ultra

göğem göğem
bu şahane albümün çıktığı dönemde, türkiye'de gazeteler sürekli kuponla bir şeyler dağıtmakta; ilk kuponları kaçıranlar için de değişik isimli yedek kuponlar vermekteydiler. böyle bir dönemde çıktığı için, ultra ile ilgili çıkan haberlerin başlıkları ezici bir üstünlükle şu şekilde olmuştu: ''depeche mode'dan süper değil; mega değil; ultra albüm!''
prozzac prozzac
depeche mode 9. abümü ultra'yı 1997 yılında yayınladığında çok ciddi badirelerden çıkmıştı. alan wilder'ın ayrılışı ve dave gahan'ın ölümle dans edercesine yoğun uyuşturucu sorunları yüzünden ciddi problemler yaşayan grup dağılmanın eşiğinde olarak görülüyordu.. "songs of faith and devotion" albümün başarısı gruba ticari anlamda büyük kazanç sağlasa da alan wilder'sız depeche mode'un nasıl bir rotaya sürükleneceği de merak konusuydu. songs of faith… albümünün başarısı altında ezilmeyecek bir devam albümü ya da hayal kırıklığı olası iki seçenekti. grup bu badireyi başarıyla atlattı ve 1982'den beri ilk kez trio olarak ultra albümüne imza attı. kanımca bu kadar sorunlarla boğuşurken ortaya çıkarılan çalışma olağanüstü idi. belki de başka hiçbir grubun yapamadığını başarmışlar ve tüm karanlık bulutları dağıtabilmişlerdi. ultra bence depeche mode'un yeniden diriliş albümüdür. ticari olarak da başarı, ingiltere listelerine 1 numaradan girdikleri için taçlanmıştır. daha çok rock altyapılarının ve yoğun gitarların hissedildiği albümde neredeyse boş şarkı yoktur. kişisel olarak ultra en sevdiğim depeche mode albümüdür.