uğur dündar yılmaz özdil kavgası

üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
evet arkadaşlar, sabah sabah anca "hassiktir lan oradan" diyebileceğimiz böylesine bir habere uyandık. birbirleri arasındaki ilişki abi-kardeş gibi olan iki sözcü yazarı abimiz uğur dündar ve yılmaz özdil, sezgin baran korkmaz yüzünden birbirlerine düşmüş.

www.cumhuriyet.com.tr

abd'de hazırlanan iddianameye atıfta bulunarak sezgin baran korkmaz'ın (isim vermeden) çok güvenilir gazetecileri yanına alarak bir televizyon kanalı kurduğunu söyleyen yılmaz özdil'i uğur dündar, "sen nasıl böyle bir şey ima edersin, sana hakkımı helal etmiyorum, arkamdan hançerledin, karşıma çıkma sakın" deyince yılmaz özdil "sbk iddianamesinde yazılanları sordum, değerli ağabeyim uğur dündar'la tuncay mollaveisoğlu beni eleştiriyor, sormayayım o halde" diye yanıt verince uğur dündar da "bana değerli abim deme, sen artık değersiz yılmaz'sın" demiş...




yıllar boyunca farklı mecralarda birlikte çalışmış, abi kardeş olmuş, hatta bir ulusal kanalın haber servisini birlikte yönetmiş iki büyük gazetecinin böylesine birbirine düşmesi elbette çok üzücü... uğur dündar, yılmaz özdil'le kavga ettiğine göre demek ki bu hayatta her şey mümkünmüş.


acarabi acarabi
yılmaz özdil'in abi dediği uğur dündar'dan araştırıp teyit etmeden ortaya attığı iddia yüzünden çıkan kavgadır.
aralarında böylesine güven ilişkisi bulunan kişilerden birinin (özdil) uzatılan salatalığa elinde tuzlukla yetişmeye çalışması tek kelimeyle pespayelik örneği olmuştur.
paradoksyasayanadam paradoksyasayanadam
sert tepkiyle karşılaşınca, e efendim soru da mı sormayalım diyor. oysa kimse onun soru sorma hakkına dil uzatmamışken. işte bir çarpıtma örneği. asıl cevap vermesi gereken ona uğur dündar'ın dürüst ve güvenilir olmadığını düşündüren şeydir. yüreğin varsa buna cevap vermelisin.
uğur dündar neden dürüst ve güvenilir değildir bunu açıklamalısın.
polia polia
uğur dündar, yılmaz özdil'i günahı kadar sevmez. on sene önce bi haftasonu yeşilköy renöpark'ta oturuyoruz deniz kıyısında bi masada çay bahçesinde, uğur dündar ve ailesi geldi, şebnem bişey eski türkiye güzellerinden hoş eşi ve iki oğlu 8-10 yaşlarında. bilen bilir uğur dündar yeşilköy'de otururur. tam yan masamıza oturdular. derken bunun cebi çaldı, yılmaz özdil bunu aramış, ödül alacakmış antalya'da bunu haber vermek için mi ne aramış. bu güzel güzel konuştu y'ozdille yüzüne karşı, tebrik etti, çok sevindim falan dedi, derken kapadı. eşi şebnem hanım da sordu noldu niye arıyor diye? bu da demesin mi antalya'da mı ne ödül alacakmış da haber veriyor, sen de gel diye beni çağırıyor yavşak dedi. biz şok tabii ki!
kıskançlık mı nedir bilemedik ama o camia demek öyle idi, yüzüne gül, arkasından çekeme, laf et.
o gün oraya halk içine iyi bi izlenim bırakmak amacıyla karışmayı seven uğur amcam karışmıştı ama hiç de hoş bi imaj çizememişti bu laflarıyla doğrusu.
çok çok küçükken ben kendisiyle telefonda da konuşmuştum hatta, herhalde 7-8 yaşlarındaydım, çünkü 9 da halam evlenmişti. halamı aramıştı kendisi iş için ve ben çıkmıştım telefona o anda. ağdalı ses tonu ve kelimeleri, bana yavrucum diye hitabını hiç unutmam, yarısını anlamamıştım zaten ne dediğinin, not aldırmıştı bana halama söyliyeyim diye emredercesine tek tek...
nedense hiç sevememiştim kendisini oldum olası. sonra yan masada y'ozdilin arkasından konuşmasını da duydum falan tamam dedim.
ayrıca ben ikisini de hiç sevmem keza. al birisini vur ötekine. şimdi mevzu ne tam bilmiyorum ve merak da etmiyorum açıkçası lakin senelerdir birbirlerine karşı diplerde sakladıkları gerçek duygu ve düşünceleri su yüzüne çıkmış olmalı, menfaatleri çatışmış olmalı ki normaldir de bunları yaşamaları!
o camiada ün, şan, şöhret, mevki ve para için her şey yapılır, herkes satılır ve satılıktır.
8
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
bence bu konuda ikisi de hatalı...

