türkiyeden iyi senaryoların çıkmama sebepleri

1 /
kacakkat kacakkat
kesinlikle yaratıcılığa eğitim hayatında izin verilmemesidir. en iyi senaryo olarak nitelendirebileceğimiz kurtlar vadisi ezel çukur gibi dizilerin senaryoları bile uluslararası alanda çok iyi değil tabi çetrefilli aşk ilişkileri talep eden toplumda önemli.
astral gay astral gay
toplumun talebi ile şekillenen, aşırı şiddet içerikli muhakkak cis-hetero aşkı da içinde barındırmak zorunda olan tuhaf senaryolar elbette sıkıcı ve kendini tekrarlar olacaktır..
1
caracal34 caracal34
çünkü halkımız kaos, entrika tarzı yapımlar seviyor. zengin oğlan fakir kız, plaza yaşamı, villada dönen dolaplar, mafyatik özentiler vs.
dale nunes dale nunes
i̇yi senaryoları olan film ve dizilerin sayıları çok, çok az olsa da rastlamak mümkün. ancak ana akımdan bahsedersek, bence arz - talep en önemli faktörlerdendir. bir örnek vermek gerekirse birkaç senedir müge anlı ve türevi kayıp programları yüksek reytingler alıyorlar. bahsedilen hikayeler insanları etkiliyor. dizi ve film sektörü de popüler olan bu türde senaryoları, klişeler ile senaryolaştırıp televizyonlara satıyor veya film çekiyor. sonuç olarak bu türde çekilen dizi ve filmler iyi paralar da kazanıyor. e düşününce de bu ve benzeri senaryolar ile sektör trilyonlar kazanırken, niçin bu şablonları bozup yeni şablonlar denesin ki ? farklı ve iyi senaryolar görmek ancak ve ancak bu klişelerin ve pop kültür elementlerinin artık para kazandırmaz hale gelmesiyle mümkün olacaktır.
bubirsosyaldeneydir bubirsosyaldeneydir
"hebebebe"nin bi' tık ötesinde temel iletişimi sağlayabilecek kadar kelime dağarcığına sahip olan ve bununla yetinen, anlambilim şöyle bi' yana lafın nereye gittiğini bilemeyen -sembolizme varamayız, yok anam yok-, gözlem yapmaktan aciz deneyimi sadece birinci elden -o da fırsatı olursa- yaşayabilen insan kalabalığı. diğer bi' yandan, global olarak nitelikten ziyade niceliğe önem veren mantaliteyi de yok sayamayız tabii.

ps: cici çocukar evde aç, sen bana oradan 1 kg çekim/ters çekim, yarım kilo da close-up, wide shot ver. eyv güzel abim.
avangard jazz avangard jazz
çıkmamış haliyle bile bu kadar izlenip toplumun bilinçaltını, ahlakını bozup şiddet vs şeylere yönlendirirken bir de kaliteli senaryoları çıksa ne olacak acaba dedirten.

liyakat hiçbir konuda yok bu ülkede. dolayısıyla burda tartışılacak şey senaryodan ziyade yanlış insanların hak etmediği yerlerdeki işlerin başında bulunuyor olmalarıdır. ha öbür türlü bir ihtimal var ama o da komplo teorisine girer biraz.
tenet x tenet x
nadir de olsa çıkıyor.

örneğin kabadayı filminin hikayesi çok güzeldi. yurt dışında çekilmiş olsa ciddi bir gişe yapardı.
randolph carter randolph carter
haftada 120 dakika dizi senaryosu yazıp ortaya iyi bir iş çıkarmak mümkün değil. ki bence türk senaristleri mevcut koşullarda yine iyi işler çıkarıyor. gayet güzel işlenebilecek nice hikâye boka sarıyor bu uzunluk yüzünden.

diziler uzatılıyor, çünkü kanallar daha çok reklam alma peşinde. yapımcılar da buna boyun eğiyor. işin temelinde ana akım medya kanallarının müteahhit kafalı tipler tarafından yönetilmesi gibi bir durum var. senaristin yapabilecekleri de sınırlı bu durumda.

