uluslararası ilişkiler

6 /
mülkiyeli hikmet mülkiyeli hikmet
sosyal bilimlerin yabancı dille okunmasının öğrenciye hiçbir şey katmayacağının farkında olan mülkiye hocalarının ayrıca yine bu bölüm için 4 yıllık eğitim süresince öğrenciye verdikleri diplomatik yabancı dil dersine sahip olan bölümdür.
dior dior
açıköğretimden okuyup hala o bebek işi derslere çalışmayıp 3. sınıftan ders alamadığım bölüm. gerizekalı mıyım ki acaba?
digital militia digital militia
zaman kaybıdır, üniversitelerin diğer kısır bölümleri gibi.

severek girdim, isteyerek okumaya çalıştım, ama karşımda politika, siyaset, tarih ve felsefe derslerinden daha çok hukuk ve iktisat vardı. hadi buna üniversitenin mallığı diyelim. başka bir nokta şu; uluslararası ilişkilerde herhangi bir şekilde kariyer yapmak istiyorsanız, beş para etmez (sonuna kadar savunuyorum bunu) teorileri adınız gibi bilmeniz gerekmektedir. yok oyun teorisi, yok bilmem ne teorisi, başlı başına aptallar için kalıp şeklinde tasarlanmış, tamamen teorik bilgiden oluşan gerzekliklerdir. çoğu hocaya göre olaylar bu teoriler kapsamında değerlendirilmelidir, hassiktir git sikik demek gerekir burada. en basitinden şöyle sorayım; el-kaide'yi hangi uluslararası ilişkiler teorisi açıklar?

olay pratik bilgidir, çalıştığınız, ilgi duyduğunuz alan hakkında belirli kitaplar vardır, alır okursunuz, bundan daha önemli olarak gazete ve haber takip edersiniz, hepsinden daha da önemli olarak, oranın insanlarıyla bir şekilde iletişime geçersiniz. ben ortadoğu tarihi, terörizm ve güvenlik politikalarına ilgiliydim, aynen bu şekilde yaptım. ha ne olacak, millî istihbarat teşkilâtı'nda işe mi gireceğim? hayır. şimdi buna değineyim biraz:

uluslararası ilişkiler okuyup, ciddi anlamda kasan, kpss'den güzel tutturan, tanıdığı falan olan, "güzel" yerlere gelir devlette. bu güzel yerlerin tamamı, üniformasız askerliktir, o yüzden siktim anasını.

uluslararası ilişkiler okuyup, özel sektör düşünen, %95 oranında özel sektörün finans/bankacılık alanında işe girecektir. yabancı dil şart, erkekseniz askerlik şart, kadınsanız dünya çok ama çok kolay. buna bik bik öten gerzekler olacaktır, açıklama bile yapmıyorum. kadınların bu tür sektörlerde işe girmesi, çok ama çok daha kolay.

uluslararası ilişkiler okuyacaksanız, ana dilinizde okuyun. ingilizce okumak, net aptallıktır. okuldan çıktıktan sonra beyazıt'ta yürüyeceksiniz, londra'da değil. elitist et beyinliler var, ingilizce okumayı savunmak üzerine ant içmiş, tartışmayacağım bile.

ingilizce şart, onun hârici (devlet olsun, özel olsun) çalışacağınız alana göre değişmekle birlikte, en önemli diller arapça ve rusçadır. neden? şu yüzden; ortadoğu, rusya ve kafkaslar, türkiye'ye yakın ve türkiye için önemli bölgelerdir. özelde ise en güzel ama en güzel paraları enerji sektörü verir. rusya ve arap ülkeleri, bu konuda liderdir.

sözün özü, uluslararası ilişkiler, karizmatik, şekilli isminin aksine, baştan aşağı aptallık ve zaman kaybıdır. daha kötüleri, sırf uluslararası ilişkiler okuyor diye kendini noam chomsky sanan mankafalardır.
hepimiz yazarız hepimiz yazarız
sanıyorum cem yılmazın avama yaymasından sonra uluslararası ilişkiler bölümüne yönelik karalama kampanyası yoğunlaştı. çok uzun yazmayı düşünüyordum ama burada bölümü karalayanlar sanırım okuduğunu anlama konusunda zaten sıkıntı yaşayan insanlar, o yüzden uzun yazmayacağım. evet bu giriyi onlara cevaben giriyorum.

eleştirileri 2 başlıkta toplayabiliriz:

1- ya böyle bölüm mü olur ya biraz iktisat biraz tarih karıştırmışlar..
2- ya bu ne biçim bölüm ya mezun olunca mesleğin olmuyor.

birinci eleştiriye cevabım, sen bu bölümün içinde okuman gereken post pozitivist tartışmaları okumadan, arkadaşlarının notundan okusan bile anlamadan bu eleştiriyi yapıyorsun. çünkü gerçekten uluslararası ilişkileri okuyan biri sosyal bilimlerde alt dal meselesinin muğlaklığını,sosyolojinin iktisattan ayrılamayacağını, siyasetin de sosyoloji ve iktisattan ayrılamayacağını bilir. uluslararası ilişkiler bu anlamda inter disipliner bir bölüm olarak oldukça çağdaştır. çağdaş tartışmalardan beslenmektedir. yani senin "karışım" gördüğün şey aslında sosyal bilimlerin geldiği son nokta. git şuna bir bak:

