ümit yaşar oğuzcan

16 /
ferrarisi olmayan adam ferrarisi olmayan adam
"beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın" şiirini galata kulesinden atlayarak intihar eden oğlu vedata yazmıştır.

"beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
öylesine yıktın ki bütün inançlarımı
beni bensiz bıraktın, beni sensiz bıraktın."

kör kuyu: galata kulesi ve merdivenleri
denizler ortası: galata kulesinden baktığınızda gördüğünüz boğaz karadeniz ve marmara
inançlar: galata kulesinden gördüğünüz cami kilise ve sinagogların temsil ettiği dinler

münir nureddin selçuk' dan dinleyelim hep birlikte ve bir adamın evladına yaktığı ağıtla öğrenelim evlat acısını....

tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni
beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.

/

biraz kül, biraz duman, o benim işte
kerem misali yanan, o benim işte
inanma gözlerine ben ben değilim
beni sevdiğin zaman o benim işte

/

bu kadar yürekten çağırma beni
bir gece ansızın gelebilirim
beni bekliyorsan, uyumamışsan
sevinçten kapında ölebilirim

belki de hayata yeni başlarım
içimde küllenen kor alevlenir
bakarsın hiç gitmem kölen olurum
belki de seversin beni kim bilir

kal dersen, dağlarca severim seni
bir deniz olurum ayaklarında
aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
kalbim duruverir dudaklarında.

ya da unuturum kim olduğumu
hatırlamam belki adımı bile
belki de çıldırır, deli olurum
sana kavuşmanın heyecaniyle

aşk bu, bilinir mi nereye varır
ne durdurur özleyeni, seveni
bakarsın ansızın gelebilirim
bu kadar yürekten çağırma beni.

gibi dizeleri lise sonrası dönemde bir miltar beni de etkilemişti ve baya seviyordum kendisini. şiirlerini okumak hayali aşk yaşamak güzel geliyordu o dönem. aşkın gururun önüne geçeceğini düşündüğüm dönemlerdi yine. sonrasında biraz duygularımda körelme oldu sanırım bilmiyorum ya da hayat telaşı beni romantikten realiste ve hatta pragmatik bir insan olmaya itti.

şimdilerde baktığımda -doğru tabir olmasa da yerine kullanacak kelime bulamadığım için yazıyorum- kendisini biraz "ağlak" buluyorum. arkadaşım falan olsa mal mısın oğluuum sana kız mı yok amk falan derim herhalde ama tüm şiirlerini bir kadına yazdığı savı üzerine konuştum. hepsi bir başkasınaysa farklı sayfım olur. hepsini bu kadar sevmişse helal olsun. benim kalbim küçük kalmış.
sarhoş seyyah sarhoş seyyah
lise döneminde ilk olarak okumuştum sanırım. yaşadığı hayat ona şiirler yazdırmış, intihar denemelerinde başarısız olmuş ama en acısı da gencecik yaşında ki oğlu vedatın intiharı. bir de kadınları sevmiş, şiirleri onlara olan aşkıyla dolu. melankolinin şiirlerinde ki yansımasındaysa yaşadığı anlara eşlik ediyor hissi veriyor. sevip de sevilmediğini gerçek aşkı da yaşamadığını ve bundandır ki bir aşk şairi olamadığını söylüyor. bir gün anlarsın şiiri de benim geçmiş güzel günlerimin anısını yaşatır. o şiirin ilk iki kıtası :

uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
ne çarşaf halden anlar ne yastık.
girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
onun unutamadığın hayali,
sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
vurursun başını soğuk taş duvarlara.
büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
duyarsın,
ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
sakil sakil
1926-1984 yılları arasında yaşayan şair. yapıtları günümüzde şiir denizi 1-2, taşlamalar hicivler 1-2, rubailer dörtlükler, anılar düşünceler, aşka dair nesirler isimleriyle derlenmiş durumda.

