ufuk uras abartılmış balon bir sosyalisttir

elm sokağı nda freddy i arayan adam elm sokağı nda freddy i arayan adam
22 temmuz 2007 genel seçimlerinde 1969 seçimlerinden sonra ilk kez bir sosyalist parlemantoya girdi diye kıyametler koparılan ufuk uras’ın geçen süre içerisindeki icraatlarıyla meydana çıkan, gerçekçiliği bir hayli fazla olan tespit.

ufur uras. 39 yıl sonra parlemantoya giren ilk sosyalist, pardon sözde sosyalist.

bugün yine bir kürt milliyetçisi parti’nin* grup toplantısında döktürmüş. acaba “milliyetçiler mi aptal yoksa aptallar mı milliyetçi”?

lafı ettiği yer faşist bir parti’nin grup toplantısı. ha bu arada o parti’nin üyesi bile değil. bildiğimiz gibi ödp başkanı değerli hocamız.

ufuk uras sosyalistliği bu kadar oluyor. iki kere gren peace’e destek verdi, ve bolca kürt milliyetçilerin savundu. ben seçimlerden beri geçen sürede sadece bunları gördüm. evet seçimden önce destekliyordum kendisini, böyle olcağını hiç düşünmemiştim şahsen. ben bir şeyler beklerdim kendisinden.

mesela alevilere aleni hakaret olan diyanet işleri açıklaması “cem evleri ibadethane değildir” sözü üzerine kürsüye çıkıp bas bas bağırmasını beklerdim kendisinin. yapmadı, tek yaptığı icraat birazda sayelerinde milletvekili seçildiği kürt milliyetçisi dtp’ye sürekli destek vermek oldu. ha birde hakkını yemiyim gren peace’e destek verdi. bunları iki oldu söylüyorum çünkü geçen 9 aylık sürede kendisini başka bir olayda göremedik. buna rağmen hala çıkıp ben sosyalistim diye gezebiliyor ortalarda.

hocam, milletvekilim, sevgili büyük sosyalist, 39 yıl sonra seçilmiş şanlı sosyalist. sana sesleniyorum buradan;

lütfen ama lütfen bırak bize oyun oynamayı da biraz teoriden gerçeğe geç. bize icraat göster. öyle faşist bir parti’nin milletvekilleri arasında milliyetçilere aptal demekle olmuyor sosyalistlik. ya da ben sosyalistlikten bunu anlamıyorum.
garion garion
kapsamı açısından doğru bir önermedir.

öncelikle ufuk uras, ideolojik açıdan klasik kalıba uygun bir sosyalist değildir. zaten, bir serbest piyasa ekonomisinde parlamentoya giren ve bu ekonomik düzene sahip devletin kanun ve teamülleri ışığında faaliyetlerde bulunan bir kişi marxist öğretiye göre sosyalist olamaz, olsa olsa revizyonist olur, kautsky yanlısı olur, hiç bilemediniz iskandinav solu yanlısı olur, ya da günümüzün abes tanımıyla "liberal sol" olur.

ikincil olarak, ufuk uras'ın seçilmesi için büyük yaygara yapıldığı, seçildikten sonra bol bol kutlandığı doğrudur. ben de yaptım bu "yaygarayı" şahsen. pişman da değilim, şimdi olsa en ufak bir çekince duymadan gene yaparım. çünkü bu yaygaranın yapılmasını;n nedeni ufuk uras'ın bir kıvılcım olmasının umulması değildi. ondan büyük işler başarmasını beklemek hiç değildi. kutlamaların nedeni, meclise tescilli katillerin, karanlık yüzlerin, futbolcu gibi parti transferi yapanların, dün sivas katliamı'na, maraş olayları'na, irticai faaliyetlere, darbe girişimlerine karışanların, en basitinden kaypak olanların, muhalefet yerine kakafoni yapanların yanında; en azından iyi niyetli, tecrübeli ve itici olmayan bir hitabet yeteneğine sahip, doğru tabiriyle "düzgün" bir insanın o mecliste gerçek bir temsilci olacağını bilmekti. en azından benim için öyleydi.