(bkz: gulbenkian komisyonu)

ikinci eleştiriye cevabım ise sen düzce üniversitesinde uluslararası ilişkiler okuyorsan bu bölümün sorunu değildir. bu bölümü ingilizce okumuş, iyi bir üniversitede okumuş, bölümde anlatılan tarih ve felsefeyi anlayabilmiş kimsenin işsiz kaldığını görmedim. sanki memlekette bütün bölümler meslek sahibi yetiştiriyor da bu dert bir tek uluslararası ilişkilerde var.

sevgili kardeşlerim, üniversite meslek yüksekokulu değildir. üniversitede öğrenilen şeyler:

1- bilimsel yöntem.
2- tarih ve felsefe.
3- tercihe göre yabancı dil.

bunları üniversite bitene kadar alırsan, hangi sosyal bilimler dalını okuyorsan oku, işsiz kalmazsın. ha ne iş yapacağım diye sorulacak olursa cevabım yok, ama mülakatlarda bu yukarıda saydığım üçüne sahip adayları nefessiz işe alıyorlar. kesin bilgi.
er witt er witt
burayı gelip okuyacak genç dimağlara yardımcı olmak amacıyla biraz bişeyler karalayalım.

bu bölüm mesleğe dayalı bölüm değildir.

yani şöyle açıklayalım:

makine mühendisliği okuyan ne olur?
makine mühendisi

uluslararası ilişkiler okuyan ne olur?
taksici de olabilir, dış işleri bakanı da olabilir.

yani bu bölümün kimine göre avantajı kimine göre dezavatanjı, bitirince ne olacan sorusuna cevap verememendir.

ne olacan olum sen?
hele bi bitsin bakarız baba. (şair burada bir bok olamayacağını ima eder)

ancak bu durumun şöyle bir avantajı da bulunmakta, eğer azimliysen ve bu konulara ilgi duyuyorsan, günde yüz sayfa metin okurum ben diyorsan, herşey olabilirsin.

ne demek herşey deme bildiğin herşey işte. ama çalışman lazım işte.

ama bana sorarsan en iyisi mi, mühendislik oku, kafan rahat olur.

tanım:dünya'da ilk defa gallerdeki aberystwyth universitesinde açılan bölüm.
men azeri degilem menim murnum dıgalı men azeri degilem menim murnum dıgalı
9 sayfa entry okudum
o kadar gereksiz, o kadar acımasız eleştiriler var ki , inanamazsınız

açık konuşayım, türkiye şartlarında okunan birçok bölümden daha prestijli ve önü açıktır

ancak bu bölümü okuyor ya da okumayı düşünüyorsanız ilk önce ne tarafa yöneleceğinize ve ne yapmak istediğinize karar vermiş olmanız gerekiyor

adam okuyorum ama neden okuyorum diye soruyor sözlüğe
ulan dangalak, sen o soruyu kendine soracaksın... ya da soracaktın vakti zamanında

uluslararası ilişkiler mezunu olup akademik kariyer yapabilirsiniz
siyasetle ilgilenebilirsiniz
devlet kurumlarında çalışabilirsiniz
kaymakam olabilir, bankalarda müfettişlik yapabilirsiniz
kimse size hop hemşerim nereye demiyor, önünüz oldukça açık

her ne kadar önünüz açık olsa da eğri oturup doğru konuşalım, asla kolay demiyorum, oldukça zor... şahsen ben annemin çok istediği gümrük müşavirliği sınavlarına a karnesini alma dönemindeki sözlü mülakat sebebi ile girmekten vazgeçmiştim, hem sınavlar hem de mülakatlar işin içerisinde devlet olan her alanda oldukça ağır.

kamuyu bir kenara bırakıp özel sektörde çok güzel işler başarabilirsiniz, zaten bölümü bitiren çoğu arkadaş da kapağı özel sektörde güzel şirketlere atmaya bakıyor...

uluslararası bir şirkette çalışıyorsanız şirketinizin imkanları doğrultusunda farklı ülkelerdeki operasyonlarda rol alıp oldukça güzel pozisyonlarda çalışarak ciddi paralar kazanabilirsiniz, çalıştığınız sektör ne olursa olsun terfi alma imkanınız diğer bölümlere nazaran daha yüksektir, hukuk, ticaret, iktisat gibi bir çok konuya hakim olduğunuz için okul hayatınız boyunca boşu boşuna sayıp sövdüğünüzü o zaman anlarsınız

uzun lafın kısası olay tamamen sizde bitiyor.
yarım tombik döner + ayran'a boşanma davasına bakan avukatlarla doldu artık memleket
100.000'den fazla işsiz mühendis var bu ülkede... bir çoğu asgari ücret ile çalışma hayatına başlayacak, çıksın desin ki bir mühendis '' yoo ben elektrik elektronik okudum harran'da, 5.000 lira ile başlattılar şu şirkette''

uluslararası ilişkiler bölümünü bitirdikten sonra finans alanına yönelebilirsiniz, şirketlerin finans danışmanlığını yapabilirsiniz, dış ticaret uzmanlığı yapabilir tüm süreçleri yönetebilirsiniz, insan ilişkileriniz kuvvetlidir sayısal beceriniz de vardır, insan kaynakları departmanında çalışabilirsiniz, bankacı olup müfettişliğe yükselebilirsiniz, dediğim gibi, önünüz oldukça açık

siz yeter ki ilk önce ne yapmak istediğinize karar verin.
6 /