unicef turkiye nin instagram a koyduğu fotoğraf

1 /
zamansızcasına
iktidarı suçlamak çok acizce bir yaklaşım bence. okumayan, izlemeyen, bakmayan, yani tabiri caiz ise saksıyı çalıştırmayan insan her devirde aynıdır. iktidarı filan savunmuyorum. sadece insanın hatasını başkasına yüklemek saçma ve gülünç kalıyor.
bu gençlik nerede yetişiyor? ailede. çekirdek bir oluşumun içinde şekilleniyorlar önce. acaba aile ne verdi veya bu çocuk ne kadarını aldı diye düşünmek gerek. veya bu çocuk ne kadar kitap okuyor, ne kadar tv izliyor, ne kadar internete bakınıyor vs vs. eğitim sistemini ben de beğenmiyorum evet. ama kendini geliştirmeyen insana sihirli bir değnek versen de aynı kalır. şey misali afedersin eşeğe altın semer vursalar...
velhasılı sadece kötüyü baz alarak da bir ülkeye veya bir dine suç bulmak ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır.
kasian
durumumuzun kök nedenlerine ışık tutan, oturup ağlanası tespit. tam da çatalhöyük'te, göbeklitepe'de neden morgan freeman amca elin ingiliziyle, amerikalısıyla görüşmüş de, bir türk arkeolog ya da antropoloğa iki kelam edelim dememiş diye üzülürken...

(bkz: houston we have a problem )
kızıl kurt
gelen yorumlara bakılırsa, insanların oldukça normalleştirdiği durum.

bir kişi de çıkıp ''bu ne aq?'' dememiş. reşit olmayan evlilikleri savunan bir kültür, hatta 15 yaşındaki kız çocuklarını kendinden 10-15 yaş büyük tiplerle evlendirmeyi normal gören, ''e erkek zaten büyük olur'' diye normal gören kültür, avrupa'da fransız ihtilalinden sonra dibe vurmuşken, bizde tam tersi 2017 yılındayız, neredeyse göğe değdiriyor.

hükumetin izlediği radikal islam politikaları ve din ile suistimal edilen halk yüzünden elbette hükumetin suçu bariz belli fakat en büyük suç halkta. fakir bir aileden gelmiş olabilirsin, eğitim fırsatın olmamış olabilir. o kullandığın internette her gün ''kılışdaroğlu şöyle böyle'' diye boş yorumlar yapacağına, açıp vikipedia'dan iki üç bir şey okuyabilirsin. bu ülkede öyle güzel insanlar var ki, çöp kenarında bulduğu bulmacayı çözen, sokağa atılmış kitapları okuyup kendini geliştiren. ama ''cahil bırakıldık'', ''okuyamadık'' deyip işin kolayına kaçmak daha kolay geliyor, kaldı ki türk eğitim sisteminde istersen doçent ol, eşeksen eşek kalıyorsun, eğitim bu ülkede insana meslek dışında hiçbir şey katmıyor. çünkü atadan tembelsiniz.

biraz genetiktir bu işler. insanın etnik grubu, bulunduğu coğrafya, inandığı din ve aile yapısı iq'ya direkt olarak etki ediyor. bakın ortadoğu coğrafyasında cehalet daha yüksek çünkü 4 halife devrinden sonra o haram, bu halal, o haram bu halal denilerek dönemin tüm bilimsel hareketleri manipüle edilmiş, emirler, şeyhler kafalarına göre hadisler uydurmuş, halkı sömürmüş. osmanlı'da basılan ya da el yazması kitap sayılarına bakın, bir avuç kadar. tebaası ne ki bu coğrafyanın, torunlarından medet umarsınız?

barbaros şansal'ın yaptığı ironiyi bile anlamayıp adamı tutuklattırdınız. insanlar artık üzüntüsünden bile tepki gösteremeyecek hale geldi, ya da işi direk kara mizaha, ya da ironiye vurduruyor. batan titanikte çalan son orkestrayız, oysa haberimiz yok.
1 /