fakat ufuk hoca biraz eksik kaldı beklentileri karşılamakta. elbette kendisinin yapacağı düşünülen şeyleri yaptı, tepki koymakta, gereken yerde gereken yerde durmakta üzerine düşeni yaptı. lakin etkili ve verimli bir sol odak olmak konusunda net bir şekilde sınıfta kaldı. bu noktada "tek başına ne yapmasını bekliyordun ki" denilebilir. doğrudur, ancak solun o taşı gediğine koyan, onurlu, baş döndüren metaforlarla dolu, önyargı parçalayıcı, gözünü sevdiğimin eleştirel bakışı, tek bir lider tarafından yerine getirilse dahi, tahayyül dahi edilemeyecek denli kapsamlı sonuçlar doğurur. türkiye solunun en büyük sorunu olan, 68 kuşağından beri süregelen lider ve kadrosu sorununa merhem olmaya ufuk uras da kabil değil. olamaz da zaten, sonuçta bu derece köklü bir sorunu kılıcı taştan söküp çıkaracak ve kitleleri devrime götürecek yüzsüz, maskeli bir şövalyenin çözmesi beklenemez, bu her şeyden önce bir bilinç sorunudur.

ufuk uras'a yöneltilecek en büyük karşı görüş, dtp ile olan ilişkileridir. dtp, bu yasama döneminde harika bir fırsat yakalamıştır. ilk kez parlamentoda bu derece geniş bir temsil olanağı bulmuş, yurdun demokratikleşmesi ve milliyetçi bölücülüğün bertaraf edilmesi için ilk kez bu kadar uygun bir ortam oluşmuşken; kendisine sağ kanattan yapılan, ayağına tam oturan bu muz ortayı dehşetengiz derecede kötü bir şutla tribünlere göndermiş; kendisi bizzat her tür milliyetçiliğe ve ayrımcılığa karşı durmakla yükümlüyken, çareyi daha da ayrımcılık yapmakta, hatta bununla da yetinmeyip geçtiğimiz aylarda çareyi kürt halkının en yumuşak karnı olan din ile de saldırmakta bulmuştur. bu bakımdan dtp, misyonunu yerine getirememiş ve başarılı olamadığı gibi, kendisine güvenenleri de mahcup etmiş bir siyasi oluşumdur. ben dahil pekçoklarınca eleştirilen baskın oran dahi, (ilgilenenler başlığındaki girimi okuyabilir) dtp grup toplantısına katılarak harikulade bir konuşma yapıp, partililere soğuk duş etkisi yaratan bir uyarıda bulunurken; ufuk uras mecliste belki de beraber çalışarak çiçekler açtırabileceği tek gruba yalnızca destek vermekle yetinmiş, tartışma yoluyla mevcut sorunları ortadan kaldırmaktan şiddetle kaçınmıştır.

tüm bu sayılanlar da, ufuk uras'ı mecliste adeta sembolik, yollardaki beyuhde ufak bildiri dağıtımları misali tek başına bir adamcağıza çevirmiş; sonuçta da ufuk uras alışkanlıkları ve alışılmışın dışındaki tarzıyla gülümseme yaratan; ve iflah olmaz romantikleri -bu familyadanım- esefle "heh heh...iyi adam ya" merhamet ve imrenmeyle karışık küçük işlerle uğraşmanın nefis hazzına duyulan öykünmelere gark etmekle kalmıştır. abartılmasına gelince, bu kadar nadir gerçekleşen bir olayın abartılması yukarıda sayılan nedenlerden ötürü son derece normaldir. fakat, ufuk uras'ın sosyalistliği konusunda kendisi hariç hiç kimse değerlendirme yapamaz. çünkü bir ideolojiye mensup olmak, gerçek anlamda temellendirilmiş, mantık ile uygulama alanına sahip bir görüşü hayat gözlüğü olarak kullanmak, eleştriel bir kıstas, belden aşağı vurma aracı, yahut yalakalık düzeneği değildir. ufuk uras sosyalisttir ya da değildir, bu hiç kimseyi ilgilendirmez. ufuk uras'a destek veya oy verenleri ilgilendiren yegane şey, onun yeni bir ufuk, cemal süreya'nın deyişiyle "yalnızlığa bir misilleme" oluşu, sırf bu yüzden sevilişidir. ha, bu umut soluyordur, solmaktadır, o ayrı; ancak balon değildir ki sönsün.

son olarak, tartışmak, eleştirmek, bunlar güzel şeyler. ancak bu kanaatleri kullanılmamış ve ilgi çekici başka kalıplarla tanımlamak gerek. ne başlıklar var bu sözlükte, "x abartılmış balon bir y'dir" makamında, ve hiçbiri yazım açısından da, savunduğu fikir açısından da görülmemiş bir değeri haiz değil. bari yazış tarzı özgün olsun.