ben bunun sadece arz-talep meselesi olduğunu düşünmüyorum. insanlar televizyonda zengin oğlan-fakir kız ya da ağa dizisi olduğu için onu izliyorlar. yani kimse kendisine sunulan binlerce alternatif arasından bunu seçmiyor. başka bir yapım olsa ona da meyil gösterebilir.

bence son yıllarda gayet iyi işler çıkıyor. masum epey sağlam bir yapımdı mesela senaryo açısından.
lorquet lorquet
çıkmıyor değil, ne kadar takip ettiğinle alakalı. arayıp bulman seyretmen üstüne bir şey söylemen gerekiyor.
mainstream bu işte kötü. zaten olayı da bu. mainstream her yerde kötü. güzel görünenler bile kötü. amerika, avrupa, çin. birbirini taklit eden içerikler rahat izleniyor. ikiyüzlülük sağ olsun kimse yeni bir şey ne izlemeye ne de yazmaya yanaşmıyor.
bok devletin değil insanlığın genelinde. devleti oluşturanın da sen olduğunu unuttuğun sürece neden böyle yha demeye devam edersin.
sychtianarch sychtianarch
her malın bir kör alıcısı vardır. burada izleyicinin beklentisi ve beğenisi önemli. en vasat yapımlar bile geçmişteki vasat altı işlerle kıyaslandığında iyi gibi gelebilir. mesela yeşilçam; valla kimse kusura bakmasın, osur osur ipe diz ser güneşe kurusun. bolywood keza; cahil cühella, pejmudelerin sığ bilişsel seviyesine göre böyle işler çıkıyor. okul temsili gibi.


senaryo veya roman; yada sanatı bir bütün olarak değerlendirirsek, gerçek ile kurgu arasındaki dengeye bakmak gerekir. kurgu ya gerçeğe yakın olacak ya da gerçekten uzak olacak. iki uçta durum her türlü risktir. başkalarının yaşadığı fakat bizim yaşamadığımız durmları tecrübe etmemiz gerekir. inandırıcılık gerçeğe yakın oldukça artar. diğer yandan fazla gerçek olan hikaye beklentilerimizi karşılayamayabilir çünkü, yaşamlarımız zordur, kaçış gerekir. bizi gerçekten koparacak hikayeler olmalıdır. bu noktada ayarı öyle tutturmalı ki hem tutarlılık olmalı hem de gerçek dışı olayları üzeri örtülü bir şekilde görmezden gelelim. yapma çiçek gerçeği kadar kaliteli, gerçek çiçek de yapma çiçeğe benzerliği kadar makbul.

seyirci ile icracı arasında evrimsel bir etkileşim var. biri diğerini dürtmüyorsa hali ile gelişme olmuyor. insanların yaratıcı ve açık fikirli olması lazım. özellikle içinde bulunduğumuz dönemde türkiye'de bunu da gerçekleştirmek zor. doğulular olarak batı'yı 300 yıl geriden takip ediyoruz. amerikalı kadın veya erkek bir aktörü düşünün. bunlar oyunculuğun yanında hem dans ediyor, hem de müzik icra edebiliyor. en azından çok güzel şarkı söyleyebiliyorlar. güzel veya yakışıklı olmak bir kıstas değil. standartların yüksek olduğu bir yerde senaristi de yönetmeni de ayrı kafada oluyor.
dengesiz26 dengesiz26
yahu biz küçükken diziler normal saatlerdeydi ve o kadar içtendi ki.. şimdi bi bakıyorum televizyona dizinin başlama saati 8 gösteriyor açıyorsun 1 saat boyunca özet. özeti de geçen bölümün reklamsiz uzun saçma bakışları kesilen hali. 9 dan 11 buçuk 12 ye kadar arada 2-3 reklamli haliyle sonu tüm dizilerin ortak haline alması. biri şu dizileri normal süreye çevirsin. kadini iş sahibi zengin olunca kötü yapmayın. erkek fakir olunca kötü olmuyor.
arcsnim arcsnim
türk halkı sanayileşen toplum değildir. reformlar alt tabandan gelmesi gerekirken üst tabandan gelmiştir.

bu halk eğitimle sanayileşen toplumların seviyesine gelmezse asla refah seviyesinde olamayacaktır.
1 /