türklerin ticaret ahlakı

purge me purge me
türküm. hayatımda gördüğüm en kepaze ticaret ahlakıdır. bunu anlamak için şöyle yapıyoruz. dolap, gardrops, sahibinden, letgo gibi uygulamaları yükleyip 3 ay vakit geçiriyoruz.

1- armani diye pazar malı ürün satmaya çalışan sözde beyaz yaka okumuş çakal kesim.
2- ürünü aramalarda üste çıksın diye, lcw marka boktan tişörte (nike, adidas, zara, mango gibi tüm etiketleri yapıştırıp sitenin arama fonksiyonunun içine edenler)
3- 100 liraya aldığı mala 160 lira çekenler.
4- rezalet haldeki mala, sıfır ayarında diyenler
5- kazalı arabaya (motoru pert olan) "çıtır hasarlı" yazanlar.
6- fiyat manüplasyonu yapanlar.
7- dolandırmak için fiyatı düşük verip kapora isteyenler.
8- başkasının malını satmaya çalışanlar.
9- black fridayde indirimden 10 adet düşürdüğü yarı fiyatlı malı, 1.5 kat fiyat ile listeleyenler.
10- 100 liralık mala, 20 lira olur mu üzerine kuzenimin eski mp3 çalarını da vereyim yazanlar.

içim şişti.

böyle iğrenç bir insan topluluğu görmedim. her alanda böyle. okumuşu da böyle. internette özellikle okumuş kesim yapıyor bunu hatta.

sosyal medyaya gir hepsi mağdurdur. ama aslında hepsi aynı boktur. sokakta da aynı, sanalda da aynı.

serengeti düzlüklerinde aslan olacan ticarette kazıklanmamak için. anında boş anını bulsalar kazığı atarlar.

onun dışında, mal alıp satarsın, söz verirler. "abimmm cuma sende" derler ödemezler. çek verirler boş çıkar. ev verirsin içine sıçarlar. kira verirsin, aniden almanyadan oğlum gelecek ya da yüzde 80 zam derler.

bir türk büyüğünün dediği gibi ; amlarına koyayım bunların çok ayıp ediyorlar.
1
acarabi acarabi
var mı?
olmayan şey hakkında başlık açılması ne bileyim.
kurumsalından kobisine, holdinginden en küçük pazar esnafına kadar...
yoktur.
anabacı vokke anabacı vokke
yoktur. çünkü neden olsundu ki? ticaret ahlakı dediğimiz şey avrupa'nın batı'sında merkantilist dönemde gelişen bir şey. niye? çünkü pazar ekonomisinde herkesin birbirine işi düşüyor ve satışların sürdürülüp, karın artması için de işlerin aksatılmadan sürdürülmesi lazım. bu da nasıl olur? asgari birtakım etik ilkelerle, prensiplerle... o yüzden avrupa'da bizimki gibi bir çek senet mafyası yoktur, bir şekilde tahsil edilir çünkü. adamın parası varsa borcunu öder, üstüne yatmaz. bankaya kredisini ödeyemediği için iflas eden işadamı görürsünüz de bir şahsa olan borcunu tahsil edemediği için iflas eden işadamı göremezsiniz.

ama bizde ticaret erbabı devlet eliyle oluşturulmuş lümpen bir sınıf. devlet arkasındaysa ne kadar kötü işletirse işletsin batmamış. ona borç takmış, bunun malına çökmüş. bunları da hiç ahiret yokmuş gibi devlet de hep arkasındaymış gibi umursamadan yapmış. siz şimdi bu adamdan ne ahlakı bekliyorsunuz ki? cem uzan dediğin adam, baktığında amerika'da işletme masterı yapmış adamdı. koç'un, sabancı'nın bakkal mantığıyla "türkiye'de cep telefonu mu var sanki kardeşim gsm operatörünün ne getirisi olsun çok pahalı kardeşim" diye mtoorola'yla ortak olmadığı türkiye'de telsim'i kurmuş bir adam. baya baya burjuva vizyonu var yani... ama adam bir şirket kurduğunda ilk düşündüğü şey bu şirketi nasıl soyarım oluyordu. kendi şirketlerini soyuyordu adam... bizim zenginimiz bu işte, ne ahlakı bekliyorsunuz?