düzeltme: yazım.
yağmursonrasıtoprakkokusu yağmursonrasıtoprakkokusu
bu önermenin genel olarak doğruluğu tartışılabilir, fakat ufuk bey'in seçimlerden beri yaptıklarının, kendisini "sosyalist" olarak tanımlayan birine yakışmadığı, bağlı bulunduğunu söylediği ideolojiyle bağdaşmadığı apaçık ortadadır. ("yaptıkları"ndan kastım, malum faşistlerle omuz omuza dolaşmasıdır.) ve maalesef verdiği önergeler veya diğer pek sivri olmayan icraatleri bu yanlışının üstünü örtmek için yeterli değil. savunurken de, eleştirirken de biraz dikkatli olmak gerek. körü körüne korumak veya saldırmak hiçbir işe yaramaz.
trinity trinity
çok yüzeysel ve göreceli bir tespittir. bunu söyleyen kişinin siyasi görüşüne, takip ettiği medya organlarına, mecliste 550 de 1 sandalyesi olan bir vekilden beklentinilerin ne olması gerektiğine göre değişir.

örnekleyelim;
1-tayyip her saat başı televizyona çıkıp abuk subuk her konuşması yayınlanırken ufuk hoca hafta 1-2 kez çıkmaktadır. şimdi bu iki kişi bilgi birikimi, hayata ve insanlaa bakış açısı, siyasi yönleri ve konumları bakımından tamamen farklı iki kişidir. ortak tek bir yönleri vardır ikisini de millet seçmiştir.

2-deniz baykal - ufuk uras olarak bakarsak en önemli fark birinin sosyal demokrat diğerinin sosyalist olmasıdır. birinin partisinin mecliste 99 vekille ana muhalefet partisi lideridir. deniz baykal televizyonlarda daha çok çıkmasına, daha fazla sandalye sahibi olmasına rağmen hala kanayan yaralara parmak basmamakta ısrar etmektedir.(bunlardan aklıma gelenler yeni sosyal güvenlik reformu (işçi hakları), hrant dink cinayeti, küresel ısınma, yolsuzluklar)

3- en çok kıyaslanan kişinin ise bunların içinden kamer genç-ufuk uras olduğu durumdur. bu durumda kamer genç'in uzun zamandır bu işteki tecrübesi, meclis mevzuatına meclis başkan vekilliği yaptığı için daha hakim olması ve medya ile daha magazinsel bir birlikteliği olduğu için daha fazla yer aldığı doğrudur. açıkçası kendisi meclis televizyonunda en çok konuşma yapan vekil bile olabilir. kendisi de muhalafet yapmaktadır. çabası takdire şayandır. kamer genç'in 6 tane teklifi,31 tane sözlü soru önergesi ve 2 tane yazılı soru önergesi bulunmaktadır. ufuk hocanın ise 1 tane teklifi (1 mayıs tatil olsun), 1 tane sözlü soru önergesi (bandırmada değişen cadde isimleri) ve 18 tane yazılı soru önergesi vardır.

gelelim ufuk hocanın meclise girdiği günden beri neler yaptığına; (eksik olur fazla olmaz takip ettiğim kadarını yazıyorum)
1- küresel ısınmaya karşı hem yazılı meclise önerge vermiş hemde her fırsatta bu soruna değinmiştir.
2- işçi haklarını her fırsatta savunmuş bu konuda gidebildiği detek verebildiği tüm grev alanlarına gitmiş, tuzla iş sağlığı konusundan, türk telekom mitingine oradan bosal mimaysan a.ş., farplas a.ş., coster a.ş. ve şahin motor yatakları a.ş. mitinglerine katılmıştır. 1 mayısın tatil olması için ise soru önergesi vermiştir ki çoğu ülkede tatil olan 1 mayıs en az resmi tatili olan, en fazla çalıma saati olan ülkelerden biri olan bizde nedense tatil değildir. ilginç! arçelikteki örgütlenmeyi de destekledini belirtelim.
3-hrant dink konusundaki çalışmaları takdire şayandır.
4- f tipi ceza evleri ile ilgii çalışmaları sürmektedir.
5-yeni ve zamlı elektrik fiyatlarına ne ilginçtir ki sadece o meclisten hayır demiştir.
6-kaz dağları, balıkesir, çanakkaledeki maden aramalarına ilşkin konuşanda odur.
7- evrensel kültür miraslarını hatırlatan ve sahip çıkılmasını isteyen (bergama, çanakkale troas...)
8- hukuk kurallarını uygulamayıp arsaları peşkeş çeken hükümete yazılı soru önergeleri veren
9-türk dil kurumu başkanının aleviler ile ilgili yaptığı açıklamaya itiraz etmiş ve gerekli soruşturmanın yapımasını sağlayan kişidir.
10-toki konutları yapılsın diye 38 gündür çevik kuvvet ablukasında olan bir mahallenin derdini dinleyen ve bunu gündeme taşıyan yine odur.
11-301 den hiç bahsetmeyeceğim her yerde söylüyor zaten. 301 ayıbı herkes için geçerlidir. demokrasi demokrasi diyen akparti türbanda demokratken neden 301 diyince neden demokrat değildir?
12- tütün politikamızın biran önce değişmesi ve tütün ekim alanlarının tarım ve köyişleri bakanlığının, ziraat fakültelerinin, ziraat odalarının, ziraat mühendisleri odalarının da sürece dâhil edildiği, toprak analizi yapılarak yetişecek uygun ürünün saptanmasıyla üreticiye alternatif ürün sunmak ve kalıcı çözüm sağlamak.
13-yeni sosyal güvenlik reformuna her plartformda karşı çıkmış meclis kürsüsünde de bunu bağıra bağıra (sözün gelisi) nedenleri ile söylemiştir.
14-hakkari'nin yüksekova ilçesi'nde nevruz kutlamalarında 15 yaşındaki bir gencin 3 sivil polis tarafından kolu kırılarak gözaltına nasıl alındığını yine o gündeme getirdi.
15- nükleer santrallere karşı
16-tarım alanları ve çiftçilerin sorunlarına 20 mart 2008 de mecliste yine o değinmiştir.

