türkiyeli

1 /
azwepsa azwepsa
belli bir coğrafya'da (türkiye) yaşayan insanları yaşadıkları, bağlı oldukları coğrafya çatısı altında milletleştirme örneklerinden biridir. bu toprağın insanı demektir. türkiye coğrafyasını olduğundan farklı görüyorsanız kafanızı karıştırabilir.
wondrous wondrous
“türkiyeli” kavramının “türkiye cumhuriyetinde yaşayan ve türk vatandaşı olan herkese türk denir” ifadesiyle çürütülmeye çalışıldığına sıkça şahit oluruz. ancak gözden kaçırılan husus bir devlet organizasyonunun temelini oluşturma maksatlı hazırlanmış metinlerden öte bir fonksiyonu olmayan anayasa metinlerinin, tarihsel, kültürel ve en önemlisi biyolojik sebep sonuç ilişkilerini takiben ortaya çıkan etnik farkları bir çırpıda yok edemeyeceği gerçeğidir. anayasaların bu konumda yapmaya çalıştığı şey devlet organizasyonu altında yaşayan insanların kimliğini standardize etmeye çalışmaktır. daha açık konuşursak anayasalar etnik grupları asimile etmeye çalışmaz, yalnızca etnik gruplara ortak bir isim koyar diyebiliriz. ne büyük talihsizliktir ki türkiye’de bu anayasa hükmünden çıkartılan sonuç “bu ülkenin tebaasına mensup her kimse türk etnik kimliğini kabul etmiş olmalıdır” haline gelmektedir.

insanların etnik kimliğinin salt bir giysi olduğuna, esas olanın insanın insan oluşu olduğuna inanırım. bilim açıkça ispatlıyor ki insan içgüdülerini en az dikkate alan canlıdır ve bunun dışında edimleri tetikleyen nedenler insana doğuşuyla beraber değil yetiştiği çevreden gelir. bu bağlamda türk, kürt, yahudi, ermeni olsun, insanların nasıl insanlar olacağı üzerlerine yapıştırılan bu etnik kimlikten değil önce insan olmalarından sonraysa yaşadığı toprakları paylaştığı insanların yaydığı auradan belli olur. (aslan yattığı yerden belli olur gibi oldu)

durum böyleyken, neden türk, kürt, yahudi, ermeni, mozambikli bunları bir kenara fırlatıp beslenilen kültürü büyük oranda etkileyen çatısı altında bulunulan aynı devlet organizasyonunun ismiyle insanlara seslenmiyoruz? bunun mevcut düzenle çelişir yönü nedir?

esas olan bir şey varsa o da insan olma ortak paydasıdır ve insanlar etiketlerinden bağımsız olarak yalnızca insan oldukları için eşit hak ve yükümlülüklere sahip olurlar. sosyal toplumların en önemli prensibi budur ve bu durumu muhafaza etmek için insanlar devlet organizasyonları oluştururlar. yaşanılan sosyal toplumda insanların farklılıklarını aynı potada eritmeyi beceremiyorsanız sosyal toplumun ferdi olmayı hak etmezsiniz ve bu farklılıkları sindiremeyen biri olarak bölücülükle yaftaladığınız kimselerden daha bölücü bir niteliğe kavuşursunuz. işte tam da bunun için türkiyeli kelimesini seviyoruz. türkiyeliliği farklılıklara, yer yer değişebilen kültürel ve etnik niteliklere saygılı, farklılıkların dışındaysa onlarca ortak paydadan kendine muhteşem bir sentez yaratabilen bir kavram olarak görüyoruz.

konuyu dağıtarak sikip attığımın farkındayım ancak ekleyeceğim son bir şey var: nitekim, her şey gibi türkiye cumhuriyeti anayasası da değişmez değildir. olur ya, biri bir gün “nitekim” diye gelerek 66. maddesi “türkiye cumhuriyetinde yaşayan herkes elftir” yazan bir anayasa fırlatabilir. bu sebeple tüm değer yargılarınızın tepetaklak oluvermemesi için vizyonlarınızı anayasa kitapçıklarına göre kalibre etmeyin derim.
1
jeanne darc jeanne darc
"nerelisin?" sorusuna gıcık kapıp uydurulmuş olan, yetmiyormuş gibi şiddetle tavsiye edilen saçmalık.
hayır, türkiye'nin bir coğrafi bölgesinden olmanın ve soranın bunu öğreme çabasının neresi ayıplanası bir davranıştır da insanımızı böyle derin yorumlarla gereksiz açılımlara sevkedecek memleket meselesi haline gelmiştir, anlaşılmaz.
manidoo manidoo
ulusallaşamamış ya da ulusallaşmayacak kozmopolit ülkelerin vatandaşları için kullanılan (örn:isviçreli,malezyalı,finlandiyalı,brezilyalı,arjantinli,avusturalyalı,kenyalı vs gibi) belirteçin türkiye uyarlaması. yani vatandaşın bir ülkeye ait olması durumu.şöyle yapılır ülke+aitlik eki(-lı,-li büyük ünlü uyumuna göre değişiklik gösterebilir)

