uğur mumcu

otomatik kapı otomatik kapı
7 yaşındaymışım, bir pazar sabahı. akşam izleyeceğim bizimkiler var aklımda, hep son güne bıraktığım ödevim. annem suyu çok sıcak dökmese bari akşam yıkanırken..

televizyon açık. haberler. her yer kar. paramparça bir araba. yerde bir gözlük. kan. "parça parça olmuş" diyor annem. "tek tek topluyorlarmış yerden. kontağı çevirmesiyle patlaması bir olmuş"

ben bakıyorum ekrana. anlamıyorum. neden yaparlar bunu, ne için? dedem gibi o da. metal çerçeve gözlükler. kel. dedemi de öldürürler mi acaba? herneyse. akşama bizimkiler var. ben şimdi yüz kere ipek ılık süt iç yazayım bari..

zaman çabuk geçiyor. büyüdük belki şimdi, ama hala bulamadılar katillerini onun. dedem hala güvende değil yani. ve belki öğrendim birkaç şey hakkında ama, ben hâlâ anlayamıyorum, neden yaparlar bunu, ne için? hangi hasta ruh böylesi bir bedeli layık görür hasmına? düşünmek, 'bilmek' bu kadar pahalı bir şey mi ki?

hâlâ anlamıyorum.

artık kalemi ve gözlüğü yâdigarı, hüzünlü bulutlar yoldaşı..

uğurlar olsun.
bu başlıktaki 496 giriyi daha gör