üç kağıtçı

maximus maximus
a href="http://video.google.com/videosearch?q=kemal+sunal&emb=0&aq=f#" target="_blank">http://video.google.com/videosearch?q=kemal+sunal&emb=0&aq=f#
trink trink
an itibariyle televizyonda rastladığım film.

güzellik çirkinlik göreceli, ama tepeden tırnağa çirkin oyuncuların yer aldığı filmdir aynı zamanda. hakkaten özene bezene seçilmiştir bu filmdeki tipler.
gabriella gabriella
filmin başlarında, rıfkı* ve hasan* minibüstelerken, yağmur yağacak/yağmayacak iddiasına girdiklerinde, hasan ın ''çok az zamanın kaldı, yağmur yağmadı, iddiayı kaybediyorsun'' demesinden hemen sonra gök gürleyince direksiyon hakimiyetini kaybetmesi bunun üzerine minibüs ün bir oraya bir buraya savrulması ve bunun üzerine rıfkı nın ''frene bassana ulan'' demesi belkide bu filmin en komik sahnesidir.
xerdan alonso xerdan alonso
belediye başkanı rıfkı (kemal sunal) rüyasında öleceğini görür ve bunu tüm mahalleye ilan eder: 'yakında öleceğim' der. pek çok mahalleli gibi buna bakkal da çok sevinir, rıfkı'ya şöyle der, dalga geçerek ve kahkahayla: 'gittiğiniz yerde babama selam söyleyin'. rıfkı cevabı yapıştırır: 'ben ananın bulunduğu kısma gidiyorum, ona söylerim'... filmin en güzel sahnesi bu kesinlikle...
esofmantakımı esofmantakımı
bu filimde bir mantık hatası vardır satılmış ağa , sabri ve hasan rıfkı dan kazığı yiyenler birleşirler, ve romatizma hastalığını geçirip onun evliya olmasını yok edeceklerdir. belediyecinin çaycısına romatizma ilacı verip bunu içtği ıhlamura katmasını söylerler ama her seferinde ilacı, çaya koyup karıştırır ve rıfkı'ya her seferinde ıhlamur götürür artık herhalde gözden kaçmıştır.