyor.

daha açık anlatmak gerekirse egemenler eskiden topla tüfekle yapmaya çalıştıklarını şimdi ya tamamen görmezden gelerek ya da onu olduğundan farklı olmaya zorlayarak yapmaya çalışıyor(top tüfek bakidir)

örneğin taha akyol, türkiye'nin yeminli anti-komünistidir. sol üzere kafa yorduğunu söylüyor. solun ulusalcılığından dem vuruyor.

ethen mahçupyan ticaret adamıdır. her hafta bir kez sol-kemalizm saptamasıyla pazarlıyor ürününü.

yıldıray oğur 'eski anap'lıdır. murat belge'nin solculuğunu kutsamak eskimesine engel değildir.

yani toparlayacak olursak solcu olmayanların sol üzerine kafa yorup solculara vermek istedikleri akıl aslında yüzlerini sola dönen insanlara gösterilen sopa oluyor. ve türkiye solu bu garip yozlaşmaya gerekli cevabı bir türlü üretemiyor; kendi olmaktan çıkıyor.

cuntanın yok ettiği özgüven, bu kirlenmeye karşı dimdik durması gereken solu bir anda eğip büküyor.

sonsöz olarak söylersek:

;türkiye'de kendini ulusalcı kemalist çizgide konumlandıran sol unsurlar vardır bunlar da zaten kendilerini saklamamaktadırlar. siyasi sıfatlar öncelikle öznenin bunu sahiplenip sahiplenmemesi ile ilintilidir. bu ilintinin reddi ancak liberalizmin insan aklına ettiği tecavüz ile açıklanabilir.

;21. yy sosyalizmi dedikleri ve aslında 21. yy kapitalizmi yerine tüm enerjilerini 20. yy sosyalizmini eleştirmeye harcayan öznelerle sol derhal hesaplaşmalıdır. 'post-modern' dille yapılan her sol eleştirinin liberal hegomanyanın hanesine yazılacağı bilinmelidir.

;hatalar ancak sahiplenmeyle aşılabilir. geçmiş hatalarını sahiplenmeyen solun geleceğe dair çözüm sunma atılımı en iyimser tabirle alıklıktır.
mortis reloaded mortis reloaded
ilginçtir. ''yoldaş, üslup üslup!!!111bir'' şeklinde kafa sikmeleriyle ya da içkiye/sigaraya ve bilumum keyif verici maddeye karşı olmalarıyla solun özgürlükçülüğü ile çelişen, diyalektik ile ters düşüp fosilleşen beton kafalı ve arkaik marksistlerden meydana gelir. o yüzden tek yol anarşizmdir.
thank you for the music thank you for the music
sol değildir. en azından çok büyük bir çoğunluk için bu böyle. birbirimizi kandırmayalım. normalde sol görüşe yakın biriyken bunu artık kimseye söyleyemez oldum bu insanlarla aynı çatıda değerlendirilmemek için. solcuyum diyen bir bakıyorum faşistin alası çıkıyor, bölücü çıkıyor. sol ile en alakasız düşüncedeki kişiler kendine solcuyum derken türkiye solu hakkında ne kadar sağlıklı bir değerlendirme yapılabilir, bilemiyorum.
çiçekböcek çiçekböcek
gezi ile birlikte toplumsallaşma kanallarına kavuşmuşlardır.
sadece örgütsel gövdesini büyütmemekte, seslenme kanallarının etkinliğinin arttığına tanıklık etmektedirler.

özellikle cemaatçilerin ağlayışlarını, rant gidiyor ühü ühü lerini zevkle dinlemektedirler.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
bir konu da aşmış bir potansiyele sahiptir. o da direnmek. pek az ülke bu potansiyele sahip. keza bu tip ülkelerin sol hareketlerinin genellikle darbe, derin devlet, yoğun din propagandası altındaki yerlerde böyle bir nitelik edinmiş olması gayet doğal. çünkü direnmek, pasifize eylemlilik ve savunma halinde olmak ile paralel bir kavram. dolayısıyla statik bir politik süreç izletir insana da kuruma da topluma da siyasete de... kısacası bir simülatif yapısı vardır. bugün halâ devam eden odtü direnişinde bunu bir kez daha görüyoruz.
özgür özlem özgür özlem
ezilen ulus milliyetçiliği gibi ciddi bir hastalıktan müzdariptir.
bir de 12 eylül'den sonra sistematik bir biçimde içine sokulan "liberalizm"in altına uzanmış bir güruh vardır içinde.

türkiye solunun sürekli yenilmiş olmasından ötürü olsa gerek, tuhaf bir refleks geliştirmiş, her sıkıştığında; sınıf siyaseti, emek sömürüsü lafını duyduğunda "özgürlük, ezilen halk, demokrasi, akan kanın durması..." gibi bir takım bilinen kavramı alt alta sıralayıp işin kolayını seçmiş: ezilen bir halkın -zamanla sosyalizmden kopmuş ve uzaklaşmış- silahlı mücadelesinin etekleri altına sığınmış sonra da tüm bu tuhaflığa karşı çıkan esas solculara "gördün mü sen ulusalcısın" deyiveren bir liboş solcu kitlesi üretmiştir bu akraba evliliği.

sol teoriye; mollalarla melelerin buluşması, kürt islam sentezi, yetmez ama evet, akp ile çözüm süreci gibi yepisyeni ve derin bir takım kavramlar kazandırmış bu güruh; anti-emperyalizmi, yurtseverliği "ulusalcılık" olarak tanımlayarak, 12 eylülden sonra dimağı mikserden geçirilmiş bir toplumun down sendromlu solculuğunu yaratmıştır. 2014 seçimlerine girerken bunlar hdp çatısı altında toplanmış vaziyetteler.

ancak, kaçınılmaz bir biçimde zaman ve sosyal ilerleme, herkesi yerine oturtacak. kapkaranlık bir sinema salonu gibidir şu an türkiyenin politik atmosferi. ortalık karanlık olunca herkes elindeki biletin perdenin tam karşısı olduğunu iddia etmektedir. oysa herkesin elindeki bilet, yer göstericinin tutacağı fenerle aydınlanınca kimin nereye oturacağı açığa çıkacak elbette. kaçış yok. beleşten en güzel yere çöreklenmek de öyle kolay değil, her koltuğun bir biletlisi var!

örneği de var. zamanında, ufuk uras vardı, elindeki biletin, perdenin tam karşısı olduğunu iddia ediyordu. sonra, bir de baktık ki, çarprazdaki balkona çöküverdi beybabamız. yarın akp'den aday olsa şaşar mıyız, şaşmayız.

hdp'nin durumu da bundan farklı değil. göreceğiz hep birlikte.

türkiye solu dendiğinde bugün hdp'de olanlar algılanmayacak solcular arasında, çok değil 5-10 sene sonra. bugün ufuk uras ne kabul ediliyorsa hdp de o kabul edilecek ilerde.

demem o ki, hdp'ye kani olup kendini solcu kabul eden arkadaşlar, iyi düşünün taşının, böyle bir kire bulaştınız mı bir daha aklayamazsınız kendinizi. oy verirken iyi düşünün, hdp'ye verdiğiniz oy bir halta yaramayacak olsa da siyasi açıdan, ileride ışıklar yandığında kendinizi bir kalantorun kucağında bulabilirsiniz kendinizi, demedi demeyin.
1 /