yılmaz özdil, yılların eski muhabiri, gazetecisi, köşe yazarı, mesleğe 40 yıldan fazla zaman önce izmir'de polis muhabiri olarak başlamış birisi. gazeteciliğin raconunu gayet iyi bilen biridir, emin çölaşan gibi hafıza gazetecisidir, okuyucusunu ibret alması için ara ara geçmişimizi hatırlatma gereği duyar. hafıza gazetecisi olmak geçmişe dönük zengin bir bilgi birikimi, bir araştırma soruşturma kültürü gerektirir. ama özdil dün resmen kariyerinin en büyük acemiliğine imza attı, hem de abisi olarak sevip saydığı bir usta gazeteciye karşı. araştırmadan soruşturmadan, teyit almadan, lan doğru mudur acap diye düşünmeden böyle bir imada bulunmanın gereği var mıydı, sen gazetecisin, yargı ya da iddia makamı değilsin ki? bunu 40+ yıllık geçmişi olan bir gazeteci bilmeyecek de 30 yaşında vatandaşın biri olarak ben mi daha iyi bileceğim?

uğur dündar da hatalıydı. imada bulunan kim olursa olsun, hakkında böyle bir imada bulunulduğu zaman bu kadar aşırı bir şekilde parlamasına gerek yoktu. türkiye'nin en güvenilir kişisi bile olsan, ki ben de öyle düşünüyorum, bu imalara karşı agresif tavırlar sergilemek, toplumun belli bir kısmında hakkında her türlü şüphe uyandırır, "lan acaba uğur dündar da mı bize madik atıyor" diye düşünür millet. kaldı ki, mezarıma gelme, hakkımı helal etmiyorum falan, bunlar gerçekten çok ağır laflar. uğur dündar'ın ağırlığına yakışmadı.

şu hale bak... bi mafya liderinin, bi kara paracının ettiği laflar, rahmetli mehmet ali birand'ın da dediği gibi, bütün ülkeyi birbirine sokmaya yetti.
filhamdiye filhamdiye
muhalif kardeslik bozulmuş. "cenazeme gelme", "karşıma çıkma"ya dönmüş olay. hakkimi helal etmiyorum lafı beni derinden sarstı. helal etmek...kim olursan ol, " namaz kilan öğrenciler" haberi yapan uğur dundar ol can yanınca islami jargona sariliveriyor insan.

77 yaşındaymış. iddialar, imalar yalansa adamı boş yere üzmüşler.
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
yılmaz özdil kemalist kesimi gıdıklayan kitaplarla parladı. bir de aylin nazliakayi chp'den kovdurdu. başka bir başarısı yok. i̇lk başarısı sayesinde zenginleşti, aylin'i kovdurunca başı göğe mi erdi bilinmez.

diyelim ki iddialar doğru, türk kültüründe her zaman olan usta-çırak ilişkisi dün akşam unutuldu malesef. yozdil haddini aştı. adam gibi önce baş başa bir araya gelip daha sonra bir şeyler söylemek varken o aksini yaptı.

zaten çete lideri sedat peker'in özdil'in tweetlerini rtwtlemesi, özdilinde alttan alta bu insanın pr ını yapıyor gibi gözükmesi zaten rahatsız edici bir noktadaydı.

söyleyeceklerim bu kadar iyi günler
caracal34 caracal34
muhalif görünen aslında sisteme hizmet eden iki kişinin sözde görünen kavgası. televizyonda görünen her şeye inanmayın diyeceklerim bu kadar. eğer araştırırsanız bunların ne olduğunu görürsünüz tıpkı şu an muhalif takılanlar gibi.
anabacı vokke anabacı vokke
uğur dündar'ı sevmem, mit'in enfomasyon ve dezenformasyon gazetecisiydi. ama gazeteciydi, burası önemli...

yılmaz özdil'e gelince...

