ülkü ocakları

1 /
chladoceran chladoceran
zannımca en başta partili gençleri bir arada tutmak için oluşturulan daha sonra gerizekalı bir çok gereksiz insan-ki bunlar yüzde 90ı oluyo-yüzünden amacından sapılan,bir örgütleşme haline gelen kavram.
şu an anadolu yakasında maltepe,bostancı yada başka bir yer hangi liseye giderseniz gidin içerisinde ülkücülere ait bir örgütleşmeye rastlayabilirsiniz.bunlar öğrenciler arasında çoğunluklu olur.kçından okul başkanları yaratılır,daha sonra 2. kat 1.kat başkanı bilmemne başkanı türeyiverir okulda.yalnız dikkat edilmesi gereken bu olayların olduğu yerin en azından belli reşit bir yaşa gelen insanlar tarafından oluşan üniversitede olması değil 15 ile 18 yaşları arasındaki çocuk lardan oluşan lisede olmasıdır.
lemuria lemuria
osmanlının son zamanlarındaki yençeri ocaklarına benzemektedır git gide. bir kaç iyi işden sonra yavaş yavaş bozulmuştur. kaldırılmak veya düzenlenmek için ii. mahmut aramaktadırlar.
martin hayda gel martin hayda gel
bunlardan bir tanesinin(beşiktaş ülkü ocakları) afişinde 'kahrolsun faşizm' ibaresini gördüğümde hayatımın belkide en büyük dumurlarından birine uğradığım gereksiz kurum.yanlış anlaşılma olmasın diye belirtmek istiyorum bu kelam afiş üzerine sonradan falan yazılmış değildir,bizzat afişin kendisinde yer etmektedir.
balta balta
bir partinin* adını en iyi şekilde lekeleyebilecek olan kuruluş.

benzer görüşlere sahip ancak daha seviyeli, entellektüel ve beyefendi insanların toplandığı yer için (bkz: türk ocakları)
pandora pandora
tembel öğrenciler için birebirdir bu ülkü ocakları. hele bir de lisede milliyetçi bir türkçe hocanız varsa, türkçe garanti tam nottur karnede! ülkü ocağına giden arkadaşlarınız hep kompozisyon dersinden 100 alırlar. kompozisyonlarındaki anlamadığınız arapça kelimeleri sorduğunuzda kendileri de bilmezler!
ayrıca bazıları ahmet kaya bile dinlerler bu arkadaşların(ben de birkaç kasetini onlardan çekmiştim rahmetlinin)! bu ne perhiz bu ne lahana turşusu die sorduğunuzda ise "anarşist herif, hiç sevmem ama şarkıları güzel" derler. konuşursunuz, güzeldir,aslında iyi, saf insanlardır ama daha ahmet kayanın şarkılarının içeriğini bile anlayamadıklarına göre düşünmüyor, kafa yormuyorlardır pek birşeye. ezbere hayattır onlarınki die düşünmeden edemezsiniz.
braindamaged braindamaged
ilk kurulduğu zamanlarda "asala" terör örgütüne karşı mücadele vermişliği olan, milliyetçi hareket partisinin gençlik kolları. günümüzde boş beleş adamların ne olduğunu anlamadan oluşturdukları yarıresmi çeteler. bildiğim kadarıyla içlerinde hilalciler ve turancılar gibi farklı fikir akımları mevcuttur. turancı olanlarının fikir babalığını nihal atsız yapmıştır zamanında. atatürk'ü başbuğ sayarlar.http://www.nihalatsiz.org a bakılabilir bu turancıları daha iyi anlamak için. hilalci olanlar daha çok osmanlıcıdır. ideolojik temelinin sığ olması ve üyelerinin okumakla pek işi olmaması nedeniyle bugün oldukça yozlaşmış bir haldedir bu oluşum. liselerde örgütlendikleri doğrudur. boş vakitlerinde adam döver, birbirlerinin arkalarını kollar ve ocağa giderler. selam verirken kafa tokuşturur, 33lük tespih çekerek dolaşır ve kimisi de son zamanlarda kurtlar vadisinden feyz alarak birbirlerine "polat", "çakır" gibi kod adlar takmak suretiyle iletişim kurarlar. öyle bişeyler yani.
sycokiller sycokiller
türkiyenin karıştığı,bir nevi iç savaş ortamında olduğu,devrim seslerinin yükseldiği zamanlarda devlet desteği altında kurulmuş olan ocaklardır.bilindiği gibi her toplumun yönetim sistemi kendini korumak zorundadır dolayısı ile sistem kendini kollamak amacı ile karşıt grupları destekleyerek güçlenmelerine izin vermiştir.çünkü bu gruplar sisteme karşı değil,sistemin gidişatını kollayan gruplardır.ilk kuruldukları yerler doğu illeridir.buralarda gizli olarak faliyetlerini sürdürmüşler,buralarda gençler milliyetçilik üzerine aşırı eğitimler almış bir nevi beyin yıkama işlemine maruz kalmışlardır.aslında bu bir tercih meselesidir.hatta buralarada komando,yakın dövüş ve silah kullanma eğitimleri almışlardır.yetiştirilen her genç savaş meydanına sürülürcesine batıya yollanmış buralarda solcu gruplarla çatışmışlardır.kayıpların hiç bir önemi olmadığı gibi eğitimler tüm hızıyla devam etmiştir.ocaklar birer savaş makinası üreten fabrikalara dönüşmüştür.daha sonraları askerlerin yönetimi el alması ile ve devrim seslerinin susması ile gözden düşmüşlerdir.şu an hala faliyetlerini sürdürmekle beraber şu an eski işlevsellikleri yoktur.sadece gençlerin gidip muhabbet ettikleri,açık açık siyasi idolojilerini savundukları,gerektiğinde birbirlerini taımasalarda kendi içindekileri ölümüne kolladıkları ocaklar olmuşlardır.
pehlonio pehlonio
sosyalist düşüncedeki örgüt ve kişilere karşı bir terör çeteleşmesi olmasının yanında ezik yurdum gençliği için arka bulma mekanları olarak ta ünlenmiştir. bu insanların kız için giriştikleri kavganın kızın gıyabında olması ise trajedyanın ayrı ve komik yönüdür. şöyle ki;
herhangi bir lisede veya anadoluda taşravari bir üniversitede okuyan aklı başında ağzı yüzü düzgün bir gençsinizdir. öyle yada böyle bir sevgiliniz olur. şehir imkanlarının elverdiği ölçüde gezer dolaşırsınız. bir akşam gün batarken, henüz alacakaranlıktır ve evinize yalnız dönüyorsunuzdur... güm!!! tepenize otuz kişi birden çullanır ve sopalarla öldüresiye dövülürsünüz. "niyedir? niçindir?" diye kafanızı yerken önünde sonunda gerçeği öğrenirsiniz: kız arkadaşınız hödük bir reis tarafından kendisine veya bir ocak üyesine rezerve edilmiştir. işin acı fakat gülümseten tarafı ise kızın bundan zerre haberi yoktur. hatta kulağına bile çalınmamıştır. bu hödükler güruhu okuldaki kızları gıyabında rezerve etmeyi bilir fakat kızlarla nasıl konuşacağını bilemez. işin iç yüzünü öğrenen genç için ise dünya artık farklı bir yerdir...
1 /