uçakta namaz kılmak

1 /
easy company easy company
hz. muhammed ve arkadaşlarının savaşlarda, ok atışı altında gövdelerini sırayla birbirlerine siper ederek namaz kıldıklarını düşününce pek bir esprisi kalmayan eylem.
azwepsa azwepsa
sırf bu iş için uçak koltukları kaldırılabilmektedir. misal 345 kişilik uçakta namaz kılmaya niyetlendiniz. kendiniz gibi insanlarla cemaat oluşturmak istiyorsunuz. bunun için ayağa kalkarsınız ve avazınız çıktığı kadar bağırarak ezan okursunuz. sesi duyan gelir.

bundan sonraki aşama namaz için yer açmaktır. en ndeki koltukları kaldırmak gerekli. business class falan onlar ama olsun. namaz kılacaz şurada. güzellikle ya da cebir ile ön koltukları boşalttıktan sonra... bi dakka abdest almadık. önce tuvalete gidip bi abdest alalım. ama oraya da sığamayız ki. en iyisi hostesler ibrik tutsun bize. tuvaletin önünde abdestimizi alalım. ama kardeş kardeş, sırayla. akabinde diğer yolculardan kurulanmak için havlu alalım. ıslak ıslak olmaz. baktık vermiyorlar o zaman bu islam karşıtı kafirlere karşı cihat ilan eder elimizi yüzümüü üstlerine sileriz.

artık namaz kılmaya hazırız. ön tarafa business classa gidip koltuklar sökülür. çıkan koltukları ekonomik sınıftaki koridora yığarız. eh bi on beş yirmi dakka koridor kullanılmayıversin. zaten öyle ortada dolanırlarkene dikkatimizi dağıtırlar namazımızı bozarlar.

efenim tüm bu hazırlıklar tamamlandıktan sonra içinizden birin imam seçerek namaza başlayabilirsiniz. aha! bi dakkaaa bi dakkaaaa. kıble meselesini de çözmek lazım. biri kokpite girmeli. ama öyle lambur lumbur girilmez koca pilotun kokpitine. kapıyı tıklat ayı! bi rica et, on beş dakka kıbleye dönüp uçsun. 15 dakka ya bişey olmaz 15 dakkadan.

tamaaaam. artık namaza başlayabilirsiniz. sünnetlerini de aksatmamalı. sonunda tespihi, duası da tam olsun. bir de selametle iniş yapabilmek için iki rekat da nafile namaz kılarsanız tam olur.

evet, bu kadar basit. her ne kadar ilahiyatçılar bu tür araçlarda kişinin oturduğu koltukta, kıble yönünü dert etmeden namaz kılınabileceğini açıklasalar da ben, hepsinden daha büyük ve muteber bir din alimi olarak işin doğrusunun böyle yapılacağını fetva ediyorum.

böyle biline böyle edile.
burcumsu burcumsu
insan her yerde namaz kılabilir eğer isterse. otobüste kılan birini görüp çok etkilenmiştim. dikkatini dağıtmamak için kıpırdamadım bile. secdede öndeki koltuğa başını koymak suretiyle kılmıştı namazını. neticede uçakta da trende de otobüste de uzaydada kılınabilir namaz. eğer istersen.
kötüböcek kötüböcek
islam dininin kolaylık dini olması açısından geniş alana ihtiyaç duyulmayacak durumlardan biridir, eğer ayakta namaz kılmak mümkün değilse oturarak da namaz kılınabilir, benzeri kolaylıklar için, teyemmüm abdesti seferilik gibi konuları da araştırabilirsiniz, aynı şekilde niyet de duruma uygun edilirse hiçbir sorun kalmaz, yoksa tek sorun sadece uçak değil gemiler için de geçerli olurdu.
usako usako
gereksiz bir eylem. bana göre gövde gösterisi. seferilik diye bir şey var. ben de otobüste kılan birini görmüştüm, çok etkilendim. uzuuun uzuuuun kılmıştı kadıncağız namazını. bu esnada otobüs afyondan ankara'ya gitmekteydi. işin ilginç tarafı artık kaza namazlarını da mı kıldı ne yaptıysa teyzem abartısız yarım saat - kırkdakika kadar namaz kıldı. ben de bu arada yıldızlara falan bakıyordum. birden sağ tarafımdan yükselen ay dikkatimi çekti. önümdeki teyzeye baktım, tam önümde, saat 2 yönüne doğru dönmüş namaz kılıyordu. aya bir daha baktım, ay saat 3, kimi zaman saat 4 konumlarındaydı. teyzenin kıble olarak aldığı yer resmen kremlin sarayıydı. teyzecik bilmeden ama büyük bir şevk içinde kuzeydoğuya doğru kıldı namazını. bitirmesini bekledim. sonra:

-iyi geceler, allah kabul etsin. ama kuzeydoğuya doğru kıldınız.
-ne?
-kuzeydoğu. orası kıble değil, kremlin sarayı büyük ihtimal.
-*mavi ekran*

yazık tabi. ama ne gerek var? afyon-ankara zaten 3 saat. sabredemiyor musun biraz?
gizem gizem
islam dininin birileri tarafından bile isteye saptırılıp, ibadetinse şova dönüştüğü anlardan yalnızca biri. eskiden seferi diye bir kavram vardı, islam dini hoşgörü diniydi ve seyahatte olanlara ibadetini sahir zamanda kaza etme imkanı veriyordu, şimdiki islamsa yüze bir kilo makjajı serbest kılan, vücut hatlarını detaylı biçimde ortaya çıkaran giysiler giymeyi öngörüp buna rağmen muhakkak kafanın bone ve allı pullu örtülerle kaplanmasını farz kılan 21. yy ilk çeyreğinin nevrotik bir başağrısı.
1 /