un long dimanche de fiançailles

1 /
ephendy ephendy
türkiyede 25 mart'da gösterime girecek film. imdb resimlerinden filmin konusunu ve de sonucunu tahmin etmek mümkün gibi gözüküyor.
la fee la fee
filmin sonuna kadar tautou'ya acıyorsunuz. bazen sıkılıyorsunuz bu umutsuz bekleyişten. akıl dışı geliyor. ama eğer sonuna kadar izleyebilirseniz filmin sonunda hayattaki bu aceleci tavrınıza acıyacaksınız.hayatta olmaz diye birşeyin olmadığını bir kere daha görmek isterseniz mutlaka izlenesi bir film.
julien julien
namı değer amelie nin baş rolde oynadığı, kocaman pörtlek kara gözleri ile kimi zaman güldüren, sinir gülümsemesi ile kimi zaman insanı geren, amelie vari çocuk oyunları ile gene kendi stilini gösteren bir performans sergilediği filmdir.

birinci dünya savaşında sevgilisinin izini yitiren mathilda, savaş suçlusu olarak idamı istenilen sevgilisini aramaya karar verir. nedense hiç sevgilisinin öldüğüne inanmak istemez. bu uğurda bir çok maceraya atar kendini. ve olaylar gelişir

audrey tautou nun poposunun görüldüğü filmdir de aynı zamanda merak edenler izleyip görebilirler.

(bkz: ben gördüm biliyorum)
muhabirkedi muhabirkedi
türkçe'ye kayıp nişanlı adıyla geçmiş film.

audrey tautou yine amelie'deki gibi şirinlik muskası gülüşü ve bakışlarıyla kendini izlettiriyor.

film, 1.dünya savaşı'na katılıp da bir daha kendisinden haber alınamayan nişanlısını arayan mathilde'i anlatıyor. ama ne aramak?''nişanlın öldü''diyorlar,yok dinlemiyor.''üstüne bomba düştü, ikiye ayrıldı, parçalandı'' diyorlar yok, o hala''yemekten önce köpeğim içeri girerse, nişanlım yaşıyor''diyor.

yalnız filmde bir sürü fransız isim var. fransızcaya fransız olduğumdan bazı insanların olayla bağlantısını kuramadım. bu durum beni rus klasiği okuyormuşum gibi hissettirdi. ivan andrenoviç milekovçksa. üç adam değil, tek adam ismi mesela bu.

savaşın o çirkin yüzünü gayet kanlı sergilemesine rağmen, özünde bir dinginlik hakimdi filmde. bir de fon rengi ne güzel. sarımtrak birşey.
wondrous wondrous
sayıları ve detayları yanlış hatırlayabilirim, filmde bir ara dünya savaşındaki bir fransız askerin hikayesi anlatılıyor. askerin 5 çocuğu var ve 6 çocuğu olan askerler kanunlar gereği cepheden evlerine memleketlerine geri gönderiliyor. bu aklı evvel de izne giden bir arkadaşına git karımla seviş ve ondan bir çocuk yap böylece ben de buradan kurtulayım diyor ve arkadaşı da bunu kabul ediyor. bu zoraki ilişki esnasında da askerin arkadaşı ile karısı arasında bir aşk doğuyor.

böyle enteresan bir kahramanlık hikayesinde anlatılan kişi fransız askeri değil de kazara türk askeri olsa ne biçim kıyamet koparmış varalım bunu da biz düşünelim.
karamuratbenim karamuratbenim
yine bir jean pierre jeunet filmi.. zaten izler izlemez bilmeseniz de anlıyorsunuz, hem filmin havasından hem de oyuncularından..audrey tautou bildiğimiz oyuncusu jeunet in ama dominique pinon` ile delicatessen * , kayıp cocuklar sehri ve amelie de çalışmıştır.. herif * sanki kadroya aldı maaşlı çalıştırıyor dominique pinon u.. neyse filme geçersek..2. dünya harbinde nişanlısını kaybeden ve izini sürerek onu hafızasını yitirmiş şekilde bulan bir totemci ablanın filmi..totemci dediğime bakmayın.. bir şey yapacakken " şurdan ondan önce dönersem bu olacak" parapsikolojisinde bir totem .. hani yeniliyoruz diye maçı izlememek gibi.. el çizgisine bakma falan atraksiyonlarııda var ki, baş rol oyuncumuz* parapsikolojik bir abla..neyse konu çok nefis .. ilmek ilmek işleniyor, siz filimden hiç bir an kopmuyor ve seyir zevkinden bir şey kaybetmiyorsunuz.. 3-4 kişinin ağzından olaylar anlatılıyor. fakat çekimlerin kadrajları da hikayeler de farklı esasında aynı konu, aynı adamlar, aynı sahne .. ama o sahneyi anlatanın ağzından o olayı gördüğü yerden veriyor vizör..sonunda ayağı aksak, inatçı bir kızı canlandıran tautou meramına kavuşuyor.. meraklısına audrey tautou nun ufacık bir kadrajdan kalçası görünüyor.. bu arada jodie foster da oynuyor ve çılgın atıyor * ..
kükürtsüzkibrit kükürtsüzkibrit
mathilde * 'nin tutkulu aşkının, nişanlısının peşinden umut dolu koşuşunun jean pierre jeunet tarafından masalsı bir şekilde anlatıldığı film. ilk 15- 20 dakikalık bölümden sonra izleyiciyi hafif bir sıkma eğilimine girsede sonrasında toparlıyor ve duygu yüklü finali ile altın vuruşu yapıyor. kadrosunda dominique pinon audrey tautou, jodie foster ve ve ve marion cotillard'ı bulundurmaktadır. hastası olduğum marion cotillard'ı ağlarken görmek içimi burkuyor yeminle. yeri gelmişken burdan yetkililere sesleniyorum; marion cotillard'ı bundan sonra filmlerinde ağlatan karşısında beni bulur. aşığız diyoruz biraz saygı bekliyorum ama * bitirirken de audrey tautou'nun oyunculuğunu takdir etmemek olmaz.
1 /