ha bir de bizde ticaret yapanlar da dahil kimse ticaretten anlamaz. bunun en net bir mala fiyat biçerken görürsünüz. ticaretin en temel prensibi bir malı aldığın fiyatın en az iki katına satmaktır kardeşim. ve bu adam kazıklamak değildir çünkü o mal raftan indikten sonra yerine tekrar almak zorundasın. en az %100 karla satacaksın ki ertesi gün aynı malı oraya koyabilesin. bunun daha dükkan kirası, çalışan gideri falan var... o yüzden ticarette %100 kar aslında %0 kardır. bunu bilmeyen sadece müşteri değildir, esnafın çoğu da ilk işlerinde bilmez. işleri batıra batıra öğrenir. daha bunu bilmeyen adamlardan ne yapmasını bekliyorsun? marka yaratmasını mı? bakın marka yaratmak bir ahlak meselesidir temelde...
topalkırkayak topalkırkayak
yoktur. çünkü, bizde ticaret yapma amacında olan çok az kişi var. ticaret nedir, bir ürünün değeri karşılığında el değiştirmesidir.

vikipedia'dan bir tanımla devam edeyim. ticaret malların/ürünlerin üretim sürecinden tüketimine kadar geçen zamanda, ekonomik değer taşıyan başka nesneler ile değiştirilmesi, alışı ve satışı anlamında kullanılmaktadır.


bu değerler genelde ortak olarak kabul edilir. onun üzerinden hareket edilir. bizde nasıl işler? malın değerini alırken çok düşük, satarken çok yüksekmiş gibi göstermeye çalışırız. bunu da ticarette usta olmakla, ticareti iyi bilmekle ilişkilendiririz. yani, birincil amacımız müşteriyi, alıcıyı, satıcıyı sikmektir. yola çıkış amacın karşıdakini sikmek olunca da, ahlaktan bahsetmenin manası yok. çünkü, kalkmış sikin dini imanı olmaz.

bi dip not da düşmek lazım bence. olay türklerle sınırlanacak kadar dar bir pencere değil. bu -izm lere tartışabilecek kadar hakim değilim ama mevzu kapitalizm. zira, büyük firmalar, gücü elinde tutanlar da aynısını yapıyor. yani, dünyanın çivisi çıkmış, insanlar para hırsından götü başı dağıtmış. çok da şaapmamak lazım.
li 10 li 10
mesele ticaret ahlakında değil, direkt ahlakın kendisinde. ahlaklı bir insan zaten bunu hayatının her alanına yansıtır. çoğu problemin özünde ahlak sorunu var zaten. toplumun genel sorunu bu.
sageeth sageeth
şimdi mesela bir taşınmaz var türkiye'de. sahibi dolar üzerinden satış yapıyor. diyelim 500 bin dolares. al gülüm ver gülüm, her şey hallediliyor, evrak kürek işleri bitiyor. derken merkez bankası 2 saat sonra şakkadanak faiz indiriyor, dolar saniyesinde 20 kuruş artıyor. adam sizi arıyor. "yaa dolar uçtu, işlemleri de bitirdik ama bizim yeri 600 binden aşağı satmazdık ya çok zarardayız bir şey yapamaz mıyız?"

bakın bu orospu çocukluğudur artık. şark kurnazlığını geçmiş, arkasını camiye vermiş 500 metre sonra sağa dönmüştür artık. hem taşınmazını dövizle satıyorsun hem de dolar, tl karşısında yüzde 1 değer kazandı diye de taşınmazının, hiçbir maliyeti artmamasına rağmen, değerini yüzde 20 arttırıyorsun. açgözlülüğün, ahlaksızlığın başkenti olmuş memleket artık. hiçbir değer yargısı olmayan, hesap kitap bilmeyen çomarların ticaret yaptığı, tuttuğunu siktiği bir ülkede ticaret ahlakından bahsedilemez. çoğu arkadaşın dediği gibi genel olarak bir ahlak sorunu olan bir milletiz. sorsanız din, kitap, peygamber de ağızlarından düşmez. o kadar güzel ahlaklıdırlar.