ulak

1 /
trişka trişka
çağan irmak'ın yönettiği şükrü avşar'ın yapımcısı olduğu yeni film.
belirsiz zaman ve mekânda geçen fantastik filmde çetin tekindor, hümeyra, şerif sezer ve yetkin dikinciler oynuyor.
dream with the fishes dream with the fishes
fragmanı mükemmel olan ve beni şimdiden heyecanlandıran çağan ırmak filmi..oyuncular zaten klasik çağan ırmak kadrosu ve zaten mükemmel..çekimlerin de aynı kalitede olduğundan hiç şüphem yok..bikaç ay sonra vizyona girecek deniyor.geriye kalan tek şey beklemek..
ness ness
aylardır -hatta neredeyse yıl oldu- beklenen, izlemek için dvdsini beklemek zorunda olsam da vizyona giriyor haberini alarak en sonunda "oh be" dedirten filmdir.

fragman gerçekten etkileyici, kabuslar evi serisinin kimi bölümlerinde bıraktığı vurucu etkiyi bırakıyor en azından.

yine fragmandan anladığım kadarıyla "ömer" rolünü oynayan kaya akkaya, bir sahnede joseph fiennes'a oldukça benzemiş. ya da ben bu aralar joseph fiennes'a çok fena taktım, bilemiyorum.
skyward skyward
değişik bir konuya sahip olan çağan ırmak filmidir.konusu;

heybetli, dağ gibi bir adam zekeriya bir civanın hikâyesini anlatmaktadır etrafındaki çocuklara. bu hikaye, başına ne hal geldiyse, aklı başından alınmış, ağzı dili lal olmuş, baktığını başka gören, duyduğunu başka duyan ulak ibrahim’in hikayesidir.

zekeriya köy köy dolaşıp ulak ibrahim’in hikâyesini anlatan bir gezgindir. anlatmalıdır ki başka çocuklar da bilsin bellesin ulak ibrahim’in hikâyesini. masalla gerçeğin buluştuğu noktada cesaretin dilidir ulak ibrahim. ulak ibrahim anlatılmalıdır ki yaşasın… yaşasın ki zekeriya’nın yüreğindeki acı soğusun. zekeriya sadece çocuklara anlatır bu hikâyeyi, saflığı bozulmasın diye, kendi de bir zamanlar masallara inanan bir çocuktu diye.

zekeriya, yeni geldiği, dünyanın tüm günahlarını kendine yük etmiş bu köyde hikâyeyi anlatmasıyla birlikte engellenemez bir devrime neden olur. sessizlik dile gelir, karanlık aydınlığa bürünür, özü sözü birlik, ulak ibrahim diye gözükür ve ulak ibrahim’in onları gelip bir gün kurtaracağına inanlar beklemeye başlar.
babam ve oğlum dan sonra gene ağlayacağız galiba...
medium medium
bugün ilk seansına gidip izlediğim film

spoiller vermeden izlenimlerimi anlatmaya çalışacağım merak edenler için;

öncelikle güzel bir film izlemeye değer. film masalsı bir havada geçiyor hani çocukluğunda herkesin çok sevdiği yüreğini ısıtan masallar vardır ya bu olgunluğunuzun masalı olabilir.

başka bir nokta da şu; oyunculuklar en az babam ve oğlum daki kadar güzel.
jenerator devresi arizali jenerator devresi arizali
işlenmemiş değişik bir senaryoyu içinde barındırdığını düşündüğüm,belki yuh oha o kadar da değil denecektir ama türkiye dışında olsa oscar alabileceği ihtimalini içimde hafif hafif uyandıran bir film.
şiirbaz şiirbaz
iki düş, bir hakikat ve bir de rivayetten oluşan masal.

çağan ırmak, masallarla ilişkisini babam ve oğlum'da göstermişti az çok. çocuğun gözünden hayali kahramanlar görmüştük filmin içinde. filmin ağırlığına uyuşmadığını düşünsem de, biraz eğreti dursa da içinde, yine de güzel denemeydi. hele sonrasında pan's labyrinth'i izledikten sonra bu tarz filmlerin etkileyiciliğini görmüş oldum. tabi çağan ırmak'ın çalışması gerekli bunun için.

filme dönecek olursak, ulak ibrahim'in hikayesini anlatan bir seyyah'ı anlatıyor film. bir anlamda seyyah aynı zamanda filmin yönetmeni oluyor yani. o da ulak ibrahim'in hikayesini anlatan'ın hikayesini anlatan bir seyyah neticede. bu yüzden belki de, yazar'ın hikayesini yazmanın büyüsüne defalarca kapılan ben, filme bu büyünün etkisinde girdim.

seyyah'ı oynayan çetin tekindor'un efsanevi bir oyunculuk çıkarttığını düşünüyorum. bir taraftan eskiden hekim oluşuna dair bir asalet, diğer taraftan seyyah'lığın getirdiği bir olgunluk. ayrıca çocuklarla haşır neşir olmanın getirdiği babacanlık. tek kelimeyle muhteşem bir oyunculuktu. onun dışındaki oyunculuklar da fena sayılmaz ama öyle ahım şahım oyunculuk gerektiren roller var diyemem. bir tek yetkin dikinciler belki. asabi bir tipi cidden iyi çıkarmış.

hikayecinin anlattığı masalın önemli bir yanı var. başlarken diyor ya; bu hikayeyi anlatan gibi dinleyene de iş düşüyor. kafanızda kurmanız gerekir bu masalı. yoksa filmin de içine giremiyor insan. çağan ırmak'ın resmettiği ve o çocukların köyünün dışında da okumak gerekli masalı. bu yanıyla bir anda geçmiş zamanlardaki bilgelerin, evliyaların hatta peygamberlerin hikayelerine çok benziyor. masalcı anlatırken, oturup kendi dünyamızın kötülerine ve iyilerine ve dahi arada kalmışlarına uyarlamak gerekiyor bu yüzden. yoksa tek katmanda ilerleyen bir film kalıyor geriye.

ancak köyün yerini kafamda oturtamadım adam akıllı. işaretler, bir süryani köyü diyor. ancak anlatılanlar yer yer islami dokulara kayıyor. bu konuda iyice bilgisi olan birisi aydınlatmalı belki de. çekimler, dekorlar, kostümler de gerçekten başarılı. çağan ırmak para kazandıkça bu işten, daha iyiye gidecektir kanımca.

henüz daha yeni girdiği için vizyona, hikayesine dair çokça bir şey yazmak istemiyorum. mutlaka sinemada izlenmeli. bir de eğer sizi anlayacak bir arkadaşınız yoksa, illa ki yalnız gidilmeli. aksi takdirde, filmden çıkınca dilediğince konuşamıyorsunuz.
1 /