ucuz

closer closer
bir şeyin ucuz olup olmadığına karar verirken içinde bulunduğunuz ortam çok etkilidir. farkında olmadan –genellikle- çan eğrisi yöntemi kullanırız. çünkü bir şey ucuz olduğundan bahsederken hep bir şeye "göre" ucuz olduğundan bahsedilir. piyasaya göre ucuz, kalitesine göre ucuz, bu zaman göre, bu yere göre ucuz diye gider bu.
hilde hilde
"öyle bir öfke var ki içimde sana karşı
sussam belki daha iyi olur.
saçlarından tutup sürüklemek tek arzum
ama ne kadar ucuz bir görüntü olur...
sağlam bir yumruk atsam yüzüne
yazık çünkü yüzün güzel,
yırtsam ağzını cart diye
olmaz çünkü konuşucaz daha...
bir gün karşılaşıcaz bir yerlerde
selam vericem sana
o gün konuşucaz hep seninle.

öyle bir kin var ki içimde sana karşı
şarkı sözü yapsam daha iyi olur...
çok fena küfretmek istiyorum sana
ama etrafa ne kadar ayıp olur...
bir tekme atsam dizlerine yazık
çünkü narin o beden
ve öldürmem seni asla
çünkü yaşamak daha büyük bir ceza.
bir gün karşılaşıcaz bir yerlerde
selam vericem sana
o gün konuşucaz hep seninle
o günü bekle."

şeklinde melis danışmend şarkısı, daha az renk'ten. içten, öfkeli, basit. seviyorum bu şarkıyı.