unutulmuş kent

muglak muglak
seni yeniden ben buldum ey unutulmuş kent
ve kimsenin farkında olmadığı günde sevgilim seni
bir alacakranlıkta geçtim aşılmaz surlarını
zamanın. duru ve dökülgen nefti perdeyi araladım
ulaştım sana sonunda ne olur unutma beni.

dolaştım eğersiz ve çırılçıplak atlara binmiş
yüzlerce çocuğun çınlattığı dar sokaklarında
buldum galata'dan gizli geçen bir postacının
heybesinde taşıdığı ayrılık şiirinde seni
ne olur satırların arasından kurtar kentimi.

sen piyer hanının isli, yüksek penceresinden
derin avluya baktım beyaz rahiplerin uyuduğu
ulaştım dolanarak bir ayazma serinliğine
uyan ey kentin göz pınarındaki dalgın su
zaman geçiyor ne olur savunma kendini.

(bkz: onat kutlar)
anarşistkedi anarşistkedi
onat kutlar'ın bütün şiirlerinin toplandığı kitabı. normalde şiir pek okumayan biri olarak bu kitabı okuyan herkesin özellikle günlük şiirleri beğeneceğini düşünüyorum.

sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? heykel.
acılardan? aşk. yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. ama hiçbir şey
hiçbir şey yapılamaz ayrılıklardan.
elcordobez elcordobez
insan ahir ömründe bir kadınla beraber bir kenti de sevmeli. evet bunu mutlaka yapmalı. aşktır bu, bitmese iyi olur elbette ama bitiyor elbet. anılardan şimşekli bir günde ıssız sokaklardan geçiyormuş gibi korkmalı.
onat kutlar'da güzel demiş.

''vermeme olanak yok bana verdiklerini
ama ayrılırken bir hesaplaşma da gerekli
geçmiş bunca güzellikten bir anı olarak
ben seni alayım istersen sen de beni''