üniversite tercihi yapacaklara tavsiyeler

98 /
paranoidsizofreni24 paranoidsizofreni24
şartlar dahilinde kesinlikte devlet üniversitelerini tercih edilmelidir. eğer tabiri caizse "para basmıyorsanız" kesinlikle özel üniversite tercih etmeyin. bölüm vs gibi şeyler size kalmış.
anabacı vokke anabacı vokke
arkadaşın son maddede söylediğine katılıyorum. hedefi iyi belirlemek lazım. hedef nasıl belirlenir peki? bence pek çok gencin asıl sıkıntısı da burada başlıyor...

valla hedef hedefe bakarak belirlenmezmiş. hedef öncelikle kendine bakarak belirlenebilen bir şeymiş. bana tecrübem bunu söylüyor.

şimdi düz inek adam için de zor bir şey değil hedef belirlemek. gideceği yol belli... düz it hergele adam için de zor değil. onun da gideceği yol belli... ama hedef belirlemekte asıl zorlanan kitle biraz inek biraz hergele kitle bana göre. ya da genel kültürü yüksek, sosyolojiye ve siyasete kafası çalışan ama ailesi tarafından "aç kalırsın" diye başka mecralara yönlendirilen çocuklar...

şimdi diyelim ki çat pat matematik fizik yapan ama cilt cilt test kitabı bitiremeyecek, arada yarıştan kopacak bir bünyesiniz diyelim. bu gezip tozmaktan da olabilir, arada test çözmekten sıkılıp kitap okumaktan da... yada ikisini de gerekli görüyorsunuzdur işte ki en sağlıklı yaklaşım da budur zaten. ama bunu anlayabilen bir öğretmenle de çalışma fırsatım olmadı eğitim hayatımda, bunu söyleyeyim. siz gidip bölüm içi curve'ün 85 geleceği bölümde okumayın olm. eğitim hayatınız kabusa döner... temel bilim de okumayın. sizi böyle her hafta zorlamayacak variety of choices var, kişisel özelliklerinize göre birine yönelin işte... yada genel kültürü yüksek, sosyal bilimlere yatkın ama gelecek kaygısı yaşayan arkadaşlara da şunu söyleyebilirim, iş hayatında iki kere iki her zaman dört etmiyor... yani elbette diplomalı işsiz olma şansınız daha yüksek ama emin olun proje yönetimi denen şey sizin okulda öğrendiğiniz bir şey değil. daha ziyade sosyal aktivitilerinizde hatta bazen doğuştan bildiğiniz bir şey... en azından "ulan mf mi yazsam" diye arafta kalacak kadar sayısal yapabiliyorsanız, oradan edindiğiniz en alt düzey çalışma disiplini bile bölümde sizi yukarıya taşıyacaktır.

yani ben kendimden örnek vereyim tam da bu mahalle baskısından ötürü hiç sevmediğim halde temel bilim okuduğum. sonra 80 alsan bölüm içi curve'den yiyebileceğin, türkiye'de ilk 1000'e girebilenlerin okuyabildiği mühendisliklerden birine yatay geçiş yapacaktım sözde... ama eğitim hayatım kabusa döndü. ikinci sene benden daha düşük puanlarla odtü'yü kazanabilen arkadaşlarım daha rahat hayata atılabildi. başarı her zaman sayısal bir şey değil yani...

tr.instela.com

yani şunu diyorum, soru çözmeyi bırakıp kitap okuyan birisiyseniz makina okumayın. curve'den yersiniz, projeler yetişmez... işte atıyorum ders dışında da oturup makale okuyan birisi değilseniz sadece psikoloji tutturamadığınız için sosyoloji yazmayın. okulu biirseniz bile ne akedemide ne başka bir alanda bir şey yapamazsınız. işte hem okuma alışkanlığınız hem de primer düzeyde matematik bilginiz varsa sırf puana yazık olmasın diye havacılık yazmayın. gidin mimarlık fakültesinde kızların içinde okuyun işte...