burada kilit nokta ulusallaşma meselesidir.mesela ingiliz yerine ingiltereli yada fransız yerine fransalı,yunan yerine yunanistanlı,japon yerine japonyalı,alman yerine almanyalı demek baya bir abes kaçmaktadır çünkü bu ülkelerin insanları ırkı ne olursa olsun sağlam şekilde ulusallaşmıştır.herkesin tanıyabiliceği bir isimden örnek vereyim fransız futbolcu thierry henry bu adamın fransız ırkından (öyle bir ırkta yok herhalde ) olmadığı ten renginden dolayı kabak gibi meydandadır.ama bu adamı anlatırken fransalı futbolcu yerine fransız futbolcu demekteyiz.çünkü fransa denilen ülkede yaşayan halk fransız kimliğinde uzlaşıp kendini dünyaya fransız olarak lanse etmiştir.

türkiye ise ulusallşama sürecine atatürk ile birlikte girmişitir. osmanlı tebaası anlayışı dünyada yaşanan miliyetçilik akımının etkileri yüzünden sekteye uğramış koskoca imparatorluk erimiştir.sevr barış anlaşmasından sonra sembolik hale gelen osmanlı'ya kurulmuş olduğu anadolu topraklarında bile yer kalmamıştır çünkü emperyalist güçler anadoludaki halka yaşam hakkı tanımamaktadır.bin bir güçlükle kazanılan kurtuluş savaşının ardından alınması gereken dersler vardır. bana göre ne kadar dünya imparatorluğuda kurarsan kur ulusallaşamazsan kendi topraklarında bile bölünme tehliken var.bunun bilincide olan atatürk kurtuluş savaşından sonra türkiye topraklarında yaşayan halktan türk ulusunu meydana getirmiş.türkiye cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile herkes etnik kimliği ne olursa olsun türktür demiştir.durum atatürk ilke ve inkılaplarıyla bugünkü halini almıştır.

eskinin acı hatıraları önümüzde durmaktadır.bölünme tehlikemiz var. bize bunu dayatanlar kendi ulusal politikalarından taviz vermezler.düşünün yüzlerce değişik ırktan oluşan abd bile kendine özgü amerikan toplumu yaratıp.ulusallaşma politkası izlemektedir.
ozerk ozerk
isteyen kendisini istediği gibi tanımlamakta özgürdür tabi. benim içinse "türkiyeli" uzun ve gereksiz. "türk"ü tercih ediyorum.
yeter ulan ne nicki yeter ulan ne nicki
uydurma bir kavram. coğrafi bir kavramdan bir mensubiyet hissi çıkarmaya dönük beyhude bir gayret.

bununla ancak türk milliyetçiliği fikrini törpüleyebilirsiniz. fakat asıl zararı türkiye'de yıllardan beri kimlikleri oturmuş, hangi kökenden gelirse gelsin kendini türk olarak hisseden insanları kimlik bunalımına sokarsınız. kürtçülük ve diğer akımlar ise daha da yol kat eder.

ayrıca geçmişte bunun denenmişi vardı. kimse geçmişten hisse de kapmıyor arkadaş.

(bkz: osmanlıcılık)
yenisekme yenisekme
şlkşkfdkl hayatımda bu kadar uydurma bir isim görmedim. neymiş türk deyince ırk, türkiyeli deyince vatandaş oluyormuş. ırkçılıkmış falanmış filanmış.

sen politically correct işler yapacam diye kıçını istediğin kadar yırt, gerekli bir şey yapıyor olduğuna kendini inandır, yabancı adam sonuçta türk'e de turkish diyecek, türkiyeli'ye de turkish diyecek. ne olacak sonuç? bütün dünyada olmayan saçma sapan bir ayrımı yapıp sözümona ırkçılıktan kaçınmış olacağız. sen de bok var gibi türk-türkiyeli ayrımı yapacağım diye kıçını yırttığınla kalacaksın. kendine kendine sorun/meşguliyet yaratmanın bu kadarı. pes. istediğin kadar isim icat et, turkish'sin ulan işte, ne kasıyon.
1 /