üşengeçlik

1 /
black coffee black coffee
'üşen-' kökünden gelen, insanın bezmiş veya canlı olmasıyla alakalı olmayan, herhangi bir evelliyata bağlı olmadan da içten içe geliştirilebilinen, kişiye göre değişen konular üzerinde haraketsiz kalmak, düşünmekten; 'yapsam güzel olurdu ama...'gibi cümlelerle kenarına köşesine teğetler çizmekten öteye geçilemeyen ruhaniyat.
mesala
ben bu giriyi girerken: 'telefonumu şarj etmeliyim ama...üşeniyorum işte!'
gibi bir kullanım yaptım.
dkzcn dkzcn
artık tamamen beynime hükmetmeye başlamış olan hastalık.şu anda öyle bir haldeyim ki düşünmeye bile üşeniyorum.bunun yanında konuşmaya üşenmek,birisine dediğim lafı anlamadığında baştan söylememek,kumandayı almaya üşenmek,saatin geçmesini beklemeye üşenmek...inanın hepsi gerçek.allah kimsenin başına vermesin.
theone theone
insanı aç bile bırakabilecek kadar pis bir şeydir bu üşengeçlik. (evet uyanalı 3 saat oldu halen mal mal oturuyorum odada)

kalktıktan sonra saatler geçmesine rağmen bir şeyler pişirmeye üşendiğinizden yemek yemezsiniz, arka taraftaki dönerciye gideyim bari orda bişiler yerim diye düşünür sonra ona da üşenirsiniz bir de bunun yanına ulan şimdi 3 euro vericem dönere, o parayla gider 12 bira alırım muhteşem mantığı aklınızı kurcalar, sonuç olarak aç kalırsınız ama iyidir belki de formda kalmanın yolu budur aynı zamanda dışarı çıkıp koşturmaya, top oynamaya bile üşenen birisi için.ş
weirdlola weirdlola
hiçbir şey yapmama isteğinden doğar.bir tükenmişlik,bezmişlik söz konusudur.''yeaa bırak şimdi hiç kasamam'' veya ''üff boşver ya sonra yaparım'' şeklindeki cümleler üşengeçlerin vazgeçilmezleridir.konuyu biraz daha irdelemek gerekirse, misal karpuz:

sebep:çekirdek ayıklamaya kasmamak
sonuç:karpuz gibi allah bir meyveden mahrum kalmak, soğuk suyu ile sıcak günlerde ağzı ıslatamamak, bonus track olarak yanında peyniri ile zevkin doruklarına çıkamamak.*

yani neymiş? yanlışsın arkadaşım.(mehmet öz’ün you adlı kitabının kapağında bulunan işaret parmağı kadar suçlayıcı.)

karpuz, yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden; karpuz yemek de yazlık yörelerde başta emekli statüsündeki amca ve teyzelerimizin yegane zevklerindendir.

soul müzik dünyasında ray charles'ın yeri neyse; üşengeçlik dünyasınının balta girmemiş ormanlarında da öyle bir yeri vardır çekirdek ayıklamamak uğruna karpuz yememenin.

(bkz: üşeniyorum öyleyse yarın)---> [ortaokul defterlerinde fotosentez formülündeki ok üzerinde nasıl ''güneş ışığı'' yazıyorsa, bu okun üzerinde de ''al sana konsept'' yazıyor.]
(bkz: kavun karpuz yata yata büyür)

bu eylemi gerçekleştirme yapısına sahip olan kişilerin karşısında karpuz yenilmeli, mümkünse çekirdekler ağızda biriktirilerek sonra kişinin suratına tek tek tükürülmeli, fred flintstone misali yabadabadu naraları atılmalıdır*. olmadı siz ayırın çekirdekleri,gerçi çekirdekler ile de yenebilir hatur hutur .lütfen. vitamindir. *

karpuzla ilgili daha başka ekzantrik iddialar da ortaya atılabilir:
*piknik alanında. beyaz atlet, çizgili pijama ve plastik top üçlüsü ile beraber*
-rızaaa gel karpuz kestim
+ben küre şeklinde meyve yemem
-iyi de ben dilimledim karpuzu. üçgen şeklinde yani. istersen yıldız şeklinde keseyim ya da altıgen olsun çok köşeli bak. olmadı şerit şeklinde keseyim?
+olmaz dediysem olmaz
-ben ne yicem o zaman? sen yemezsen ben de yemem
+yarramı ye
-hayvansın rıza
10 dk sonra:
-sen ne yersin peki rıza? meyvelerin çoğu küre şeklinde oluyor.muz?
+siktir et lan, ulu orta yerde muz yiyeyim de milletin libidosu tavan yapsın di mi aptal karı?!
-o-ha
bir 10 dk daha sonra:
-rıza bak sürüyle meyve var . bozulmasın. ne yiyeceğini söyle.
+armut!
-ayısın rıza
+sen de çok dadlısın. gel, yanaş yanıma.

(bkz: başlıktan sapmak da sapmak)
1 /