şiir denizi 1'i yarım sene kadar önce okumuştum. şiir denizi 2'yi ise şimdi bitirdim. şiir kitaplarını da romanlar gibi başlayıp günde 50 sayfa kadar okuyarak bitiriyorum. ama şiir kitaplarında esas amacım, kitaplığımda onlara yer açmak oluyor. ümit yaşar oğuzcan'ın bu iki kitabı da kitaplığımdaki en değerli şiir kitaplarından olacak.

insanı en çok etkileyen şeylerden biri, şiirleri sırayla okurken bir insanın geçirdiği karakter evrelerini görüyor olmak sanırım. ümit yaşar oğuzcan; şiirleriyle gençliğini yaşadı, yetişkinlik çağlarına geldi, oğlunu kaybedip büyük bir çöküş yaşadı ve ölüme doğru adım adım yürüdü adeta gözlerimin önünde. beni en çok etkileyen kısmı ise oğlunun ölümünden sonraki şiirleri oldu. boğazım düğümlendi. acısını paylaştım ister istemez ümit yaşar'ın. vallahi şairlik, yazarlık güzel şey. siz öldükten yıllar sonra bile birileri acınızı paylaşabiliyor. keşke şu üstün yetenek bende de olsa. eğer varsa da umarım bir gün ortaya çıkar.
vandal savage vandal savage
ne kadar saçma geleceğinin farkındayım ama dün rüyamda bu adamı gördüm. hatta adamın sadece şiirlerini bilirim resmini bile hiç görmedim ama rüyamda gördüm amk. yanında bir kadınla yürürken bir an adamı görünce adını bağırdım döndü baktı ve sana bir tanrı getirdim şiirini okudum. mçkmfklmfş
stera stera
...
hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine
unutursun o günlerimizi, gecelerimizi
o günlerce gecelerce sevişmelerimizi

her şeyi evet her şeyi unutabilirsin
hatta bütün yazdıklarımı satır satır
kalırsa, içinde bir derin sızı kalır
...
clitor eastwood clitor eastwood
türkiye'nin gördüğü iyi şairlerdendir.
iyi şairdir, melankoliktir, dizeleri nice insana gam olmuş; hasret sahibini yakın mesafeli uzaklıklara gark etmiştir etmesine de, iyi bir baba olamamıştır.

kendi yaşam arayışı, sürekli melankolik davranışları ve tam 24 intihar denemesinde bulunuşu biricik oğlunun yaşamını almıştır elinden;
hem de inatla, hırsla, usanmışlıkla dolu bir intihar notuyla.
babasının yapamadığını, babasına inat, 17 yaşında galata kulesinden kendini yer çekiminin kendisine acımayacağını bile bile bırakmıştır kendini aşağıya.

ümit yaşar oğuzcan iyi şairdir iyi olmasına da, şairlerle aile de, ahbaplık da yolunda gitmez.
bu adamların yalnızlıkları dünyanın duvarlarından değil, kendilerine ördükleri kirli, paslı, pasaklı duvarlardandır. sürekli gelemeyen, gelmeyen, giden, olmayan sevgilileri suçlar ve sadece bir köşeye çekilip uzaktan izlerler. uzaktaki sevgiliye veya güzelliklere hasret hasret, acı acı bakarken de sahip oldukları değerleri, canları, güzellikleri göremezler.

şairin gözü yakına kör, uzağa derdesttir kanımca.
her şiirine hak verebilir, güzel bulabilir veya bir bakıma anlayabilirim.
ama oğluna yazdığı o ninniler barındıran özlem şiirini yazmaya hakkı olmadığını düşünüyorum.
yo ümit bey, yo!
yok öyle sebebi olduğun şeye lanetler edip,
sana ders olsun diye her şeyini ölümle takas edene kelâm etmek.
buna çok şey denilebilir, lakin en basit tabirle ayıptır.
eğer ahiret deyu bir yer var ise ve biz hasbelkader seninle karşılaşırsak,
bunları yüzüne de söyleyeceğim.
katre0709 katre0709
canım acılar denizi'nin sahibi.


ben acılar denizinde boğulmuşum
işitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
duyarım yosunların benim için ağladıklarını

ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
baksana;herkes içime dökmüş artıklarını

bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
yılların içimde bıraktıklarını...
darth minor darth minor
ve kendi kendine bile
çok sevdiğini bütün
samimiyetinle,
inanmışlığınla
itiraf edebiliyorsan,
bir gün o seni hiç,
ama hic sevmediğini söylese bile ,
senin sevginde azalma olmayacaksa
ve ölünceye kadar onu aşkların
en olumsuzu ile sevebileceksen;
işte o zaman
onu seviyorsun demektir.
16 /