uhud savaşı

srce srce
hazreti hamza'nın mekkeli müşriklerce şehit edildiği savaş. çağrı filmini her seyredişimde bu sahnede boğazıma bir şeyler düğümlenir. hatta küçükken hep ağlardım.
bu savaşta uhud dağına konuşlandırılan ve hiçbir şartla mevzilerini terk etmemeleri emredilen müslümanlar, herşey yolunda giderken savaşın kazanıldığını düşünerek kaçan mekkelileri kovalamaya başlar, mevzilerinden ayrılırlar. bunu gören halid bin velid dağın arkasından dolaşır ve hepsini kılıçtan geçirir. galiba hazreti muhammed'de yaralanıyordu.
easy company easy company
hz. muhammed'in (sav) beş kere ölüm tehlikesiyle karşılaştığı savaştır. alnından ve yüzunden yaralandı, atılan taşlarla da 4 tane dişi kırıldı.
admine admine
uhud, medine-i münevvere'nin bir mil kuzeyinde kırmızı bir dağ olup, hz. peygamberimizin (a.s.m.) ashâbıyla kureyşliler arasında vuku bulmuş olan uhud gazasıyla meşhurdur.uhud gazası, hicretten 2 sene 6 ay 7 gün sonra olmuştur. bunun zahirî sebebi: daha evvel yapılmış olan bedir gazasında kureyşliler mağlub olduklarından, kureyşlilerden bedir gazasında akrabaları öldürülmüş olan bazı kişiler ebu süfyan'a giderek harp teklifinde bulunmuşlardı. ebu süfyan, kendi kumandası altında kureyş müşriklerinden ve kenane ve tehâme'den üçbin ikiyüz kişi kadar alarak karısı hind ve diğer bazı kadınlarla birlikte medine'ye doğru hareket edip uhud dağı'na gelmişlerdi. hz. resulullah (a.s.m.) efendimiz, bunların önüne çıkmak fikrinde bulunmayıp, şehre girdiklerinde müdafaa yapmayı teklif etmişse de, bazı ashabın ısrarı üzerine muharebeye çıkmağa karar vermişlerdi. hz. peygamber (a.s.m.) sahabeden 700 kişiyle küffâra karşı çıktı. muharebede müslümanlar bazan galip, bazan mağlub olarak peygamberimizin amcası. hz. hamza ile birlikte 70 sahabe şehid olmuştu. hatta peygamberimizin de dişi kırılmış, yüzü ve dudağı yaralanmıştı.(mühim bir sual: fahr-ül-âlemîn ve habib-i rabb-ül-âlemîn hazret-i resul-ü ekrem aleyhissalâtü vesselâm'ın sahabelerinin, müşrikîne karşı uhud'un nihayetinde ve huneyn'in bidayetinde mağlubiyetinin hikmeti nedir?elcevab: müşrikler içinde o zamanda saff-ı sahabede bulunan ekâbir-i sahabeye istikbalde mukabil gelecek hazret-i halid gibi çok zatlar bulunduğundan, şanlı ve şerefli olan istikballeri nokta-i nazarında bütün bütün izzetlerini kırmamak için, hikmet-i ilahiyye, hasenat-ı istikbaliyelerinin bir mükâfat-ı muaccelesi olarak mazide onlara vermiş, bütün bütün izzetlerini kırmamış. demek mazideki sahabeler, müstakbeldeki sahabelere karşı mağlup olmuşlar. tâ o müstakbel sahabeler, berk-i süyuf korkusuyla değil, belki bârika-i hakikat şevkiyle islâmiyete girsin ve o şehâmet-i fıtriyeleri çok zillet çekmesin) alıntıdır
johnson diversey johnson diversey
savaşın kaybedilmesinin nedeni olarak peygamberimizin adamlarının bir kısmına belirli bir yerde durması gerektiğini söylediği fakat bu adamların orayı terk etmesi anlatılırdı bize ilkokulda.e normal abi adamı niye dinlemiyorsunuz adam peygamber
karsinoma karsinoma
bu da pek kanlı olmayan bir çatışmadır.