bu liste uzar gider böyle. bu işin doğrusu adam çalışıyor ama takip de ya da çalıştığını göstermede sorun olabilir bu da kimin hatası, nasıl aşılır diye düşünüp bunu tartışmak lazım derim.
tayyizemane tayyizemane
...çünkü diye devam etmesi halinde bakış açısına göre farklı sebepler sunulabilecek önerme.

muhtemelen kimi sosyalist kimliğinden dem vuracak, kimi meclisteki icraatlarından,abartılmasından yola çıkacak.
ufuk uras'ın mecliste olmasını isteyenler tek başına harikalar yaratacak olağanüstü güçleri olan sosyalist bir lideri meclise taşımış değillerdi, devrimci bir anlayışı meclise taşıdılar ve özlemi çekilen temsil sağlandı yalnızca.
kamer genç vari bir muhalefeti ufuk hocama layık görenlerin de gözden kaçırdığı bir şey var, bu işin icabı her fırsatta usul dışı sivrilip,gerekirse şiddet hali yansıtmaksa şartların hiç de adil olmadığı bir ortamın neresinde mantık, olması gereken bu mudur, bu da bir tarz taviz değil midir ... vesaire?

sosyalist kimliği eleştirmenin dayanağı bu tarz zırvalar ise kendisi sosyalistliğinden bir şey kaybetmez.
kaldı ki 1/555 e bir bakın,"abartılmış balonlara 1 iğne de sizden" kampanyasının 1'i değil mi o?
evet, 70 milyonun gördüğü halüsinasyon olamaz.
elm sokağı nda freddy i arayan adam elm sokağı nda freddy i arayan adam
ben dememiş miydim diye aradan fırlamak huyum değil ama bu sefer bunu yapacağım.. çünkü, kendimi yapmak zorunda hissediyorum..

bu aralar böyle bir trend - bu kelimenin burada kullanmış olması çok önemli- var.. kim ki ben komünistim, ben sosyalistim, ben solcuyum diyen, o kişiyi kürt milliyetçiliği yaparken buluyoruz.. hayır anlam veremediğim nokta biz mi yanlış biliyoruz onlar mı..

nerden geldik bu konuya şimdi.. ufuk uras, çok saygıdeğer abimiz, kalkmış bdpye katılmış.. sözlüğün çok güzel bir tuşu var bu durumlar için:

yanlış oldu ters oldu

biri yanlıştır mı dedi duyamadım.. en başa dönüp her şeyi yeniden okuyalım o zaman.. tekrar düşünelim..
anabacı vokke anabacı vokke
balonu şişiren oğuzhan müftüoğlu'ydu. yani ovuz abi kendisini ödp'ye başkan yapmasaydı solcu bir iktisat hocası olarak devam edecekti hayatına herhalde. oradan milletvekilliğine kadar uzandı...

neyse balonu şişiren oğuz abimizdi de gene kendisi ve elemanları bu balondan kendilerinden başka herkesi sorumlu tuttu. eni konu anadan doğma kurtuluşçu adama ufukçu, liberal dendiğini gördü bu gözler...