ha tabi kendinize bakabilmek için de önce kendi gözünüzle bakabilmeniz gerekiyor. başkasının gözüyle değil... misal benim tarih ve felsefe netlerim yüksek geliyor diye "o çocuğun kafası çalışmıyor ezberliyor" diye arkamdan sallıyorlardı ve sözelci maldır kafasıyla kabul de görüyordu bu... ama ulan benim yaşadığım hayat gözler önündeydi be. kız çağırır dersi kırarım, cuma akşamı parkta içmeye başlarım sabah ezanı okununca "aaa bugün grup belireme sınavı vardı" diye hatırlarım koştur koştur dersaneye giderim... böyle bir adamın matematik'i, fizik'i halletti de bir de aynı net yapanlara fark koymak için oturup sözel ezberi yapacağı düşünülüyordu. kitap okuma alışkanlığım olduğu için kültürlüydüm yapıyordum işte. ulan bir de felsefe soruları paragrafdı mal, ne ezberi? muhtemelen kıskananlar çatladığı için ortaya atılmış bir laf hem basmakalıp önkabuller hem de mahalle baskısından dolayı kabul görebiliyordu. sizin de babanız uzaktaysa, zaten yaşadığını şehrin yerlisi değilseniz pek direnme şansınız omuyordu işte. bölüm tercihimde bu baskının altında ezilmemin de etkisi olmuştur. kendi değerlendirmenizi egemen kılmak da önemli anlayacağınız... ben bunu anladığımdan beri siyasette de radikalim mesela.
topalkırkayak topalkırkayak
yırtmak için bir bölüm seçmeyin. sevdiğiniz için olur, kültürlenmek için olur, zengin eş bulmak için olur, ortamlara akmak için olur ama yırtmak için olmaz.

benim zamanımda yırtmak için bölüm seçenlerin çoğu yırtamadı mesela.

hatta, bunların bir kısmı işsiz. bizim zamandaki garanti meslekler, geleceğin meslekleri denen şeyler şimdi para etmiyor. çok eskiden de bahsetmiyorum. 2004'te üniversiteye girmiştim ben.

çünkü, okuyarak yırtamazsın. yırtık bir yapın yoksa yırtamazsın. üniversite karakterine katkı sağlayabilir ama yeni bir karakter veremez. şu olabilir, bir okula girersin, hayvan gibi yardırırsın. sosyal çevreni de profesyonel olarak geliştirirsin. doğru zamanda doğru insanlarla karşılaşmayı beklersin. gerisi hikaye, birbirimizi kandırmayalım.

bir de, şunu paylaşmak istiyorum. okurken çok keyif aldığınız bölümden, işe başladıktan sonra nefret edebilirsiniz. zira, üniversitede edindiği yetkinliği iş hayatında uygulayabilen şanslı bir azınlık var sadece. geri kalanlarımız, mal patronlar için günü kurtarmak için çalışıyor.

pek parlak şeyler söylemedim ama söylediklerimin hepsi yaşadığım ya da çevreden gördüğüm şeyler. ben tercih yaparken ne yapmak istediğimden emin değildim, istediğim birkaç şeyden birine girdim. i̇kinci sınıftayken ne yapmak istediğime karar verdim. şansıma seçtiğim alanla ilgiliydi. şu anda istediğim şeyi yapıyorum. kararsızsanız orta yollu gitmeye bakın. ne şiş yansın ne kebap. her yola gelebilir bir şeyler bakının bence.

yatırım tavsiyesi değildir bir de. sonra gelip de, seni dinledik böyle oldu demeyin. eşşek kadar insanlarsınız, kendi kararlarınızı verin. swh.
sigmaolomouc sigmaolomouc
kimsenin tavsiyesini almayın, özellikle bu başlık altındaki yazıların hiçbirinden tavsiye almayın herkes bir şeylerden şikayetçi ve bardağın hep boş tarafını göstermiş durumda bu başlık altında. hayata bu kadar karamsar ve umutsuzlukla bakmanın ne size ne de bir başkasına katkısı olamaz.

açık fikirli olun, hayata dar bir pencereden bakmamaya gayret gösterin, 21. yüzyılın gerektirdiği gibi global olun, global düşünün. özel sektörde sıkıntı var diye mühendislikten vazgeçmek gibi saçma sapan şeyleri kesinlikle aklınıza getirmeyin. başkalarının gittiği yoldan gitmek zorunda değilsiniz. seçim yapmaktan ve sonuna kadar gitmekten korkmayın, bu ikili acayip değişik yollara savuruyor insanı, hiç aklınızda olmayan şeyler çıkıyor karşınıza. kendi yolunuzu çizebileceğinize inandığınız bir bölüme girin, eğer işler düşündüğünüz gibi gitmezse seçiminizi yapın hayatınızı değiştirmeye çalışın, unutmayın ki hiçbir şey için geç değil.

hangi üniversitenin hangi bölümüne yerleşirseniz yerleşin umarım hepiniz dürüst, ahlaklı, insanlığa faydalı, akılcı bireyler olursunuz. bunun spesifik bir üniversitede veya bölümde okumakla alakası yoktur.

başarılar.
98 /