ufuk bayraktar

2 /
kalender meşrepli kalender meşrepli
zeki demirkubuz kafede oturuyorken saçları üç numara ve mimikleri çok tuhaf bir adam görür.içinden "lan" der kendine:"piyasada onca mektepli adam var aralarından iyi oynayabilenini seçsen bir elin beş parmağını geçmez.ama bu çocuk!bu çocuk çok farklı, bu çocukta bireşeyler var hissediyorum."o çocuk askerden izne yeni gelmiştir ve iznini de epey asmıştır.ayrıca babasından kalma bu kafeyi de kendisi işletiyordur.
z.d:bakar mısın genç adam!
u.b:(lan yuh ya!yani izni birkaç gün astık diye peşime adam takmışlar.tamam arkadaş izni astık da askerden kaçtığım yok ki.bu ne böyle vatan hainliği muamelesi.)buyrun efendim?
z.d:benim mesleğim yönetmenlik.seni bir filmimde oynatmak istiyorum, ne dersin?
u.b:valla ne diyeyim.çok şaşırdım doğrusu.isterim tabi de babam ne der bilmem.
z.d:babanı ben ikna ederim merak etme sen.
baba ikna edilir ve yeni bir yıldız doğar.*
*anlatılan hikaye gerçek hayattan birebir alıntıdır.
director director
cihangir'de eski evi dışında ulaşabileceğim bir kaynak bulamadığım demirkubuz'u sokak sokak aradığım günlerin birinde, firuzağa'da çaycıya oturmuş çayımı içiyordum. boş masa yoktu ve birden oturabilir miyim dediği gibi aniden masamda demirkubuz'un yarattığı o muhteşem genç bekir ile karşılaştım. kader filminden farklı değildi, düğmeleri açık gömleği ve takımı, takıları vs. heyecanımı yatıştırdıktan sonra ona demirkubuz'a nasıl ulaşabileceğimi sordum büyük bir çekingenlik içerisinde. beni süzdü ve oyuncu mu olmak istiyorsun dedi. hayır dedim, yönetmen olmak istiyorum ben. gülümsedi ve şaşırdı. evine gönderirim ama biraz sinirlidir, tersleyebilir dedi ve bana demirkubuz'un ev telefonunu verdi büyük bir sıcaklık ile. kader filminde bekir karakterini ben oynasam birine böyle içten davranamazdım kesinlikle. hayatımı güzelleştiren adamlardan biri ufuk bayraktar, oyunculuğu hakkında herkes bir şey demiş ama insanlığı bir çok karşılaştığım oyuncudan çok çok öte, farklı bir durumda benim için.

bir gün bir oyuncu tanıdım ve hayatım değişti. demirkubuz'un kendi gibi yetiştirdiği adamların belki en iyisi.
phallos phallos
dün yayınlanan burada laf çok programında samimiyeti ve sempatisini birazda alkol ile harmanlayarak ortaya seyri şahane bir program çıkaran,küfürleri ve gaflarıyla programa renk katan şahsına münasır bir kişidir.
fenacore fenacore
dün altın portakal'da derviş zaim'in devir filmini izlemeye gitmiştim. biraz erken gittik akm'nin önüne. oturuyorduk ve uzaktan gördüm sanki, sonra bir daha baktım. harbiden ufuk bayraktar lan, hemen gittik yanına, sarıldık. inanılmaz samimi, sıcak kanlı bir insan, muhabbete daldı bizle. evimize bile davet ettik, ama "kokteyl var gelemem, ama daha buralardayım ya" diye ekledi. ulan nasıl mutlu olduk anlatamam, babamı görmüş gibi sevindim.
infante defunte infante defunte
efkarlı delikanlı rollerine cuk oturan adamdır. çok iyi kotarır bu tarz karakterleri. örnek olarak dağ filmindeki rakı sahnesi. fonda müslüm gürses' ten "affet" şarkısı, mahalleden arkadaşlar ve askere gidecek olan bekir:


2 /