ben bu adamın tek gelir kaynağının sikko köşe yazıları ve kitaplar olduğunu sanmıyorum. yıllardır akp ile de gizli bir teması olduğunu düşünürüm. yani bir soma yazısı var aklımda, sıcağı sıcağına akp'li pezevenkler haketti türü bir şey yazmıştı. hani resmen akp'nin alın bakın monşerler ölünüze dirinize saydırıyor diyte çerçeveletip dağıtacağı yazı... o günden beri bu adamın ne bok yemeye çalıştığını çözmeye çalışırım. bu hareketi de öyle bir hareket olmuş. kimle beraber ve kimin hesabına yaptığı açıklanmaya çok muhtaç. velhasıl bu yozdil'den bir bokum çıkacak ya dur bakalım...

sonuç olarak uğur dündar'ı sevmem ama yılmaz özdil'i daha fazla sevmem. uğur dündar kötü adamdır ama yılmaz özdil daha da kötü adamdır.
sychtianarch sychtianarch
şimdi bu iki kişi belli ki öteden beri bir anlaşmazlık yaşıyorlar, çok belli.

mevcut durumdan fırsatını bulan da hem uğur dündar'a hem özdil'e çakıyor. çevrede kalemini satan yandaş orospu çocuğu dolu, vay efendşm bunlar fa böyle diyen çomar sürüsü zil takmış oynuyorlar.

bu ikisi insani kalite bakımından istemediğimiz kadar malzeme döktüler. eski dünyanın insanları bu arkadaşlar. anladık yandaşlık yapmıyorlar, yalılarda oturmuyorlar, - şimdiye kadat - simsarlık şantaj vs yaptıklarını duymadık görmedik fakat, fazlası ile vasatlar. dava afamı olmadıklarını gördük. ekran yüzü olmak karakter erezyonu yaratıyor, buna
direnemediklerini görmüş olduk.

ahmet şık, ismail saymaz, nevşin mengü, ruşen çakır vs gibi dişli gazeteciler varken bu abilere laf düşmez. evet bu iki kişi yandaş değiller ama çok belli oluyor, tuttukları köşeyi kolay bırakacak tipler değiller. türkiye'de bu durum siyasi fraksiyonlardan bağımsız olarak hemen her kesimde hemen hemen aynı seyreder. ayrıca akepe öncesinde bu egodaki kişiler bugün ağzımızın açık kalacağı ne işler yapmış olabilirler, bilemeyiz.

dündar'ın ilber ortaylı ile bir vukuatı olmuştu bir kaç sene evvel, haklı veya haksız tartışılır; gazetecinin bir diğer işi de köpeği ısıran adamı haber yapmak dışında sinir bozmaktır. burada kamu yararına olan işbirliği var. böyle ağzınızda klişelerle ajitasyon yaparak, kantarın topuzunu kaçırırsanız kendinizi ve davanızı yıpratırsınız.

bu iki yüksek egolu şahıs, olgunlukla bu meseleyi kendi aralarında tartşmak yerine gerilimi seçtiler. uğur dündar böyle kızgın saca oturmuş gibi tepiniyorsa ciddi bir anlaşmazlık sonrası gol yediği içindir. bu kavgayla doğru söyledikleri her gerçeği sulandırdılar. takipçilerinin yaş ortalaması covid 19 risk grubundaki kesimin eğitimli ve seküler olanları. gündeme saçma sapan bir şekilde oturmak bence çok salakça. ülke batmış, daha neyin mücadelesini veriyorsunuz?

akepenin siktirolup gideceği günlere yaklaştık. hakikaten yepyeni bir ülke kurmak gerekiyor.
filhamdiye filhamdiye
muhalif basın dünyası uğur dündar'ı tercih edince yılmaz özdil de geri adım attı.
yok uğur dündar'ı kastetmemiş yok hala kardeşiymiş. kimi kastetmiş? var mı bir haber?

(bkz: neticede kanal kiminmiş )

belli ki abiler demişler ki ikinizin arasındaki kavga iktidara yarıyor. mesele de sümen altı edildi. bu saatten sonra aralarının iyi olacağını sanmıyorum ama aleni de kavga etmezler.

yılmaz özdil de köşesinde rudyard kipling'in if (türkçeye "adam olmak" olarak çevrilmiş) şiirini paylaşadursun. hani şu

"çevrende herkes şaşırsa
bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer..." şeklinde başlayan ve devam eden şiir

www.sozcu.com.tr