bir de televizyonda ağlak hocalar falan çıkıp hikaye gibi anlatıyorlar bu savaşı. neymiş? peygamberin dişi kırılmış. e kırılsın. savaş bu, dişi kırılmış diye ağlıyor bizim deli hoca. lan hamza ölmüş orada. hint manyağı kalbini falan çıkarmış, ciğerini falan yemiş. bizim deli dişe ağlıyor.
aristoteles aristoteles
hamza'nın şehadeti, hint'in hiddeti ve savaşın sebebi o savaşta kırılan dişin sahibi ve onun elçiliğinde insanlara anlatılan gerçekler olduğu için hamza'ya da dişe de ağlanası savaştır.
hem kırıcı hem kırılgan hem kırıcı hem kırılgan
dünya nüfüsunu 1000 yıldır 7 milyar sananlarca dikkat çekmek için kullanılan, hali hazırda milyonlarca insanın inancıyla doğrudan alakalı, bir düşünceyi yok etmek isteyenlere karşı verilmiş bir mücadeledir. savaştır.

öncelikle tarihçi falan değilim ama bu olay hakkındaki bazı iddialar oldukça komik. ben bile bişeyler söyleyebilirim sanırım.

savaşın geçtiği tarihe ve zamana bakarsak bölgedeki su kaynaklarının dağılışıyla doğrudan alakalı olarak ninova gibi sonrasında bağdat gibi şehirlere rastlamak imkansız.
o zamanki medine şehir devletinin nüfüsu 10 bin bile değilken savaşın bir tarafı olan müslümanların sayısı belliyken "100 kişinin öldüğü savaş mı olur yhea? hehe." demek ancak can sıkıntısıdır. bok atacak bişey bulamamaktır.

bu bahsettiğimiz 10 bin nüfüslu şehir devletlerinin merkezi bir idaresinin bulunmaması ve kabilelerin bağımsız hareket etmesi de başka bir konu.
albay aureliano buendia albay aureliano buendia
bedir savaşı'ndan yaklaşık bir yıl sonra uhud dağı çevresinde gerçekleşen savaştır. müslümanlarla ve mekkeli müşrikler arasında geçen bu savaşta müslümanlar 1000 kişi olmasına rağmen, karşısında 3000 kişilik bir ordu gören yaklaşık 300 kadar asker abdullah bin selul önderliğinde savaş başlamadan medineye geri dönmüştür.

savaştan önce savaş hazırlığı yapıldığını öğrenen peygamber, her ne kadar savunma savaşı yapmak istese de, özellikle bedir savaşı'na katılmayan gençlerin ısrarı ile meydan savaşı fikrini kabul etmiştir. peygamber zırhını giyip hazırladıktan sonra pişman olan gençler fikirlerini değiştirip peygamber'e durumu bildirse de peygamber ''bir peygamber zırhını giydikten sonra savaştan çekilmez'' der ve yola çıkarlar.

abdullah bin cübeyr komutasında 50 okçuyu uhud dağı'na konuşlandıran peygamber, ''biz kazansak da, kaybetsek de buradan ayrılmayacaksınız, cesedimizi kargaların yediğini de görseniz buradan ayrılmayın'' diyerek sıkı sıkı tembihledi. savaş başladıktan kısa bir süre sonra müslümanlar öne geçti, ancak ganimet hırsıyla gözleri bürünen okçular her ne kadar peygamber tembihlemiş olsa da abdullah bin cübeyr'in tüm çabalarına rağmen yerlerinde durmadılar ve savaş alanına gittiler. bu durumu fırsat bilen halid bin velid, yanındaki atlılarla birlikte uhud dağı'nın arkasını dolaşarak tepedeki az sayıda okçuyu öldürerek müslümanları iki ateş arasına aldılar.

savaş sonunda peygamber'in amcası hz hamza ve peygamber'e çok benzetilen islam'ın ilk öğretmeni muaz bin cebel şehit edildi.

bazı rivayetlere göre savaşın sonuna doğru bazı müslümanlar savaş alnından kaçmıştır. hatta bir rivayete göre bunların arasında hz osman da vardır.