uğur mumcu

1 /
markrenton markrenton
şu copy-paste'i yapmayı gönül borcu bilirim, uğur mumcu'nun son seslenişi;

"ben, atatürkçüyüm. ben, cumhuriyetçiyim. ben, laikim. ben, anti-emperyalistim. ben, tam bağımsız türkiye'den yanayım. ben, özgürlükçüyüm. ben, insan hakları savunucusuyum. ben, terörün karşısındayım. ben; yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. dün sabaha değin, araştırarak yazdığım hiç bir konuyu yalanlayamadınız. öyleyse vurun, parçalayın! her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır!"
rosengela rosengela
çok küçükken söylediğim bir şeye ailemi inandırmak için "uğur mumcu cumhuriyette öyle yazdı" diyerek arkamı sağlama dayadığım büyük insan. yazdığı onlarca kitapta bir çok insanın göremediği, görenlerin ise sessiz kaldığı gizli saklı politik oyunları cesurca anlatmaktan çekinmemiştir kendisi. ve karşılığını adice bir suikastle almıştır. yaşamasından, kaleminden korkanlar, kendisi gibi cesur yazarlara gözdağı vermek için katletmişlerdir.. öldürüldüğü zaman çok küçük yaşta olmama rağmen saatlerce ağlamıştım. (bkz: uğurlar olsun)
wondrous wondrous
ilk türk yapımı bilgisayar virüslerinden biri. boot-up esnasında (tam cümleyi hatırlayamıyorum) uğur mumcu'yla ilgili bir şeyler yazar bunun haricinde zarar vermezdi. en önemli özelliklerinden biri programlayıcısının "iyi bir bilgisayar programcısı aynı çorabı 5 gün giyer" şeklindeki beyanıydı.
carpediem carpediem
türkiye ye gelmiş en değerli gazeteci yazar ve araştırmacı kişi.
kaybı türkiye için çok büyüktür.
eşi şu anda onun adına umag isimli vakıfta gazetecilik ve yazarlık eğitimi veriyor.
otomatik kapı otomatik kapı
7 yaşındaymışım, bir pazar sabahı. akşam izleyeceğim bizimkiler var aklımda, hep son güne bıraktığım ödevim. annem suyu çok sıcak dökmese bari akşam yıkanırken..

televizyon açık. haberler. her yer kar. paramparça bir araba. yerde bir gözlük. kan. "parça parça olmuş" diyor annem. "tek tek topluyorlarmış yerden. kontağı çevirmesiyle patlaması bir olmuş"

ben bakıyorum ekrana. anlamıyorum. neden yaparlar bunu, ne için? dedem gibi o da. metal çerçeve gözlükler. kel. dedemi de öldürürler mi acaba? herneyse. akşama bizimkiler var. ben şimdi yüz kere ipek ılık süt iç yazayım bari..

zaman çabuk geçiyor. büyüdük belki şimdi, ama hala bulamadılar katillerini onun. dedem hala güvende değil yani. ve belki öğrendim birkaç şey hakkında ama, ben hâlâ anlayamıyorum, neden yaparlar bunu, ne için? hangi hasta ruh böylesi bir bedeli layık görür hasmına? düşünmek, 'bilmek' bu kadar pahalı bir şey mi ki?

hâlâ anlamıyorum.

artık kalemi ve gözlüğü yâdigarı, hüzünlü bulutlar yoldaşı..

uğurlar olsun.
impera impera
çocukken cumhuriyet gazetesi posterini verirdi her ölüm yıl dönümünde. kim olduğunu anlamazdım, ne olduğunu bilmeden odamın kapısının girişine atatürkle beraber asardım,sonradan ahmet taner kışlalının posterinide verdiler. ve artık şimdi çok iyi biliyorum kim olduğunu.
1 /